Memleketi Kutlu Doğum Heyecanı Sardı

0
86

Kutlu Doğum Platformu 2012 Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri 13 Nisan Cuma günü Cuma Namazı sonrası Kutlu Doğum çadırı açılışı ile başladı.

Elbistan İlçe Müftülüğü öncülüğünde 18 Dernek, Vakıf ve Belediye’nin katılımı ile oluşturulan KUTLU DOĞUM PLATFORMU 2012 Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri 13 Nisan Cuma günü Cuma Namazı sonrası Kutlu Doğum çadırı açılışı ile başladı.

Çeşitli etkinliklerle devam eden Kutlu Doğum Kutlamaları 15 Nisan Pazar günü akşamı Çınar-Der’in organizesini üstlendiği konferansla devam etti.

Derneğimiz Çınar-Der’i ziyaret eden Abdurrahman ATEŞ ve Darende Güldeste Derneğinden gelen misafirlerimizle birlikte Elbistan’ın bazı önemli yerleri de gezildi. Bunlardan biri de Elbistan’ın en önemli tarihi değerlerinden biri olan Ulu Cami idi. 

Sunuculuğunu Çınar-Der Orta Öğretim Komisyonu üyesi eğitimci Akif Dut’un yaptığı konferans Hafız İmam Ahmet SÖNMEZ’in Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Elbistan İlçe Müftü Vekili Vaiz İshak SELÜK,  Platformun çalışmaları ve Peygamber, Kardeşlik Hukuku ve Kardeşlik Ahlakı konusu üzerinde yapılan çalışmalarla ilgili kısa bir selamlama ve açılış konuşması gerçekleştirdi.

Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı HEPİMİZ KARDEŞİZ isimli sinevizyon gösterisi ile devam eden program küçük kardeşimiz Rümeysa  ERDAL’ın Yetim Kız isimli duygu yüklü ilahiyi söylemesi ile devam etti.

Daha sonra söz asıl sahibine,  İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdurrahman ATEŞ’e verildi.

Sözlerine Kutlu Doğum Platformunu oluşturan İlçe Müftülüğüne ve diğer STK’lara teşekkür ederek başlayan Ateş, İslam’da Kardeşliği oluşturan ve engelleyen unsurlardan bahsederek konuşmasını şöyle sürdürdü.

“İllallah”  demeden önce “la ilahe” diyemiyorsak, gerçek Müslüman sayılmayız. Bu da demektir ki, önce bize “la ilahe” dedirtmeyen sebepleri ortadan kaldırmalıyız.  Artık televizyonda, medyada 1-2 kişinin ölümüne üzülemiyorsak, birazcık içimizin acıması için 40-50 kişinin ölmesi gerekiyorsa, bir futbolcunun maç anında kaşının yarılması daha çok gündem oluşturuyorsa anlamalıyız ki, burada bir sıkıntı var. Anlamalıyız ki kalbimiz taşlaşmış, acıma duygumuz yanlış yerlerde kullandırılarak saptırılmıştır.

Kurana göre kalplerimizin katılaşmasının sebepleri:

1.Yaşanılan olaylardan, musibetlerden ders çıkarmamak.

2.Zamanın uzamasıyla kutsal değerleri hafife almak, Allah’ın kitabına gereken değeri vermemek.  İsteklerin ve tercihlerin yer değiştirmesi ile ehli kitap bu hale gelmiştir, kalbi böyle katılaşmıştır. Müslümanlar, Yahudilerin Tevrat’ı, Hristiyanların İncil’i okuduğu gibi okuyorsa Kur’an-ı Kerim’i okumak bu değildir. Böyle okunan Kur’an cenazelerde, sınav arifelerinde okunan bir Kur’an kalplerimizin katılaşmasına engel olmaz.

3. Verilen sözlerde durmamak, yapılan vaatleri yerine getirmemek. 

4. Allah’ı anmadan çok, konuşmak, sadece laf üretmek, tribünlere oynamak, konuşmanın içeriğinin boş olması.

Efendimiz Hz. Muhammed (sav) şu beş şey olursa neler olacağını şöyle değerlendiriyor:

1. Fuhuş ve ahlaksızlığın yayıldığı, yayılan fuhşun edebiyata döküldüğü topluma Allah daha önce görülmemiş hastalıklar verir.

2. Ölçülerin bozulduğu, ticari ahlaksızlığın yaygınlaştığı toplumda bereket olmaz.

3. Bir toplum mallarının zekâtını vermiyorsa Allah o topluma yağmuru esirger, eğer yaşayan hayvanlar olmasaydı…

4. Allah ve Resulü ile yaptıkları sözleri bozan bir topluma Allah onların dışından düşmanları musallat eder.

5. Eğer bir toplum Kur’an-ı Kerim’in dışında hükümler veriyorsa Allah o toplumu birbirine düşürür.  

Musibetlerden ders almamak kalbi katılaştırır, şeytan insana yaptıklarını süslü göstermeye başlar… Peygamber hayatın merkezinde değilse O’nun doğurduğu boşluk doldurulur. Başka zevkler hayatın odağı haline getirilir.

Müslümanların siyer okumalarıyla sadece Peygamberin hayatını öğrenebileceklerini, ancak hayat rehberliğini öğrenemeyeceklerini belirten Abdurrahman ATEŞ mutlaka hadis kitapları, sünneti öğreten kitapları okumamız gerektiğini belirterek Riyazus Salihin isimli eseri ailece veya farklı ortamlarda değerlendirmemiz-okumamız gerekir diyerek sözlerini tamamladı.

ÇINAR-DER