Müslümanlar Omuz Omuza

0
119

İstanbul’da üniversite okuyan gençler, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde Sol gruplar çığırından çıktığı için 8 Aralık Salı günü Beyazıt Meydanı’nda biraraya gelerek eylem yaptı.

İstanbul’da üniversite okuyan gençler, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde Sol gruplar çığırından çıktığı için 8 Aralık Salı günü saat 12.30'da 'Müminler Ancak Kardeştir' düsturuyla Beyazıt Meydanı'nda Üniversiteli Müslümanlar ismi altında bir araya geldi.

Üniversiteli Müslümanlar ismiyle eylem yapan gençlere Grup Yürüyüş de katılarak destek verdi. Yapılan basın açıklamasını Anadolu Öğrenci Birliği’nden Ahmet Yasin Kocamaz okudu. Yaklaşık bir saat süren eylem daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

Beyazıt Meydanı’nda okunan basın açıklamasının tam metni:

Üniversitelerdeki İslami Mücadelemiz Engellenemez!

Müslümanların üniversitelerdeki varlığından ve her türlü çalışmalarından rahatsız olan İslam düşmanı Sol gruplar, geçtiğimiz günlerde İTÜ'de cami talebi için bir araya gelen Müslümanlara saldırdı. Ankara Üniversitesi mescidinde Kur'an okumak için bir araya gelen hanım kardeşlerimizi ''burada bizden başka gruplara izin vermeyiz'' diyerek mescitten dışarı çıkarmak suretiyle engelledi. Sol-Sosyalist gruplar geçtiğimiz Cuma günü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde mezkûr hadiseler üzerine yayınladığı bildirisinde İslam’a ve Müslümanlara hakaret etti. İslam’a olan tahammülsüzlüklerinin tezahürü olan bu hakaretlerini yine IŞİD’ci propagandasına sığınarak yaptılar. Bizler burada saldırıya uğrayan kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ve üniversitelerdeki İslami mücadelemizin engellenemeyeceğini beyan etmek için toplandık.

Sol-Sosyalist grupların, Müslümanları IŞİD’ci diye yaftalamaları bilindiği üzere egemen güçlerin tüm dünya genelindeki Müslümanlara dönük propagandasının bir kopyasıdır. Fransa'da gerçekleşen Charlie Hebdo ve Paris saldırılarıyla birlikte Amerika'nın 11 Eylül sonrası uyguladığı politika yeniden devreye sokulmuş ve Müslümanlara, İslam'a karşı adeta bir cadı avı başlatılmıştır. İslam’ı terör kaynağı göstererek ve IŞİD propagandası kalkan olarak kullanarak İslam düşmanlığı meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Fransa'nın Mali saldırılarının; Esed'in, İran'ın, Rusya'nın ve koalisyon güçlerinin Suriye'deki saldırılarının ve Bangladeş'in Cemaat-i İslami liderlerine karşı yürüttüğü sistematik idamların kaynağı İslamofobi olarak sunulmaktadır. Ancak çok açık ki İslam'a karşı yapılan bu saldırıların kaynağı İslamofobi değil, İslam düşmanlığıdır.

Son günlerde üniversitelerde yaşanan hadiseler de bu bağlamın üniversitelere yansımasıdır. Bu noktada ifade etmeliyiz ki zikredilen hadiseler iddia edildiği gibi karşıt gruplu öğrenciler arasında çıkan kavgalar değil, Sol çetelerin İslam’a, örgütlenme özgürlüğüne ve öğrencilere yönelik saldırılarından ibarettir. Bu saldırganlık sadece son haftalarda yaşanan bir hadise olmayıp bilakis solcuların yıllardır devam eden tahammülsüzlüğünün ve İslam düşmanlığının bir tezahürüdür. Bununla birlikte Sol grupların bu sekter-faşizan tutumundaki önemli bir diğer sebebi de Müslümanların üniversitelerdeki artan çabalarıdır.

Bu durumu oldukça tedirgin ve bir o kadar da korku ile izleyen İslam’a düşmanlıklarıyla maruf Sol-Sosyalist gruplar, İslami çalışmalara ve gruplara hakaretler ve saldırganlıklarıyla İslami harekete engel olmaya çalışmaktadır. Her alanda kaybetmeye mahkûm Sol-Sosyalist düşüncenin müntesipleri üniversiteleri baskı ve zorbalıkla kontrolleri altına aldıklarını, alacaklarını zannediyorlarsa yanılıyorlar. Bu topraklara yabancı, halkın değerlerine düşman bir ideolojinin saldırgan savunucuları şunu artık iyi bilsinler ki; üniversiteler de Müslüman halkın ve onların çocuklarınındır. Biz hak ve adalet perspektifiyle baskı ve zorbalık gibi insanlık onuruyla bağdaşmayan yöntemleri reddederek herkesin özgür bir şekilde düşünceleri doğrultusunda çalışma yapmasını savunuyoruz. Kemalist dönemde elde ettikleri imkânlarla şımarık çocuklar gibi davrananlar bu gerçeği eninde sonunda göreceklerdir.

Üniversiteli Müslümanlar