‘Kurban’ınız Mübarek Olsun!

0
693

“Allah’a kestiğiniz kurbanların ne etleri yükselir ne de kanları… Allah’a yükselen bilinciniz, takvanız, niyetinizdir.” (Hacc 37)

Kurban, yakınlaşmaktır. Yaklaşmanın son noktasıdır. Bir insanın Allah’a yaklaşmasının son noktası, huzurda olmaktır. Daima huzurda olan insan, yaklaşmanın son noktasına gelmiş demektir. Allah’ın huzurunda bulunuyormuş hissi… Kurban, bu hissi yaşamaktır. Bizi ancak Rabbimizin huzuruna çıkaran kurban gerçek anlamda kurbandır.

Kurban anlamaktır, tanımaktır, farkına varmaktır, sevmektir, var olmaktır, sadece Allah’a kul olmaktır, bize şah damarımızdan yakın olanı fark etmektir, kendimize gelmektir…

Kurban, özümüze dönüş, yakınlaşmaya vesiledir. Aslında Allah’a yaklaşmak için yaptığımız Kurban eylemi insanlıkla yaşıttır. Kur’an, Adem’in iki çocuğu Habil ve Kabil üzerinden anlatır bunu. Allah onlardan iki kurban istedi. Habil sahip olduğunun en iyisini, Kabil ise en kötüsünü sundu. Hz. İbrahim en değerli varlığını kurban olarak sundu. Meryem de adanmışlardandı. İnsanoğlunun Allah karşısındaki teslimiyeti kurban ile sınanmaya devam etmektedir. Herkes neyi, ne kadar kurban ettiğine bir kez daha bakmalı o zaman.

Kurban, özü itibariyle kestiğimiz hayvanlar üzerinden bizlere verilen bir derstir. Allah’la aramıza giren bir şey varsa onu alıp bir kenara bırakmaktır. Allah’la aramıza giren her neyse onu kurban ederiz ki Allah’a yaklaşabilelim. Aslında kurban ettiğimiz şeyin kendisi de Allah’a aittir. Yani kurban, Allah’a ait olanı Allah’a vermek; insanla Allah arasına giren engeli ortadan kaldırmaktır. Önemli olan şey kestiğimiz kurbanda İsmail’imizi görmektir. Sevdiğimiz şeyden vermektir. Miskine, yetime, yoksula, fakire… Sevmeden vermemizin ne kıymeti olur?

Bu vesileyle tüm İslam aleminin ve sizlerin kurbanını tebrik ediyor; bayramın insanlığın adalet, özgürlük ve merhametle buluşmasına vesile olmasını diliyoruz.