Mektep'te Çorba Günü

0
202

MEKTEP’te Gençler Dört Yıldır Her Cuma Çorba İçiyor…
Dört yıl önce Melemen günü olarak başlamıştı aslında. Sonra kışın çorba yazın melemene dönüştü. (Malum domates biber kışın pahalı oluyordu.)

MEKTEP’te Gençler Dört Yıldır Her Cuma Çorba İçiyor…

 Dört yıl önce Melemen günü olarak başlamıştı aslında. Sonra kışın çorba yazın melemene dönüştü. (Malum domates biber kışın pahalı oluyordu.)

 Okullarından çıkan gençler çorbanın buğulu atmosferinde dinlenmek ve çorba sonrası muhabbetle demlenmek için koşar adım Mektep’te buluşuyor.

 Dua ile başlıyor çorba ikramı, herkes gönlünden geçen duasını söylüyor sırayla. Hocalarının uzunca duasıyla bismillah deyip başlıyorlar çorbaya.

 Bulunulabilen en büyük tencereyle yapılan çorbayı yaklaşık 40 delikanlı 20-25 çiftli ekmekle iştahla kaşıklıyor. Yemek muhabbeti bir başka, arkadaşlarının çorbasına çaktırmadan yarım avuç tuz atanlar, sessiz sessiz tabakları silip süpürenler, derslerdeki öğretmen gözlemlerinin hülasası aktaranlar (söz sükutsa, gümüş altındır, bir örnek), siyasi analizler(daha çok sınav ve kopya ile ilgili siyasi analizler)…

 Sadece çorba içilmiyor, çorba öğretiliyor aynı zamanda. Her hafta genellikle mezun abilerden biri çorbanın aşçılığını üstleniyor. Bazen dibine tutuyor, bazen iki parmak su çorbanın üstüne çıkıyorsa da tadına doyum olmuyor. 🙂 Bu arada çorbanın tarifini isteyenler de az değil . Çorbadan satın alıp alamayacaklarını soranlar da cabası tabiki. Çorbayı lezzetli yapan nedir bilinmez ama misafir olan abilerden biri “bu çorbayı lokantada yeseydim garsonun başına dökerdim, ama burada çok harika olmuş” diye not düşüyordu.

 Dört yıldır çorba istikrarımıza hayran olan ablalardan biri çorbacılara bir blender bile hediye etti. Artık çorbalar daha özlü oluyor. Çorba ikramı gençlerden birinin yemek duasıyla son bulmakta ve gönüllü olanlar sofrayı toplayıp bulaşıkları yıkamakta.

 Mercimek çorbası yapılıyor unutmadan, mercimeği ve ekmeği de sponsorlar aracılığıyla hallediyor gençler. (Sponsor olmak isteyenlere duyurulur…)

 Eh mercimek çorbasının tarifini de verelim:

 Efendim bulabileceğiniz en büyük tencereyle bir tencere su kaynatıyorsunuz. (Kaynama kısmını daha sonra öğrendik, soğuk suyla yapıyorduk evvelden, mercimekler hiç su ile bir bütün oluşturmuyordu) Efendim sonra büyükçe bir kupa bardakla 9 bardak mercimeği bir güzel yıkıyor, kaynayan suya atıyorsunuz. (bunu yabana atmayın dört yıl tecrübe edip bulduk bu ölçüyü)  Bir müddet kaynıyor. Tuzunu baharatını ekliyorsunuz. Baharatı, sos yapıyorsanız, üç dört yemek kaşık salça, yağ karışımına ekleyip karıştırıyorsunuz, biraz da nane atıp kaynayan çorbanıza ekliyorsunuz. Burada blender devreye giriyor, çok fazla kaynatıp gençleri bekletmek istemiyorsanız daha bir işe yarıyor. Mercimekler blender ile kendinden geçiyor. Biraz daha kaynatıp servis ediyorsunuz.

(Arada öğleden kalma nohut, kuru fasulye falan varsa çorbanın son kaynamasından önce atabilirsiniz, fena olmuyor yani, hatta geçen biri makarna atmıştı , daha bir farklı olmuştu…)

 Çorba(m)(n)ız afiyet olsun. Bir Cuma Sultanbeyli’ye yolunuz düşerse bekleriz vesselam…

 Her Cuma 16.30 – 17.30 arası… 

Allah kendi dinine yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Hac-40

Söz altındır gönül dürcünde derc et

Teraziye vur ondan sonra harc et

Kemal Paşazâde

                                          

Hüseyin Nebi Sağman

Sultanbeyli Anadolu İmam-Hatip Lisesi