Koronavirüs Krizinin Kazananları İyilik ve Doğrular Olacaktır-3

Dr. Hüseyin Şahin-Psikolog/Eğitimci Yazar

Krizler genellikle sinyallerini önceden verirler”

Genel olarak bugün karşı karşıya kaldığımız bu zorluk  günlerinde herhangi birimizde;“kendimizi güvende hissetmeme, kendimizi değersiz hissetme, kendimize ve sevdiklerimize yönelik olarak duyduğumuz  çeşitli endişe ve kaygılar, aşırı umursamazlık hali; öfke,  gerginlik, sinirlilik, huzursuzluk; her şeyin kontrolden çıktığını düşünme, artık dünyayı anlamsız ve yaşamaya değmez  görme, ne olup bittiğini anlayamama, kötü şeylerin olacağını düşünme, dikkatin  çabuk dağılması, aklımızın karışması, karar vermede güçlük yaşama, uyku düzensizliği, içe kapanma, yorgunluk, ilişkilerde çatışmaların artması , etkinlik ve aktivitelerden zevk alamama, içimize kapanma, beslenme düzenimizde bozulma ve kendimizi çaresiz hissetme gibi”  bazı ortak denilebilecek korku, kaygı ve stres tepkileri görülebilir.

Üzerimize düşen aşağıdaki sorumlulukları  ve  bilimsel temelli tedbirlerin gereklerini yerine getirme hususunda  şahsen ve aile üyelerimiz ile birlikte kararlılık gösterdiğimiz  taktir de  çok yakın bir gelecekte hep birlikte hayatlarımız normalleşecektir:

*Güvenilir kaynaklardan haber alalım.

*Sosyal izolasyon kuralına mutlaka  uyalım

*Yaşamımızın, sağlığımızın ve duygularımızın kontrolünün kendi elimizde olduğunu bilelim.

Kısaca bu salgın döneminde kontrol elimizde olmalı. Bunun için; sağlıklı  bir yaşam için ev yaşamımızda uygulayacağınız  kurallarımızı ailemizle birlikte ortak bir kararla belirlemeli, ev yaşamımızı  planlamalıyız (yatış-kalkış, kahvaltı-yemek ,alışveriş günü-saati)

*Yapabileceğimiz etkinlikleri ailecek kararlaştıralım (yemek, spor-fiziksel egzersiz, kitap ve Kur’an- okumak, uygun film-belgesel vs. izlemek, münazara, oyun oynama, geçmişte yaptıklarımız üzerine  sohbet, geleceğe dair planlarımızı tartışma, oynama, dua etme gibi)

*Hobiler edinelim, bugünlerde evimizde özel olarak uğraşacağınız bir konu belirleyin ona yoğunlaşalım, yeni hobiler edinelim.

>Psikolojik sağlığımızı koruyalım,  psikolojik dayanıklılığımızı koruyalım ve arttıralım.

Panik olmak değil, hazır olmak esastır. Üzgün, endişeli, kaygılı, öfkeli, kızgın ve stresli olabiliriz. Dünyanın hemen her yerinde yüz milyonlarca insan da benzer duyguları yaşamaktadır. Bu duyguları yaşamamız gayet  normaldir, önemli olan çözümün panik  olmakla değil, hazır olmakla mümkün olabileceğini  biliyor olmamız ve duygularımızı kontrol edebilmemizdir. Zaten yetkililer, sağlık çalışanları  vebilim insanları  bizler için canla başla  çalışmaktadırlar. Bu nedenle asla yalnız ve de çaresiz değiliz.

>Kontrolümüzü kaybetmemize, moralimizin bozulmasınaneden olabilecek, endişemizi ve korkumuzu artıracak düşüncelerden, uğraşlardan, programlardan ve kitle iletişim araçlarından uzak  duralım.

>Uzaktan eğitim imkanlarını değerlendirelim.

Corona virüsün muhtemel psikolojik etkilerinden uzak kalmanın bir yolu da kendimizin ve çocuklarımızın odaklandıkları şeyleri değiştirmektir. Gerek kendimizin, gerekse çocuklarımızın sürekli olarak salgın hastalığı düşünmekten uzaklaşarak, uzaktan eğitim ve kişisel gelişim olanaklarını değerlendirmemiz  oldukça uygun olacaktır.

Yeni eğitim ortamlarını ve olanaklarını deneyimleyerek,eğitimin sadece yüz yüze şekilde ve okul ortamlarında yapılmadığının farkına varmalıyız. Online ülke ve şehir gezileri, online kütüphane, müze , sergi , konser etkinlikleri, online erişime açılan dergileri ve kitapları okumak,  online kurslar ile yeni beceriler kazanmak, kişisel gelişimimizi sağlamak ve 21. Yüz yılın  yeni ve etkili  öğrenme  stillerini  deneyimlemek ,  başka insanların faydalanacakları yararlı içerikler  oluşturmak ve paylaşmak gibi bir çok faydalı şey yapabiliriz.

>Sosyal  iletişim kuralım, sorumluluk üstlenelim, dayanışma içinde olalım, değerlere odaklanalım.

Bu süreçte sosyal iletişim ve  sağlıklı bir bilgi akışı çok önemlidir. Dijital görüntülü görüşmeler , telefonla  iletişim kurmak, komşularımızla camdan cama konuşmak, erişimi kısıtlı olan engelliler, kimsesiz,  yalnız  ve yardım ihtiyacı olanlarla tedbirli olarak iletişim kurmak,  ihtiyaçlarını karşılamaları hususunda yardımcı olmak(örneğin resmi kurumlarla  iletişim kurmak, vefa sosyal  destek hattı ve grubu ile temas kurmalarını sağlamak ), doğru bilgi akışı için topluma  güven vermiş akil insanlar, kanat önderleri, din görevlileri, saygın STK’ların vb.lerinin etkin şekilde görev almalarına yönelik organizasyonlar yapılmasına katkı sağlamak şeklinde toplumsal  dayanışmayı  güçlendirecek çalışmalara katkı sağlayabiliriz.

Akrabalarımızla iletişim kurabilir, onların hal ve hatırlarını sorabilir, varsa bir sıkıntıları yapabileceğimiz  şeyleri yapabilir,onlara karşı duyduğumuz özlemi  ifade edebilir  ve bir araya gelme planlarımızı konuşabiliriz.

Sosyal dayanışma ağlarına ve örneğin; “Biz Bize Yeteriz Türkiyem  kampanyası  gibi  organizasyonlara maddi ve /veya zihin gücümüzle destek vererek, hep birlikte hayatla bağımızı güçlendirmeli, paylaşmaya ve bir şeyler üretmeye çalışmalıyız.

Bütün bu sıraladığımız türden bazı önerileri de dikkate alarak sosyal izolasyon gereğince evde kaldığımız zamanlarımızı ailemizle birlikte daha keyifli ve kaliteli geçirmemiz mümkün olabilir.

Böylece yaşama tutkumuz da daha çok artacaktır. Bu zor yaşam  günlerimizde sevdiklerimizle, birlikte kendimizi daha da yenilemiş, psikolojik sağlamlığımızı daha da artırmış olmayı başarırsak  hep birlikte kocaman bir insanlık ailesi olarak; iyilik, güven, ilke, değer, adalet ve insan odaklı  yeni bir ortak yaşamın ve özgür dünyanın yolunu açabiliriz.

Evet, ben sen; biz siz demeden, hep birlikte  EKSİK, ZAYIF , ACİZ  olduğumuzu fark etmiş ve kendi oluşturduğumuz zindanlardan; bencillik, nefis, biriktirme, arzusu, haz,  hız, tüketme, eğlenme, cehalet, kibir, atalet, tembellik, duyarsızlık, fesat,  fitne, zulüm, ötekileştirme, aşağılama, dışlama, despotluk vicdansızlık, sapkınlık , hukuksuzluk  ve ahlaksızlıktan uzak düşeceğimize biat ederek kendimizi  yenilenmiş ve arınmış olarak  yaratılış amacımıza uygun olarak yeniden inşa edebiliriz.

                                                                                        Yazarla iletişim: pskhsahin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Son Eklenenler

Göz, Gönül ve Gerçek: Maarifimizin Eğitimle İmtihanı-Doç. Dr. Mehmet Ulukütük

0
  Maarif ne dünü anlama sanatı, ne çağın gerekliliklerine icabet, ne de geleceğe hazırlıktır. Maarif insanın kendisini anlama ve anlamlandırma sürecidir. Gözün kulakla bütünleşmesi, gönlün...

Corona

7-KOLERA SALGINI

6-OSMANLI’DA VEBA