İzzet ve Onur Meşruiyeti Olanlara Aittir

0
91

Haklı bir tutum ve sözün, kelebek etkisiyle nice dönüşümleri domine edeceği bilinciyle ve imanıyla tarih huzurunda görevimizi yapmak istiyoruz.

Basına ve Kamuoyuna

Anadolu Platformu olarak, 3 temmuz 2013 tarihinde Mısır’da askeri oligarşinin diğer oligarşik unsurları yanlarına alarak Batıyla birlikte planladıkları askeri darbe çerçevesinde görüşlerimizi kendi kamuoyumuzla, Mısır kamuoyuyla, Ortadoğu’yla ve dünya kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Haklı bir tutum ve sözün, kelebek etkisiyle nice dönüşümleri domine edeceği bilinciyle ve imanıyla tarih huzurunda görevimizi yapmak istiyoruz.

Bu askeri müdahale 25 Ocak Mısır devriminin tarihi kazanımlarına karşı yapılmış bir darbedir.

Bu, darbelerin artık tarihe karıştığını iddia edenler tarafından bizzat ve haince organize edilerek Mısırdaki siyasal İslam’ın kalbine saplanmaya çalışılan bir hançerdir.

Tankları gayrı hukuki olarak meşru bir yönetimin üzerine sürmek teröristçe bir eylemdir.

Mısır halkının adalet, özgürlük, demokrasi ve refah mücadelesi, demokratik kurum ve mekanizmaların işletilmesi suretiyle hayata geçirilmesi yerine  terör yöntemi tercih edilmiştir.

Mısır’da halkın arzusuyla gerçekleşen demokratik kurumların zaman kaybedilmeden tekrar topluma ve toplumun meşru temsilcilerine devredilmesi gerekmektedir.

En kısa zamanda bu askeri operasyona katılan kurumların tamamı lağvedilmelidir.

Darbeciler tasfiyesi tam anlamıyla gerçekleştikten sonra serbest ve adil seçimlerin yapılması ve demokratik mekanizmaların işletilmesi Mısır’ın siyasi istikrarı ve toplumsal barışı için artık bir zorunluluktur.

Cuntacılarca, Cumhurbaşkanı Mursi ve Başbakan Hişam Kandil dahil olmak üzere siyasilerin keyfi olarak tutuklanması yahut ev hapsinde tutulmasını lanetliyoruz.

İzzet ve onur sadece meşruiyeti olanlara aittir.

Gözaltına alınan yöneticiler bir an önce serbest bırakılmalıdır.

Seçimle işbaşına gelmiş bir Cumhurbaşkanı’nın ve diğer yöneticilerin ekranlara da yansıyan görüntülerde görüldüğü gibi maruz kaldığı muamelenin herhangi bir demokratik kültür içinde yeri yoktur.

Olsa olsa despotizmin ve diktatörlük sisteminin en önemli göstergesi olur.

Geçiş yönetimi tamamen gayrı meşrudur, toplum üzerinde herhangi bir tasarruf hakkına sahip değildir.

Hürriyet ve Adalet Partisi şiddet ve çatışmaya davet edilmekte, tahrik ve tertibe tabi tutularak meşruiyet kaybı yaşanmasına çalışılmaktadır.

25 Ocak Devrimi, onurlu bir devrimdir.

Bu devrimin kazanımlarını korumak bütün Mısırlıların temel önceliğidir.

Devrim mekanizmaları kendi sorunlarını çözebilecek kapasiteye sahiptirler.

Arapların veya Müslümanların demokrasiyle yönetilemeyeceği ve bunu hak etmedikleri gibi saplantıları toptan reddediyoruz.

Her halk kendi özgür iradesiyle kendi yöneticilerini seçme hakkına sahiptir, Mısır’da da sadece bu olmuştur.

Darbeye maruz kalan yönetim demokratik ve uluslararası bütün kurallara uygun bir şekilde iktidara gelmiştir.

Sandıktan çıkmıştır.

Halkın bağrından kopmuştur.

Mısır halkı; bütün renkleriyle, inanç farklılıkları ve etnik kimlikleriyle birlikte bize kardeştir.

Mısır halkının tercihi Türkiye toplumun tercihidir.

Mısır için iyi olan Türkiye içinde iyidir.

Müslümanlar bir ümmettir.

İnsanlık bir ümmettir.

Mısır toplumu en kısa zamanda Tahrir meydanını her zamankinden daha kalabalık şekilde doldurarak darbecilere kalıcı bir ders vermelidir.

İslam topraklarında Sykes Picot düzeninin yıkımı behemehal gerçekleşecektir.

Bu Ortadoğu toplumlarının onurudur. Mısırın özgürlüğünün adıdır.

Ortadoğu halkları kendi iradeleri tarafından yönlendirilinceye ve deniz aşırı unsurları ve Avrasya blokunu topraklarından atıncaya kadar mücadeleye devam edecektir.

Batılılar ve cuntacılar Arap Baharı’nı Arap Kışı’na döndüremeyecekler.

Biz bu onurlu mücadele de onlarla birlikte olacağız.

Kardeşlerimize ellerimizden gelen her türlü desteği vereceğiz.

Onlar Allahın nurunu darbelerle söndürmek istiyorlar.

Onlar gayrı meşru düzenlerini sürdürmeye muvaffak olamayacaklar.

Ortadoğu’nun sosyolojisi onları kendi tuzaklarında yok edecektir.

Biz, bugün yarın ve ebediyete kadar Mısır’ın ve Mısır halkının yanında olmaya devam edeceğiz.

Muhammed Buazizi’nin ardından gerçekleşen haysiyet devrimlerinin ve 25 Ocak Mısır Devrimi’nin kazanımlarının korunması konusunda ne adım varsa atacağız.

Onlar bizi en iyi bildiğimiz şeylere mahkûm ederek korkutmak istiyorlar.

Bizler güçlenerek, tabana daha çok yayılarak ve Müslüman Demokrasi yönündeki eksiklerimizi gidererek terk ettiğimiz alanlara yeniden geleceğiz.