Kardeşime Mektup – (İshak Kanmaz)

0
188

Seni vakıfta çoğu zaman ya insanlara hizmet ederken ya da kitap okurken görürdüm. Ve derdim ki; neden bu kadar kitap okuyan birisi bize bir şeyler anlatmıyor? Demek ki anlatmak için o günü bekledin; 15 Temmuz’u…

Bismillahirrahmanirrahim

Diriliş muştusunun güzel insanı Şehit Ramazan Kardeşime;

Dünyanın kirinden arınıp gittin. Karanlığın kalleş bekçilerinin kurşunları alıp götürdü seni bizden. Yaşamında kimseyi kırmadan, üzmeden, kimseye yüzünü ekşitmeden mütevazı duruşunla bizi sarıp sarmaladın ve öylece gittin. Eminim ki yeryüzünün bütün çiçeklerinin kokusu sarsa da dört bir yanımızı yine de senin bıraktığın koku bir başka.

Okuduğun nice kitabın son noktasını şehadetinle koydun. Çok konuşmayan, işine odaklanan ve susarak yaşayan biriydin. Öyle modern söylemlerin de yoktu, çoğu şeyi duruşunla, yaşamınla anlatıyordun. Yolumuzun en karanlık noktasına şehadetinle şafağın aydınlığını ekledin.

Seni vakıfta çoğu zaman ya insanlara hizmet ederken ya da kitap okurken görürdüm. Ve derdim ki; neden bu kadar kitap okuyan birisi bize bir şeyler anlatmıyor? Demek ki anlatmak için o günü bekledin. 15 Temmuz’u… Anlattın ve gittin. Yüreğimizi kanattın, gözlerimizden yanağımıza tesbih taneleri gibi akan yaşları dizdin.

Ellerimiz titredi, dişlerimiz sızladı, bir yürüyüş eyledin karanlıklardan şafağa doğru ve geriye aydınlığı bıraktın. Geleceğimizi karatmak isteyen hainlere karşı göğsünü siper ettin. Kanınla tıpkı diğer şehitler gibi tarihe not düştün. Hayatın iman ve cihad olduğunu bizlere miras bıraktın.

Sana yapılanları hazmedemedik, tıpkı diğer şehit kardeşlerine yapılanlar gibi. İhanetin hain kulları sana kıydılar. Bizden o derin bakışlarını aldılar, o engin gülümsemeni ve sıcacık yüreğini. Biliyorum sensiz vakfın her köşesine ıssızlık çökecek, çayların tadı eksik, yediğimiz yemekler yavan olacak. Ve Fatih semti senin gibi bir yiğitten mahrum yaşayacak. Biliyorum artık sen yeryüzünün ulu çınarlarındansın. Tarihi öylece kucaklayan ve  geçmişten geleceğe köprü olan. Rüzgârları kucaklayıp dağıtacak, güneşe gölge olacaksın.

Ey Anadolu’nun kavruk toprak kokulu insanı!

Yokluğunda anladık ki, yüreğin Anadolu kadar büyükmüş. Tevazun Ağrı Dağı kadar yüce, öfken Karadeniz kadar azgın, küfre ve hainlere karşı… Biliyorum artık bundan sonra şafaklar sensiz olacak, bayramlar sensiz. Alıp verdiğin nefesle ısıtamayacaksın kara kış günlerini, ama olsun dostum. Şehadetin varlığımıza güç katacak. Bir umut olacaksın. Ümitleri yeşerteceksin, çünkü sen bu ülkenin ve ümmetin geleceği için kendini feda ettin. Doğmamış çocukların geleceğine umut oldun.

  Ey Anadolu’nun kavruk toprak kokulu insanı!

Sensizlik her yanımızı acıtsa da, bakışlarımızı toprağa gömsek de, önümüze getirip engin ufukları koydun ve ufka bakmayı öğrettin, kardeşliği, dostluğu, fedakârlığı ve diğergamlığı getirip avuçlarımıza bıraktın.

Bir şairin dediği gibi “Yaşayamadıklarımızı yaşanabilir kılmak” için savaşılması gerektiğini bizlere öğrettin. Bundan sonra her sabah kapımızı her açışımızda sensiz bir dünyaya adım atıp, bir dost elinin sıcaklığından mahrum kalacağız. Senin gidişinle üzerimize bir ıssızlık çöktü. Milyonların yaşadığı şehirde kendimizi yalnız hissettik. Bu dünyanın yabancısı olduğumuzu bize tekrar hatırlattın.

Kardeşim seni toprağa bir olarak gömdük, inanıyorum ki binlerce Ramazan olarak yeşereceksin. Söylemek isteyip de söyleyemediklerini nice Ramazanlar birer birer söyleyecekler.

Ruhun şad olsun.

ALLAH şehadetini kabul etsin.

Kardeşim Ramazan. 

———————————-

İshak Kanmaz

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI