Mescidi Aksa ve Mavi Marmara Yürüyüşü

0
201

İsrail’in, Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan özgürlük filosuna saldırısının 3. yıl dönümü nedeniyle Edirnekapı Şehitliği’ne yürüyüş düzenlendi.

Anadolu Platformu, AKDAV ve bir çok Sivil Toplum Kuruluşu’nun destek verdiği Mescidi Aksa ve Mavi Marmara Yürüyüşüne binlerce kişi katıldı. Fatih Cami’nde kılınan ikindi namazı ve anma konuşmalarının ardından Fevzi Paşa Caddesi’nde kortej eşliğinde başlayan yürüyüşe binlerce kişi katıldı.

Kısmen trafiğe kapatılan caddede, çevik kuvvet ekiplerinin güvenlik önlemleri eşliğinde yürüyen kalabalık, “Yaşasın Filistin direnişi”, “Mavi Marmara onurumuzdur”, “Müslüman uyuma kardeşine sahip çık” sloganları attı.

Fatih Camii’nde başlayan yürüyüş Edirnekapı Şehitliğinde Cevdet Kılıçlar, Necdet Yıldırım’ın kabri başında sona erdi. Yürüyüş nedeniyle Fevzipaşa Caddesi trafiğe kapatılırken yaklaşık 3,5 kilometre olan alan hınca hınç doldu. Yürüyüş mezarlıkta yapılan dua ile son bulurken yürüyüş öncesi Fatih Camii’nde İHH başkanı Bülent Yıldırım ve Hamas Hükümetinin Esir ve Adalet Bakanı katılımcılara hitap etti. Metin Balkanlıoğlu hocanın yaptığı duadan sonra kalabalık Edirnekapı Şehitliği’ne doğru yürüyüşe geçti.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Filistin Adalet Bakanı Atallah Ebu Sibah, Türkiye’nin Filistin direnişinin yanında durmasından büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.

“Filistin yolunda Mavi Marmara gemisinde verilen 9 şehidin kanı kanımıza karıştı” diyen Ebu Sibah, “Sizin bu kutlu duruşunuz İsrail’in yok olacağını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu toprakları tekrar özgürleştirecek olanlar Sultan Fatih’in yolunda gidenlerdir”

Türkiye’nin Filistin konusundaki duyarlılığının, İsrail’in bölgedeki gücünü kırdığını belirten Sibah, “Tüm Filistin toprakları İslam topraklarıdır, bu toprakları tekrar özgürleştirecek olanlar Fatih Sultan Mehmed’in, Selahattin Eyyubi’nin yolundan gidenlerdir” diye konuştu.

“Özgürlük bayrağını Mescid-i Aksa’ya dikeceğiz”

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım da Mavi Marmara olayını “İsrail’in sonunun başlangıcı” olarak nitelendirdi ve Gazze’ye uygulanan abluka kalkıncaya, suçlu İsrail askerleri tutuklanıncaya kadar Mavi Marmara’nın karadan yürümeye devam edeceğini, sonrasında ise tekrar Akdeniz’e ineceğini kaydetti.

Yürüyüşe katılan binlerce kişinin kalbinin Filistin, Afganistan, Moro, Keşmir, Patani, Arakan, Çeçenistan, Doğu Türkistan ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlarla birlikte attığını belirten Yıldırım, “Mısır’da yürüdük, Tunus’ta yürüdük, Suriye’de yürüyoruz, her yerde yürümeye devam edeceğiz. Sonunda özgürlük bayrağını Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya dikeceğiz” ifadesini kullandı.

Basın Bildiriai Tam Metni:

Değerli Filistin Dostu;

Hayat damarları acımasızca kesilerek dünya ile bağlantısı koparılan Filistin halkına insani yardım ulaştırmak üzere büyük bir kamuoyu desteğiyle yola çıkan Gazze Özgürlük Filosu’nun uluslararası sularda uğradığı saldırının üzerinden üç yıl geçti. Hâlen 1,5 milyon Gazzeli havadan, karadan ve denizden İsrail’in ablukası altında bulunuyor. Filistin toprakları ve Mescid-i Aksa her geçen gün ağırlaşan ve genişleyen işgal altında eziliyor. Kudüs mahzun. Kudüs’ün muhafızları, Filistin şehitlerinin yetimleri ve yetim anneleri bu büyük zulüm karşısında onurlu direnişlerini sürdürüyor.

Filistinli çocuklar ise, Gazze Limanı’ndaki umutlu bekleyişlerini Gazze Özgürlük Filosu’nun yola çıktığı günden bu yana sürdürüyorlar. Gemilerin ablukayı kırıp gelmesini ve hep birlikte Mescid-i Aksa’ya doğru büyük özgürlük yürüyüşünün başlamasını bekliyorlar.

İsrail Mavi Marmara’da gerçekleştirdiği katliamın kendisi için sonun başlangıcı olduğunu gün be gün daha yakından hissediyor ve kendisi için tek çözüm yolunu “Büyük bir insanlık ayıbı olan Mavi Marmara saldırısını tarihten silmek, üzerini örtmek ve unutturmak” olarak görüyor.

Mavi Marmara ve Özgürlük Filosu misyonu, İsrail’in unutturma ve dezenformasyon çabalarına rağmen adaletin, barışın ve özgürlüğün sembolü olarak tüm dünyayı dolaşıyor. Bizler de, 31 Mayıs 2010 gecesi ve sonrasında yaşananların sorumluluğunu her gün artan bir bilinçle taşıyoruz.

Mavi Marmara ve Gazze Özgürlük Filosu’nun gemilerini yürüten hayırseverler olarak sizler, Filistin ve tüm dünyada hayırla ve minnetle yâd ediliyorsunuz. Mavi Marmara’nın şehitleri ise, tüm dünyada unutulmaz bir kardeşlik destanının kahramanları olarak hatırlanıyorlar. Saldırıda ağır yaralanan ve üç yıldır komada olan Uğur Süleyman Söylemez de yine aynı dualarda hayırla ve minnetle anılıyor.

Mavi Marmara’nın Kudüs-Filistin özgürlük mücadelesinin bir parçası olduğunu üçüncü yılında bir kez daha dünyaya haykıracağız ve onurlu Filistin mücadelesinin sesi olacağız.Şehitlerimizin manevi şahsiyetine, Mavi Marmara’nın ve Filistin halkının onurlu mücadelesine ve Mescid-i Aksa’ya olan sorumluluğumuzun bir gereği olarak sizleri 1 Haziran 2013 saat 17.00’de Fatih Camii avlusunda başlayacak “MESCİD-İ AKSA VE MAVİ MARMARA” yürüyüşüne davet ediyoruz.

Bizler insanlık dışı muamelelerle kuşatılan Gazze’yi, işgal edilmiş Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı ve tüm Filistin’i insanlık onuru adına özgürleştirmek için yola çıkmış kişiler olarak bu amaca ulaşmadan yolumuzdan dönmeyeceğimizi bir kez daha tüm dünyaya ilan ediyoruz. Bu büyük yürüyüşte atılacak her bir adımı, başta Filistin işgali olmak üzere tüm dünyadaki adaletsizliklerin ortadan kalkması için vesile kılmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Saygılarımızla…