Ana Sayfa Yazarlar Bilal Yaman Nuh Olup Gemiler İnşa Etmek – (Bilal Yaman)

Nuh Olup Gemiler İnşa Etmek – (Bilal Yaman)

0
Nuh Olup Gemiler İnşa Etmek – (Bilal Yaman)

Aslında hepimizin, hayatını sürdürdüğü yaşam alanına, inşa edilmesi gereken bir gemi olarak bakıp, buraları inşa etmenin sorumluluğunu kuşanması gerekir.

Asra yemin olsun ki, insanlar zarardadır. Ancak iman edenler, Salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna. (Asr Suresi 1-3)

Asr Suresi İslam’ın temel zihin kodlarını belirlemektedir. Rabbimizin, kulları için belirlediği yaşam modelini özetlemektedir. Buna göre Allah(cc) bizden üç şey istiyor:

Bunların ilki iman etmek, ikincisi salih amel, üçüncüsü de salihlerle birlikte mücadele vermektir. Rabbimiz, İslami bir yaşam modelini belirlerken iki kriter belirtiyor. Kulların bireysel olarak yapması gereken sorumlulukları, yani bireysel ibadetleri, bir de insanın toplumsal sorumlulukları. Başkasının cenneti için mücadele etmeyen bir iman anlayışı aslında bir anlamda bencillik değil midir?  

“Bir insana, kendi iyiliğine çalıştığı için değil, komşusunun iyiliğine çalışmadığı için bencil deriz” diyor Richard Whately. Zaten sadece kendisi ve yavruları için yaşayan tek varlık da hayvan değil midir?

Bundan dolayı Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz bireysel ibadetleri emretmekle beraber, ciddi anlamda mücadele örneklikleri ile bizleri uyarmaktadır. Zaten kendisine ilahi mesaj ulaştırıldıktan sonra bir daha Hira’ya çıkmayıp mücadele sahasında ömrünü tüketen Allah Rasulü de bunun en büyük örneği değil midir? Hiçbir peygamber yoktur ki sadece ibadet ve inziva ile ömrünü geçirmiş olsun. Hatta bazen toplumsal sorumluluklar bireysel ibadetlerin de önüne geçmektedir. Bunun en büyük örneği Hz. Hüseyin’in Haccı, ihramı bırakıp Kufe’ye gitmesi değil midir?

Zaten toplumsal mücadele örnekleri de Kur’an-ı Kerim de sıkça zikredilmiştir. Her peygamberin kıssasında mutlaka bizim de alabileceğimiz bir pay vardır. Çünkü Kur’an dinamik bir kitaptır ve verdiği bütün misallerin hayatımızda mutlaka bir karşılığı vardır. Hz. Yusuf kıssası; iffeti, Hz. Eyyüp kıssası; sabrı, Hz. İsmail kıssası bize teslimiyeti öğretir.

Ama ilginç olan ve özellikle de dikkatimizi çeken bir kıssa var ki üzerinde ciddi anlamda düşünmemiz gerekmektedir. Bu kıssa da Hz. Nuh’un kıssasıdır.

Bir peygamber düşünün ki, 950 yıllık ömrü hayatında, kesintisiz bir mücadelenin ardından Rabbimiz ona bir gemi yapmasını emrediyor. Gemiye binen Nuh(as)’ın ashabı tufandan kurtulurken, geriye kalanlar helak oluyor. Peki, Rabbimiz, bizim bu kıssadan nasıl bir hisse almamızı istiyor?

Gemi, bugün hayatımızda neye tekabül ediyor? Modernizmin günah tufanı içerisinde bizim gemilerimiz neler olmalı ve hangi gemileri inşa etmeliyiz? Günümüz tufanlarını ve modern gemilerimizi iyi belirleyip Nuh gibi olabilmenin mücadelesini nasıl verebiliriz?

Öncelikle şehvet ve ahlaksızlık tufanına karşı bizleri selamete çıkaracak olan bir evlilik gemisi inşa etmeliyiz. Bir çift düşünün ki, üçüncüleri Allah. İşte bu evlilik ümmet için Nuh’un gemisidir.

Sen her gün derse giren Müslüman öğretmen! Neslin ahlakını ve aklını vahiy ile inşa edecek olan Nuh sensin. Senin kavmin; öğrencilerin, sınıfın ise gemindir.

Sen her gün ticarethanesine giden Müslüman tüccar! Alnının teri kurumadan ödemesini yaptığın emekçilerin, senin kavmindir. Patronluk yerine onlara bir davetçi gibi yaklaştığın zaman Nuh sensin. Gemin ise fabrikan, atölyen, imalathanen veya dükkânındır.

Sen ümmetin geleceği olan öğrenci kardeşim! Gemin mücadele verdiğin okulundur. Müslüman gençliği inşa edecek olan Nuh sensin.

Siz gelecek nesli inşa edecek olan anne ve babalar! Sizin kavminiz çocuklarınız, geminiz ise evlerinizdir. Nuh sizsiniz.

Siz her gün vakıfta, dernekte, öğrenci evinde, kitap evinde, çay ocağında genç nesillere bir şeyler anlatabilmenin ızdırabı ile öğrenci bekleyen yılmaz davetçiler! Nuh sizsiniz, kurumlarınız da Nuh’un gemisidir.

Aslında hepimizin hayatını sürdürdüğü yaşam alanına, inşa edilmesi gereken bir gemi olarak bakıp, buraları inşa etmenin sorumluluğunu kuşanması gerekir. Evlerimiz, apartmanımız, sokağımız, mahallemiz, okulumuz, işyerlerimiz, inşa edilmesi gereken birer gemi hükmünde olmalıdır.

Bir de inşa edilmiş ama doldurulmayı bekleyen ders halkalarımız, sohbet ortamlarımız, insanın inşasına dönük çalışmalarımız, vakıflarımız, derneklerimiz, muhabbet ortamlarımız var ki, insanlığı sahili selamete çıkaracak olan asıl Nuh’un gemileri buralardır. Mutlaka bu gemilerin birinde yolcu olmak durumundayız. Çünkü insan yaratılışı gereği unutkan bir varlıktır. Unuttuğunda ona Rabbini hatırlatacak ve onu Rabbine taşıyacak olan bir geminin olması gerekmektedir.

90’lı yıllardaki İslami çalışmalarda bulunmuş bir Müslüman olarak başımdan geçen şu hadise gerçekten çok manidardır:

Benim annem okuma ve yazması olmayan bir kadındır. Öğrencilik yıllarım da yaşadığımız şehirde bir vakfımız vardı, ben oralarda yetiştim. İslami ve insani birçok değeri orada öğrendim. Öğrendiğim birçok şeyi annem ve babamla paylaşır onların da İslami dönüşümlerine katkıda bulunmaya çalışırdım. Ve nitekim faydalı da oldu. Daha sonra 28 Şubat süreci başladı ve ben o yıllarda başka bir ilde üniversiteye gittim. 28 Şubat darbesinde ve sonrasında yaşadığım şehirde İslami çalışmalar sekteye uğramıştı. Üniversiteye gittikten birkaç yıl sonra erkek kardeşim ortaokula başladı. Tatil için eve döndüğüm bir yaz günü annem bana şunu söylemişti:

-Evladım sen okula giderken vakfımız vardı. Allah onlardan razı olsun seninle ilgilendiler, senin iyi bir Müslüman ve iyi bir insan olmana vesile oldular, peki kardeşin ne olacak? Onunla kim ilgilenecek, dedi.

Aradan bir zaman geçti, kardeşlerimiz yaşadığımız mahalleye yeni bir dernek kurup çalışmalara başladılar ve benim kardeşim de orada yetişip Müslüman bir şahsiyet oldu.

O gün anladım ki nesillerin kurtuluşu, Nuh (as) misyonuna sahip, gemiler inşa edecek yılmaz dava erlerini bekliyor. Bugün toplum Nuh (as) gibi kararlı şahsiyetleri ve insanlığı sahili selamete çıkaracak olan gemileri dört gözle beklerken; tıpkı dün olduğu gibi bugün de Müslümanların sahaya inip yeryüzünü inşa etmesini umut eden anneler var.

O zaman bize düşen umutları boşa çıkarmadan, Nuh olup gemiler inşa etmek değil midir?

———————————-

Bilal Yaman

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI