Netanyahu-Hristofyas: SİON’UN GAZI – (Ardan Zentürk)

0
142

İncil’deki satırlar, “biz size varlığınız için gerekli gücü toprağın altında verdik” yönündeydi ve John M. Brown’a göre bu, günümüzde İsrail’in egemen olduğu bölgedeki petrol ve doğalgaz kaynaklarını işaret ediyordu.

Her şey, John M.Brown’un, 1983’te İsrail’i ziyaretiyle başladı. Koyu bir “Hıristiyan Siyonist” olarak bu ziyaret, onun için “kutsal topraklara” yapılmış bir nev’i hac gibiydi.

 

İnançlı bir Hıristiyan olarak, İsrail’in Filistin topraklarındaki varlığını, Hz.İsa’nın dünyaya dönüşünün müjdecisi olarak görüyordu ve İncil’den okuduğu bir ayet harekete geçmesi için yeterli olmuştu…

 

İncil’deki satırlar, “biz size varlığınız için gerekli gücü toprağın altında verdik” yönündeydi ve John M. Brown’a göre bu, günümüzde İsrail’in egemen olduğu bölgedeki petrol ve doğalgaz kaynaklarını işaret ediyordu.

 

Onun için güçlü bir İsrail’in varlığı ancak, enerji bağımsızlığı ile gerçekleşebilecekti.

 

John M. Brown kararlı bir “Hıristiyan Siyonist”ti ve İsrail’in Hıristiyan inancının nihai zaferi için bir geçiş dönemi olduğuna inanıyordu.

 

Hıristiyan Siyonizm: İsrail’in kuruluşu

 

John M. Brown’un bugün Kıbrıs Rum Kesimi-İsrail-Türkiye üçgeninde olağanüstü gerginlik yaratan adımlarını izlemeden önce 19’uncu yüzyıl İngiltere’sine dönmekte yarar var.

 

1839 yılında Evanjelik din adamı Anthony Ashley-Cooper, İncil’deki ayetleri “geleceğe dönük yeni bir metodoloji” ile yorumladı. Onun yorumuna göre, İncil, Hz. İsa’nın Mesih olarak dünyaya yeniden dönüşünün, Filistin topraklarına Yahudiler’in hakim olması sonucu gerçekleşeceğinin işaretini veriyordu. Yoruma göre Filistin topraklarında İsrail kurulacak, sonra Yahudiler Hıristiyanlaşarak ‘Mesih’in dönüşünün de yolunu açmış olacaklardı.

 

1948’de kurulabilen İsrail devletinin fikri, önce İngiltere’de, devamında da Puriten inanca sahip Avrupalı Hıristiyanların göçü sonucu Amerika’da güçlenen “Hıristiyan Siyonizm” akımı ile yeşerdi. Protestan-Evanjelik Hıristiyanlar ile Yahudi Siyonist hareketinin doğal evliliği o dönem doğdu.

 

Hareketin günümüzde de Amerikan-İngiliz ittifakı içinde büyük bir gücü olduğunu biliyoruz. Özellikle Amerika’nın Cumhuriyetçi Partisi’nin bu inanç doğrultusunda hareket ettiğini de. Bush döneminin çizdiği Batı Asya stratejisinin perde arkasında yatan gücün Hıristiyan Siyonist inanç olduğu açık bir gerçek.

 

John M. Brown, inançlarının doğrultusunda İsrail için petrol ve doğalgaz yataklarını bulmak için tam 17 yıl Teksas-Kudüs arasında mekik dokudu. Nihayet 2000’de Zion Oil&Gas Inc.’i (Siyon Petrol ve Doğalgaz Şirketi) kurdu ve “İncil’de sözü edilen 12 kabilenin yaşamış olduğu toprakların” haritasını çıkartarak bu alanlarda doğalgaz ve petrol aramaya başladı. Buldu da.

 

İsrail’i yönetenler, “Levant Bölgesi” olarak da adlandırılan yalnız Filistin topraklarını değil, Kıbrıs’tan Lübnan, Suriye ve Ürdün’e kadar uzanan geniş bir alanda varlığı ortaya çıkan kaynakların kendilerine “adanmış olduğuna” inandılar.

 

Önce Filistin’e ait yatakları işletmeye aldılar, devamında Lübnan’ın hak iddia ettiği bölgede doğalgaz çıkarttılar, şimdi de Kıbrıs’a el attılar!

 

Netanyahu’nun Kıbrıs ziyareti

 

Dimitris Hristofyas liderliğindeki Kıbrıs Rum Yönetimi, belli ki “yeni bir ağabey” arayışı içinde. Çünkü “esas ağabey” Yunanistan,
yaşadığı korkunç ekonomik kriz nedeniyle artık, onları koruyabilecek güçten çok uzak.

 

İsrail Başbakanı Netanyahu, bir günlük Lefkoşa ziyaretinde Hristofyas’a, “Buraya uçakla gelmem 45 dakikamı ama bu topraklara ayak basmam 63 yılımı aldı” derken önemli bir noktanın altını çiziyordu: Artık benimsin!..

 

Ortodoks Hıristiyan inanca sahip Kıbrıs Rumları’nın, ulusal varlıklarını koruma telaşında doğalgaz yataklarını Amerikan Noble ve İsrail Delek şirketlerine peşkeş çekmeleri bir ibret vesikasıdır.

 

Rum Ortodoks Kilisesi’nin, Protestan-Evanjelik inancın uzantısı olan Hıristiyan Siyonistler’in dümen suyuna girmesi, üzerinde önemle durulması gereken bir konu.

 

Netanyahu, tabii ki ziyaretinde, Türkiye’nin Kıbrıs Türkleri’nin aynı doğalgaz yataklarındaki haklarını korumak için atacağı güvenlik adımlarına karşı “merak etmeyin biz buradayız” güvencesi verdi. Yarın Türkiye’nin muhtemel bir askeri gövde gösterisinde karşısında Yunan değil, İsrail silahlı kuvvetlerini bulacağının da işaretidir bu…

 

BİLGİ NOTU: 19’uncu yüzyıl İngiliz Hıristiyan Siyonistleri’nin bir numaralı hedefi, Kudüs’ü elinde bulunduran Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı’nın sonunu “Çöl Tilkisi” lakaplı İngiliz ajan Lawrance getirdi…

 

Star

———————————-
Ardan Zentürk
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI
[catlist name=”Ardan Zentürk”]