Mısır’da Darbe Cuntası Tarafından Verilen 529 İdam Kararı İçin Erciş’te Miting Düzenlendi

0
136

Erciş’te, Duyarlı Sivil Toplum Kuruluşları Önderliğinde Düzenlenen Organizasyona Vatandaşların Yoğun İlgisi Vardı.

 

Recep Tayyip Erdoğan Parkı’nda bir araya gelen Başak-Der, Şafak-Der, Eğitim Bir-Sen, Diyanet-Sen, Safa Vakfı ile İhya-Der üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Mehmet Zengin, Ercişliler olarak Mısır darbesini tanımadıkları gibi, Mısır’ın sözde mahkemelerinin gülünç kararlarını da tanımadıkları söyledi.
Mısır halkını ve İhvanı Müslimin’in haklı davasına da sonuna kadar destek verdiklerini ifade eden Zengin, halen sözde mahkemelerde tiyatrovari yargılamalara uğratılan Mursi’yi Mısır’ın gerçek cumhurbaşkanı olarak tanıdıkları gibi Mursi ile Mısır’ın onurlu halkını da Erciş’ten selamladıklarını ifade eden Zengin;

 “Mısır’da halkın kendi iradesiyle seçtiği ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin hain Sisi, İsrail-Suud ve batılı destekçileri tarafından darbe yapılarak indirilmesinden bugüne kadar 5 binden fazla Müslüman hayatını kaybetmiştir. Cunta yönetimi tarafından katledilen binlerce Müslüman’ın yanı sıra cezaevlerine gönderilen binlerce İhvan üyesi baskı ve işkenceye maruz kalmıştır. Mısır cuntasının yaptığını tarih boyunca firavunların da yaptığını ve bunların karşısında olanların Musa’lar olduğunu biliyoruz. Bu mücadelenin iki tarafı var; tevhid ve adaleti isteyenler ile zulmü isteyenler. Biz ümmet bilinci ile Müslüman kardeşlerimize sahip çıkacağız.


İslam coğrafyasındaki halklar özgürce yaşamak için ağır bedeller ödediler, ödemeye de devam ediyorlar. Tunus’ta, Libya’da, Suriye’de ve Mısır’da sivil bir direniş ortaya koyan Müslüman halkların talebi ülkelerinin adalet ve özgürlükle yönetilmesiydi. Batının ‘darbe’ dahi diyemediği, Mısır halkının hak gaspı karşısında sözüm ona demokratlar, özgürlükçüler yalnızca seyrettiler ve üç maymunu oynadılar. İçten içe sevindiler. Kendi putlarını tek tek yiyen batılılar, Sisi kuklasını Mısır halkının başına diktatör olarak diktiler. İşbirlikçi Suud yönetimi ve katil İsrail tarafından destek verilen hain Sisi yönetimi son olarak istiklal mahkemelerini aratmayacak bir karar ile 529 kişinin idam edilmesine karar vermiştir.


Bu karar meşru olmayan bir yönetim, meşru olmayan bir mahkeme ve adil olmayan bir hâkim tarafından alınmıştır. Şimdi de çok kötü bir tiyatroyu hatırlatan sahte mahkemelerle Mısır’ın özgür iradesini idam etmek istiyorlar. Darbe karşıtı sivil eylemcilerin yargılandığı davada, Mısır cuntasının yerel mahkemesi 529 kişiye idam cezası verdi. Sadece iki celse yapılan ve ikinci celse de 20 dakika süren duruşmada, 529 kişi için verilen idam kararı, insanlık tarihinin kanlı ve acımasız manzaralarından daha korkunçtur. 529 kişi için değil idam kararı vermek, 20 dakikada 529 insanı rahat ve anlaşılacak bir telaffuzla isimlerini saymak bile mümkün değildir. Hukukun en temel prensiplerinden olan savunma hakkının kullanılmasına bile izin verilmeyen bir karar ortaya çıkmıştır. Şeyh Said’i idam sehpalarında asan zihniyet dün Bangladeş’te Cemaat-i İslami lideri Molla Abdülkadir’i asmak için sehpa kurdu. Bugün de bu sehpalar Mısır’da Müslüman kardeşler için kuruluyor. El Adeviyye’de, Rabia Meydanı’nda izzet ve onurun timsali olan kardeşlerimize yönelik bu idam kararına karşı Müslümanlar omuz omuza vermelidir. Yeniden direniş ve umudu kuşanmalıyız. Unutulmamalıdır ki cuntanın idam kararları karşısında bütün dünya sussa da biz asla susmayacağız. Ve şunu kararlılıkla haykırıyoruz ki; Mısır’da askerî cuntanın karşısında kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırıyor ve şöyle diyoruz, İhvan-ül Müslimin ümmete umut olmaya devam edecek. Darbeciler, Mısır ile Gazze’yi birbirine bağlayan ve Gazze halkının adeta nefes damarları olan tünelleri kapatıp bombalamak suretiyle İsrail’in bile yapmadığını yaparak İslam’a olan düşmanlıklarını bir defa daha ortaya koymuşlardır. Mısır askeri cuntası, İslami hareketlere yönelik baskı ve zulümlerini arttırarak Müslüman kardeşleri topyekûn yok etmeyi amaçlamaktadır.


Lâkin darbeye direnen Mısır halkı, Allah’ın izni ile bu zulüm ve baskılara teslim olmayacak ve eninde sonunda silahsız zaferini kazanacaktır. İhvan’ı, yani Müslüman kardeşleri Mısır darbecileriyle beraber ‘terör örgütü’ ilan eden Suud gibi ülkelere rağmen, ümmet dayanışması ile zulüm çarkı kırılacaktır inşallah. İşine geldiğinde dünyaya jandarmalık yapan ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, Mısır’da yaşanan katliamın suç ortağıdır. Darbenin yaşandığı günden bu yana sessizliğini koruyan ve neredeyse hiçbir krizde fonksiyonunu icra edemeyen İslam İşbirliği Teşkilatı yaşanan katliamda en az diğer uluslararası kuruluşlar kadar sorumludur. Siyonizmin uşağı ve uluslararası güçlerin taşeronlarının yaptığı darbeye teslim olmayan direniş ve şahadet mektebinin aziz yiğitlerine, İhvanı Müslimin’in yiğit direnişçilerine sırat-ı müstakimden ayrılmayan Mısırlı Müslümanlara binlerce selam olsun. Yüce Rabbimiz Şuara Suresi’nin 227. ayetinde ‘Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir’ buyuruyor” dedi.


Tekbir sesleri ile devam eden basın açıklamasında daha sonra sendika, dernek ve vakıf temsilcileri de birer konuşma yaptılar. Toplanan kalabalık daha sonra sessiz bir şekilde dağıldı.