Ana Sayfa Kuruluşlar Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı Mozaikder, Aklı Selim Kitabını Tahlil Etti

Mozaikder, Aklı Selim Kitabını Tahlil Etti

0
Mozaikder, Aklı Selim Kitabını Tahlil Etti

Mozaik Kadın ve Aile Derneği (Mozaikder) üyelerinin ayda bir düzenlediği kitap tahlili programında bu ay Turgay Aldemir’in “Muhasebe ve İnşa Sürecinde Aklı Selim” kitabı tahlil edildi.

Mozaik Kadın ve Aile Derneği (Mozaikder) üyelerinin ayda bir düzenlediği kitap tahlili programında bu ay Turgay Aldemir’in "Muhasebe ve İnşa Sürecinde Aklı Selim" kitabı tahlil edildi. Tire Yayınları tarafından basılan kitabın tahlili 20 Şubat Pazartesi günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı. Hatice Sohbet moderatörlüğünde yapılan programa kitabın yazarı Turgay Aldemir konuşmacı olarak katıldı.

Uğruna mücadele etmediğiniz fikirler insanları değiştirmez

Aldemir, sunumunda aile merkezli olarak çalıştıklarını ve Anadolu Buluşmalarında ilk sempozyumun aile üzerine yapıldığını belirterek; “Aile varsa tüm bunların bir anlamı vardır. Peygamberlerin insanlık mücadelesinde hayatlarının merkezine hep aile vardır. Cemiyetler bunun biraz daha büyük hali, devletler bunun daha farklı bir boyutudur. Yine adalet ne demek? Özgürlük ne demek? Hürriyet ne demek? Bir insanın bedenini yaşatmak onun için özgürlük müdür? Onun fikrini, ruhunu, aklını yaşatırsak gerçek özgürlüklerin o olduğunu konuştuğumuz sempozyumlarımız oldu. Uğruna mücadele etmediğiniz için hiçbir fikir insanların değişimine, dönüşümüne katkı yapmıyor. Bu kitaptaki de kendi hikayemiz.

Farklılıkların buluştuğu yer İslam dünyasıydı

800’lü yıllarda bilimin, ilimin, ilim adamının, aklın, fikrin, irfanın, farklılıkların buluştuğu yer İslam dünyası olmaya başladı. Dünyanın neresinde insanlığa dair bir hikâye varsa onlar himaye edildi. Bu 1600’lü yıllara kadar devam etti. O yıllara kadar dünya tarihinde her ne söylenmişse, her ne yazılmışsa bunların hepsi hangi dilde olursa olsun alındı Arapçaya çevrildi. Yaklaşık 600’ü yılı aşkın bir süre bilimin dili Arapça oldu, uygarlığın merkezi oldu. Farklılıkların hepsini zenginlik olarak görüldü. Üst bir akıl yakalandı. Çünkü biz adaleti tesis etmiştik ve buradan bir gelecek şekillendiriyorduk. Hiçbir zaman bilim adamlarının, ilim adamlarının, kitapların fiyatı yoktu. Dileyen fikir adamı beytül maldan dilediği kadar alırdı. Buraya nerden düştüğümüzü anlarsak nerden çıkacağımızı da anlarız.

Fikir, bilim ilgi gördüğü yere gider

Peygamberlerin kurduğu devletler bile kurulduğu gerçekliklerden kopunca yıkılmışlardır. İslam dünyasında da bilim, ilim, fikir, o cins beyinler artık tartışılır hale geldi. Yöneticiler kendilerini eleştiren değil, kendilerinden akıllı insanlar değil, kendilerini onaylayan, alkışlayan insanlarla iş tutmaya daha çok itibar etmeye başladılar. Ve fikir, bilim ilgi gördüğü yere gitti. 1600’lü yıllara kadar da Avrupa’da Hıristiyanlığın korkunç bir zulmü vardı. Avrupalı aydınların onunla bin yıllık bir mücadelesi vardı. Haçlı seferleriyle İslam dünyasındaki bilimi, ilimi keşfettiler. Bunları aldılar götürdüler, kendi tarihlerinden de iyi olanları aldılar. Mesela İngilizlerin Hindistan’ı 12 yılda istila etmesi var. İngilizler bu işin şeytanlığını öğrendiler. Tüm dünyadaki çeşitlilikten daha fazla çeşitlilik Hindistan’da mevcuttur. Bunların hepsini yönetmeyi orada öğreniyorlar. Bilimi, ilimi topluyorlar ve onu bir yönetim bilimine dönüştürüyorlar. Oradan da kendi iktisadi yapılarına dayanak ediyorlar. Ve ondan sonra da dünyanın neresinde bilim adına ne varsa topluyorlar.

Bizler buraları tekrar bilimin, ilimin, fikir adamının saygı gördüğü, değer verildiği bir coğrafyaya dönüştürürsek tekrardan ayağa kalkacağız.” dedi.

Turgay Aldemir’in sunumunun ardından kitap karşılıklı soru cevaplarla müzakere edildi.

Program yapılan müzakerelerin ardından sona erdi.