Koordinasyon Kurulu Başkanımız İle Röportaj

0
146

Milat Gazetesi 28 Şubat sürecinde bir gece baskını ile evinden alınan ve cezaevine konulan Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir ile bir roportaj yaptı.

28 Şubat sürecinde bir gece baskını ile evinden alınan ve cezaevine konulan Bülbülzade Vakfı Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, benzer süreçlerin tekrar yaşanmaması için “Zulüm edilmeyecek kadar güçlü olmayız, birlikte hareket etmeliyiz” çağrısı yaptı.

28 ŞUBAT sürecinde bir gece baskını ile evinden alınan ve cezaevine konulan Bülbülzade Vakfı Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir,
“Yaşadıklarımı bir mağduriyet saymıyorum, mağduriyet sayarsam bütün bir süreci kabul etmiş olurum. Bu anlamda mağdur tabirini reddediyorum. Benim ve arkadaşlarımın bir derdi ve davası var. Bu mücadeleyi sürdürürken başımıza gelenler mağduriyet değil, bir imtihan ve mücadele serüvenidir” dedi.

İşkence arası polislerle cemaat halinde namaz kıldık

“Aliya İzzetbegoviç “Sizin zayıf olmanız komşunuza zulümdür” der. Siz zayıf olursanız komşunuz sizi ezebilir. Bu açıdan zulüm edilmeyecek kadar güçlü olmalıyız” diyen Aldemir, “Neden darbeler hep İslam Dünyası’nda gerçekleşir?” şeklinde soru sorarak “Bizler kendi durumumuzu, pozisyonumuzu belirlemeliyiz? Geçmişte her camia, iktidar mücadelesine girişti. 28 Şubat Süreci gösterdi ki ülkenin büyük çoğunluğu Müslüman, süreci planlayan ve yürütenler ise bir grup azınlık” diye konuştu. “Bu gün asker hesap veriyor. Ama iş adamı, polisler, bürokratlar, dönemin siyasi aktörleri hâlâ hesap vermiyorlar” diyen Aldemir, “Polisler bize işkence ettiklerinde sizi temizleyip, düzeltip, topluma kazandıracağız diyorlardı. Güya zararlı yönlerimizi düzelteceklerdi. Bu işkenceleri yapan polis memurları ise -maalesef- muhafazakârlardı” dedi.
Tutukluluk günlerinden örnek veren Aldemir, “İşkence arasında üst düzey bir emniyet amiri geldi, polislere ‘namaz kıldınız mı?’ diye sordu. Kendileri imam olmak istemediler. Bizim daha iyi yapacağımızı söylediler. Polislerle cemaat halinde namaz kıldık. Namaz sonunda polisler sordular ‘bize beddua mı ettiniz?’ diye. ‘Hayır’ dedik. ‘Siz de Müslüman, biz de Müslümanız… Ama siz, bize işkence ediyorsunuz. Allah bu çelişkimizi ortadan kaldırsın’ diye dua ettik.” şeklinde cevap verdik” dedi.

Bunu bile yapmışlar

28 Şubat sürecinde Vakıf, radyo ve şirketlerine el konulduğunu vurgulayan Aldemir, “Dershanemiz öğrencileri tek tek aranarak tehdit edilip dershanemizden kayıtlarını aldırdılar. Hatta o süreçte el konulan ehliyetimiz de satılmış. Ehliyetimizin satılmasından dolayı alkollü araç kullanmaktan gıyabımızda yargılanıp ceza almışız. Bunu da bir yol denetiminde öğrendik. İki yıllık bir hukuk mücadelesinden sonra halklılığımız ortaya çıktı. İki polis ise açığa alındı” diye konuştu.

“Cezaevinde de boş durmadık”

“54 duruşmadır hâlâ Adana’da yargılanıyoruz. Gerekçe ise bir hukuk garabeti: Yanlış yapmaya meyilliymişiz, 10 yıl sonra suç işleyebilirmişiz” diyen Aldemir, “Biz ceza evindeyken bir hukuk garabeti daha başımıza geldi. “Cezaevinde de suç işlemiş kişiler” ile aynı koğuşa konulduk. Hamd olsun orda da boş durmadık. “İlk defa Kur’an okuyan insanları yakından gördük, onlara dokunduk, diyen âdî suçlardan dolayı yatan, eroinman olan mahkûmlar gördük. Mahkûmlar Hz. İbrahim Kıssası’nı kast ederek hele bize İbrahim ağabeyi bir daha anlat diyorlardı.’ “ dedi.

Bu çağrıya dikkat!

Kamuoyuna ise Aldemir, “Birlik beraberliğimizi korumak için gayretli olmalıyız. Geçmişi konuşurken bugünü, yarını kaçırmamalıyız. Ortadoğu’da görüyoruz. Birileri yıkılıyor… Tamam, doğru. Ama daha önemli olan şu: Yerlerine ne konuluyor.”
“Milletin inancıyla, değerleriyle, kültürüyle uyumlu bir sözleşme imzalamalıyız. Dünü unutmadan yarını şekillendirmeliyiz” çağrısı yaptı.

Milat Gazetesi