Krizlere Karşı Karz-ı Hasen – (Ramazan Kayan)

0
212

Kimi Kur’ani kavramlar var ki, sadece kamuslarda kaldı, kendi kamuoyumuz bile bundan bihaber… Bunlardan birisi de “Karz-ı hasen, kavramı…” Kur’an-ı Kerim’in tekrar tekrar gündem yaptığı bu konu bu gün niçin gündemimizde yok…

Önce “Karz-ı Hasen” ne demektir?

Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için Allah’a (karz-ı hasen) güzel bir borç verecek yok mu? Darlık verende, bolluk verende Allah’tır. Sadece O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara–245)

İhtiyacı olan birine hiçbir menfaat beklemeden, sırf benim rızamı elde etmek için ödünç para veren “bana ödünç vermiş gibi olur” bende onun malvarlığını ve sevabını katlarım ve ona ayrıca ödüller veririm, diyor Rabbimiz…        

Ne kadar şaşırtıcı ve bir o kadar da etkileyici bir ifade…

Allah’a borç vermek… Allah’ı borçlandırmak…

Vermeye teşvik ve terviç için bundan daha ileri ne söylenebilirdi ki?

İnfak, ihsan ve insafa ikna için en güçlü ve en güzel vurgu bu ibare ile gündemimize giriveriyor.

Allah’ın rızasını merkeze alarak verilen her infakı, sadakayı ve borcu kendisine verilmiş bir borç olarak kabul ediyor. Ve bunun karşılığını kat kat ödeyeceğini vaat ediyor…

Ne yüce bir mazhariyet… Ne ulvi bir övünç; Allah’a ödünç vermek…

Yapılan amelin Allah nezdinde ki önemine işaret…

Faizciliği “kendisine karşı açılan bir savaş” şeklinde değerlendiren Allah, insanların ihtiyacını gidermeyi de kendisine verilen “güzel bir borç” kabul ediyor… O borcu üstleniyor…

Sen yeter ki ver, sana borçlu olan benim…

Evet, Allah bizden borç istiyor…

Hala vermeyecek miyiz? Bu borç batak değil bakidir…

Allah’a borçlu gitmek mi yoksa Allah’ı borçlandırarak gitmek mi? Hangisi daha evla?

Karz-ı hasen kendi geleceğimiz açısından en güzel garanti…

Sonsuzluk teminatı…

Mal ile imtihanı verebilmenin imkânı, karz-ı hasen…

Sanki Allah servet sınavını verebilmemiz için cevap anahtarını da sorularla birlikte vermiş gibi…

Kullardan Kadir-i Mutlak’a karz-ı hasen… Kutlu bir eylem…

Elimizdeki varidatı, serveti nasıl ebedileştirebiliriz… Bunun şifresini bize sunuyor…

Göklerin ve yerin hazinelerinin Sahibi bizden bir şey istiyor… Vermemezlik edebilir miyiz? Gecikebilir miyiz?             

Kaldı ki ödünç verenleri fazlasıyla ödüllendiriyor… Artık bu görevi öteleyebilir miyiz?

Maalesef karz-ı hasen bilincinden, kültüründen koptuk…

Şimdi Kapitalizmin acımasız dişlileri arasında her gün yaşam koşulları ağırlaşan kardeşlerimize karz-ı hasenle nefes aldırabiliriz…

İnsanların birbirini yüzüstü bıraktığı, surat astığı bir zaman da kardeşlik samimiyetimizi ve sınavımızı “karz-ı hasenle” kazanabiliriz.

Vahdetin, ülfetin, uhuvvetin, kapısını karz-ı hasenle aralayabiliriz…

Kahredici kriz, kaos ve kabuslara karşı alternatifimiz karz-ı hasen sistemi olabilir…

Haksız kazanç mahfillerine, “homoeconomicus”culara karşı direncimiz, önerimiz karz-ı hasendir…

İnsanlarımızı bankaya, bankere, borsaya, borç bataklığına terk etmeden, elimizi uzatmalıyız… İcra kapıya dayanmadan, banka tepelerine binmeden güzel bir icraat olarak karz-ı haseni kurumsallaştırabiliriz…

Bir karz-ı hasen fonu ile yeni fırsatlar sunamaz mıyız?

Kardeşlerimizi faizcilere, tefecilere ezdirmemek için bu konuya el atmalıyız…

Müslümanların haysiyeti için hamiyet zamanı…

“Nasıl olsa zekâtımı verdim, yapacak bir şey yok” diyenlerden olamayız…

İnsanımızın borç bataklığında itibarsızlaştırılmasına ezilmesine bigane kalamayız…

Çünkü Allah bizi birbirimizle sınıyor…

RAMAZAN KAYAN

———————————-

Ramazan Kayan

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI