Körfez’de Aşure Birlik Demektir

0
122

KÖRFEZ Derneği Pazar günü Muharrem Ayı’na girişimiz vesilesi ile Payas esnafına aşure dağıttı.

KÖRFEZ Derneği 18 Kasım Pazar günü 1434 yılı Muharrem Ayı’na girişimiz vesilesi ile Payas esnafına aşure dağıttı ve Dernek binasında bir Aşure programı düzenledi. Program Kur’an tilaveti ve dua ile başladı.

Kültür Komisyonu Başkanı Mustafa Tarhanacı Aşurenin Körfez camiası ve Ümmet-i Muhammed için birlik ve kardeşlik demek olduğunu belirtti ve 1000 kişilik bir aşure tarifini şu şekilde yaptı:

Malzemeler:

1-Kusurları örtmek 4kg,

2-Hataları affetmek 4kg,

3-Kalpleri kırmamak 3kg,

4-Öfkeyi yenmek 3kg,

5- İhlâs 50kg: aşurenin şekeri buradan gelir,

6- Sabır 12kg  (o da 4 parçaya doğranır: sıkıntılara sabır, yapılan yanlışlara sabır, eksiklerimize sabır, ihtilaflara sabır),

7- Gıybet etmemek 5kg,

8- Nefisle savaş 7kg,

Aşureyi ekşitmemek için şunlar ilave edilmeli:

9- Tenkit yerine 1kg şefkat

10- Zan yerine 3kg ilim

11- Şikâyet yerine 1 paket dua ve zikir, bu da aşureye güzel rehasını verir

“Malzemelerin, ateşin, karıştırmanın ve sürenin ayarına dikkat edilmelidir. Tüm çalışmalarımız birer aşure gibidir, yapacağımız daha çok aşure var!” diyerek Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkan Yardımcısı Gazi Kılıçparlar’ı HİCRET konulu sunumu için kürsüye davet etti.

Gazi Kılıçparlar konuşmasının satır başları şöyle:

Rabb’e dua etmek akl-ı selimin yoludur ve rüşdün göstergesidir. Kulluk sahamız imtihan sahamızdır ve bu saha içerisinde olduğumuz sürece sürekli dua etmemiz gerekir.

Fetih ya da Yasin suresini bir kez bile okuyup Rabbim bana ne demiş diye merak etmeyen insanlar bu surelerin üzerlerine okunduğu kalem ve pirinç tanelerine güveniyorlar, bu ne işe yarayacak…

Allah zamana dilimine yemin ediyor çünkü zaman Allah’a yaklaşmak için insan verilmiş sermayedir.

Takvim bir kültürün izahıdır. Hz İsa ile şüphesiz bir sorunumuz olamaz ama Miladi takvim bozulmuş Hıristiyanlığın temsilcisi kilisenin belirlediği bir takvimdir. Batı’nın ortaçağ karanlığı dediği dönemler bizim en aydınlık tarihlerimizdir. Bu dönem vahiyle tanıştığımız, Bakara suresini, Maide suresini tanıdığımız dönemlerdir.

Hicret İslami Davet’in her koşulda devam etmesinin arayışıdır.

Nebi a.s. evinin etrafı silahlı düşmanlarla çevriliyken Yasin Suresi’ni okuyarak evinden çıkıp gitmiştir. Çıkarken düşmanlarına teslim etmek üzere Hz Ali’ye emanetlerini teslim etmiştir. Geride emanetlerimizi bırakacak bir nesil inşa etmediysek hicretin hiçbir yerinde değiliz demektir.

Tevekkül, hiçbir hazırlık yapmadan, gerekli önlemleri almadan, tüm sorumluluğu Allah’a havale etmek demek değildir. Nebi a.s. hicreti ince ince planlamış, sahabeyi ayrı ayrı görevlerle görevlendirmiş ve en küçük noktasına kadar organize etmiştir. Hicret programlı ve planlı hareket etmenin adıdır. Hicret Nebi a.s.’ın yapmış olduğu en sağlam işlerden biridir.

Sorumluluklarımızı kuşanmalıyız. Bir küçük sohbete davet ediyorsunuz, insanlar işim var gelemem diyor, bizler boş adamlarız o yüzden mi buralara geliyoruz? Herhangi bir hayrı istiyorsanız onun için önce azmetmeniz gerekir.

Kim gerektiği zaman Allah uğruna mekânını terk eder, evinden çıkarsa genişlik bulur.

Bir hadisin işaret ettiği üzere Muhacir Allah’ın haram kıldığı şeylerden uzaklaşan kişidir. Terk ettiğimiz her yasak bizi muhacir kılar.

Sadece aşurenin muhaciri olmayalım, Kur’an’ın muhaciri olalım. Bir yerlere sadece aşure yemeye değil manevi beslenme için gidebilelim…    

HABER – KÖRFEZ, PAYAS