MANA-DER Abdurrahman Dilipak’ı ağırladı

0
93

Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak, Manisa Araştırma Derneği (MANA-DER) tarafından düzenlenen “Ümmet, Siyaset ve Geleceğimiz” konulu konferansa katıldı.

Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki tarihi Bedesten’de “Ümmet, Siyaset ve Geleceğimiz” konulu konferansta konuşan gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, “Tenimizi, cinsiyetimizi kendimiz seçmedik. Bundan dolayı hiç kimse üstün ya da geri değildir. Bu Allah’ın takdiridir. Bu bizim kaderimizdir. Bundan dolayı kimse kimseyi kınayamaz. İlk günah, ilk lanet, ilk haram ırkçılığadır” dedi.

 

Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak, Manisa Araştırma Derneği (MANA-DER) tarafından düzenlenen “Ümmet, Siyaset ve Geleceğimiz” konulu konferansa katıldı. 

Tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesteni’nde düzenlenen konferansa Şehzadeler Belediye Başkan Vekili Ali Delen, Basın İlan Kurumu Manisa Şube Müdürü Kenan Tokgöz, Ak Parti eski Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş, Memursen temsilcisi Mehmet Emin Sofuoğlu ve vatandaşlar katıldı.

 

MANA-DER Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Mertyürek,  siyasetin toplumsal bir olgu, ahlakın ise toplumsal varoluşun özü olduğunu belirterek, “Ahlak olmasaydı toplumsal hayattan bahsedebilir miydik? Siyasetin önceliği menfaat, ahlakın ise vazifedir. Menfaat yaşamak içindir, ahlaka yaşatmak içindir. Siyasetin limanı ahlak olursa, toplumların ıslahı için o zaman siyaset bir adres oluverir. Siyasete ayar, ahlak üzerinden verilir. Siyaset adaletle istikamet kazanır” dedi. 

 

“Siyaset hak edene hak ettiğini vermek ve adaleti tesis etme imkânı sağlama aracıdır” diyen  Mertyürek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siyasetin amacı; ahlaki değerlerin ve vahyin doğrularını devreye koymak olmalıdır. Biliyoruz ki siyaset sıradan bir iş değil, sıradan insanların da işi değildir. İnananlar olarak kapalı ve karanlık bir siyasetin karşısında durmalı, adalet, ahlak, erdem eksenli bir siyasetin inşacısı ve sorumlusu olmalıyız. Global siyasetteki ayak oyunlarına fırsat vermeden, ümmete oynanan oyunları boşa çıkaracak aklı, siyaset dilini, vakur duruşu sergilemeliyiz.”

 

Abdurrahman Dilipak ise konferans boyunca yaşanmış kıssalardan anlattı. Bir peygamberin ümmeti olduklarını kaydeden Dilipak, “Allah bizi yeryüzünün varisi kılmak ister. Yeryüzünü bize emanet etmek ister. Mazlumlara yardım etmek ister. Yeryüzünü bize mescid kılmak ister. Ama Allah, cani ve zalim bir topluma hidayet vermez. Bizler doğduğumuz anne ve babayı kendimiz seçmedik. Zamanı, toprağı kendimiz seçmedik. Tenimizi, cinsiyetimizi kendimiz seçmedik. Bundan dolayı hiç kimse üstün ya da geri değildir. Bu Allah’ın takdiridir. Bu bizim kaderimizdir. Bundan dolayı kimse kimseyi kınayamaz. İlk günah, ilk lanet, ilk haram ırkçılığadır” dedi.

 

Peygamberlerin kurtuluşa çağırdığını hatırlatan Dilipak, “Kurtuluş ise Allah’ın ipine sarılmaktır. Kurtarıcı olan sadece Allah’tır. Ama Allah zalim ve adi bir topluma hiçbir zaman hidayet etmeyecektir. Kitabımız ‘bilmediğin şeyin peşine düşmeyin’ diyor. “Oku” diye başlıyor. Ama okumuyoruz. Okusak da anlamıyoruz, anlasak da uygulamıyoruz. 

 

Zulüm dedik de, kadınlara şiddet uygulayanların duası Allah’a ulaşmayacak. Geline zulüm eden kaynanaların duası kabul olmayacak. Aynı şekilde kaynanalarına zulmedenlerin duası da kabul olmayacak. Kız kardeşlerin mirastaki payını vermeyenlerin de duası kabul olmayacak. İnandığımız gibi yaşamayınca yaşadığımız gibi inanmaya başladık. Yeniden ümmet bilincine sahip olmalıyız” diye konuştu.