Ana Sayfa Kategoriler Memursen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu

Memursen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu

0
Memursen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu

Anadolu Platfornu Genel Kuruluna katılan isimlerden biri de Memursen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu idi. Ahmet Gündoğdu Beyin konuşma metni:

Ahmet Gündoğdu

Değerli Divan, değerli katılımcılar

Sözlerime başlarken hepinizi Memur-Sen ailesi adına selamlıyorum. Üst katta Memur Sen İl Divanı toplantımız vardı, tevafuk oldu. Anadolu Platformu, bizim platformumuz. Kuzulukta bir de Gaziantep’teki programlarına katılmıştım. Allah platformlarımızın sayısını artırsın. Vakıflarımızın, derneklerimizin kurumlarımızın sayısını artırsın. Allah uyanık olmamızı nasip etsin. Biz de devlet memurlarıyla bir birliktelik kurarak sendikacılık yapıyoruz. Elbette sizlerle yüzde yüz örtüştüğümüz konular olduğu gibi geneli ilgilendirmeyen, memurun özlük haklarıyla ilgili konularda bizim kapsama alanımızda. Ama yola çıkış gayemiz sanırım aynı. Doksan iki yılında merhum Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan’la birlikte yola çıktığımızda niçin sendika sorusuna cevap arayanlardan birisiydim İstanbul’dan katılanlardan. Her halde tek cümle ile vesayeti deşifre etmek için. Bu cümleyi genişletebiliriz sendikal kavramlarla, anayasal demokratik kavramlarla daha çok millet daha az devleti için ekmeği, özgürlüğü büyütmek için gibi onlarca cümle kurabiliriz. Ama  biz Türkiye’nin en büyük memur konfederasyonu olarak genel merkez ve şube yöneticilerinin yüzde yüz sizler gibi düşündüğünden emin olduğum bu örgütün, geneline bu düşünceleri söyleterek bu millette ve değerlerimize hizmet etmeye çalışıyoruz. İktidarın eksiklikleri fazlalıkları şu bu olabilir, Sivil toplum örgütlerinin olabilir. Ama şu anda bu ülkede, bir yeniden sancı süreci yaşanıyor eğitim sistemi üzerinden ve anayasa üzerinden. Her ikisi de, işte siz 28 Şubat sürecini yaşatanlarla rövanş peşinde misiniz? Öyle diyorsanız öyle olsun, rövanş peşindeyiz. Yani ikna odalarını kuranlar hala utanmadan söz söylüyorlar da biz karşı çıktığımız için rövanş kabul edilecekse rövanş olsun. Ama burada bir şeyi yerine oturtmak lazım. 1921 anayasası, 1924 anayasası, 1960 darbesi, 1980 darbesi,1982. Mevcut anayasaya baktığımızda referandumda %30 %40 millete dönmesine rağmen altı yedi yerinde, devletin milleti ve ülkesiyle diye başlayan ifade, anayasada bu. Yani bir devlet var, kutsal bir devlet, onun bir milleti var bir de ülkesi var. Bu, çağdaş bir ülke olursa bir millet olur. O milletin bir devleti ve bir ülkesi olur. Dolayısıyla ister anayasada ister eğitim sisteminde soracağımız soru şu: “Merkezde insan mı olsun devlet mi olsun? Çocukların geleceğine çocuklarla anne babalar mı karar versin, devlet mi karar versin? Devlet olsun, devlet karar versin dediğimiz zaman hangi devlet sorusunu sormak lazım. Derin devlet, bürokratik devlet, vesayetçi devlet, devlet, devlet, devlet… Türkiye Cumhuriyeti Devleti var arada ama yine anayasanın niteliklerinde, demokratik, laik, sosyal hukuk devlette demokratik hukuk, sosyal devlet sorun yok. Tanımsız bir laiklik devletiyle de zaten kendi ülkesinde ateist ateistliğini yaşatmanın teminatı olan devlet, bizde laik devlet dindarı dövmenin sopasına dönüşebiliyor. Biz ne yapacağız, önemli olan bu. İnsanı merkeze almak için yeni anayasayı yapmaktan bahsetmemiz lazım. Anayasanın başlangıcındaki1960 darbesi sonrası eklenen tek tip insan yetiştiren Kemalizm ideolojisi, 174. maddedeki devrim kanunları arada tanımsız laiklik, bunun içerisinden insan hak ve özgürlükleri çıkmaz. Yeni bir anayasa yapmak, yani merkezinde insan olan, insan hakkı hukuku olan, insan onurunu esas alan bir anayasa. İnsan onuru Aleviye, Sünniye, Türke, Kürde, Müslümana, Gayri Müslime göre değişmez. Herkes için insan onuru aynı oranda ve saygındır. Bunu yerine oturtmakta fayda var. Eğitim sisteminde kademelendirilmesi teklifi Milli Eğitim Şurası’nda bize aitti(1+4+4+4). İlk biri ve son dördü isteğe bağlı. Sadece mevcut 28Şubat sürecinin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla, altını çizerek söylüyorum, 14 kez Milli Eğitim şurası yapılmış hiç bir şura kararı yok. Sadece 1946’da tek parti diktatörlüğünde şura önergesine sekiz yıllık kesintisiz eğitim geçmiş yazılı metin olarak. 1946 Türkiye’sini de düşünün, valilerin CHP’nin il başkanı olduğu bir dönemde sadece ibare orda geçiyor Milli Güvenlik Kurulu kararıyla. Milli Güvenlik Kurulu’nun niçin kurulduğunu biliyoruz. Siyasetçileri terbiye etme kuruludur. Bu kurulların anayasada yer almadığı, merkezinde insan olan, ötekileştirmeyen bir anayasayı yapmak için üzerimize ne düşer? Memur-Sen olarak en geniş araştırmayı yaparak 49000 kişiyle bir çalışma yaptık. Şimdi on üç örgütle Türkiye Konuşuyor Platformu’nu kurduk. Yedi ilde çalışmayı devam ettiriyoruz. Orada da, ahlak bir tarafta herkes Türk’tür diyenler diğer tarafta herkes şudur diyenler. İnsanı merkez alarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı gibi bir şemsiyeyi savunarak orada da bir uzlaşı olması için çaba sarf ediyoruz. Eğitim sisteminde, ben eğitimciyim, özel okulda dahi yok. Devletin okulunda da Türküm, doğruyum, çalışkanım diyorsunuz, özel okulda da böyle diyorsunuz. Özel okulun da müfredatta esneklik tanınmayan okulun adı ticari yapıdan, o açıdan özel okul olur. Tevhid-i tedrisat dayatması devam ediyor her türlü koleji, fakülteyi açarsınız ama İmam Hatip Lisesi veya İlahiyat Fakültesi, özel, açamazsınız. Bu 28 Şubat ile başlayan bir şey değil. Müesses nizam vatandaşına güvenmiyor, seçene güvenmiyor, seçilene güvenmiyor. Küçücük bir ilin, Kilis İl Kültür Müdürlüğü’nün kültür çalışan sayısı 30’u geçmez. Oraya bir müdür atanacak, bakan kararnameyi imzalar ya bakan yanlış yaparsa? Sistemde gardını almış, başbakan imzalar. Başbakan yanlış yaparsa, Cumhurbaşkanı imzalar. O da yanlış yaparsa, Anayasa Mahkemesi ne güne duruyor. İnsanına güvenmeyen bu sistemden merkezinde insanın olduğu bir sisteme geçişi için hep beraber mücadele vermeliyiz. Sonuç ne olur bilmem başarının %99’u terdir, %1’i ihamdır. Hiç bir tembel kişi ve kuruma ilham gelmez. Biz bu teri akıtalım istiyoruz. Sonuç Cenabı Hakk’a aittir diyorum. Kocaeli’de il divanı toplantımız var. Sonradan girip erken çıkmanın doğru olmadığını biliyorum ama hoşgörünüze sığınıyorum. Kongremiz hayırlı olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun teşekkür ediyorum.