İyilik-Der’in amaçları, projeleri ve çalışma alanı

0
131

Üye Kuruluşumuz İyilik-Der’in Başkanı İbrahim Bahar Bey ile yapılan Özgün İrade imzalı roportajı ilginize sunuyoruz

İyilik-Der Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Bahar’la, geçtiğimiz günlerde yeniden kurumsallaşma ve açılım sürecine giren,  yardım kuruluşu İyilik-Der’in amaçları, projeleri, çalışma alanı hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.   Özgün İrade

 Özgün İrade: İslami çevrelerde birçok yardım kuruluşu var. Bunlara İyilik-Der bir yenisi olarak eklendi. İyilik-Der’i kurmaktaki amacınız neydi?

İbrahim Bahar: Biz 1970’lerden bu yana çalışma yapan bir camiayız. Bu camianın şimdiye kadar gerek yardım gerekse diğer konularda uzun süreli çalışmaları var. Kırk yıllık bir çalışma periyodu bulunuyor. Anadolu Platformu’nun yurtiçi ve yurtdışı faaliyetleri, yardımları olmuştur. Bu çerçevede Suriye meselesinin bir kırılma noktası olduğunu söyleyebilirim. Suriye’yle ilgili faaliyetlerin sınırda, çok yoğun ve iç içe olması bizi bazı şeylere zorladı. Derneklerimizin yardım için ayrı ayrı çok büyük zaman harcıyor olmaları, yeni bir oluşum ihtiyacını doğurdu. Daha koordineli çalışma ve yardımlarla ihtiyaçları hem mekân hem de zaman itibariyle denkleştirme zorunluluğu belirdi.

Böylesi bir durumda köprü vazifesini devam ettirmek, vicdanları harekete geçirmek adına güzel bir organizasyon olacağını düşünüyoruz. Kardeşlik hukuku içerisinde yardımlaşarak bu işi daha etkili ve verimli bir şekilde devam ettirebileceğimize inanıyoruz. Tabi yardım kuruluşları bir aracıdır, birilerinden alıp doğru yerlere ulaştırmanın aracıdır. Baktık ki alan çok, yardıma muhtaç olan çok, yardım etmek isteyen insan çok… Baktığımızda boşlukların olduğunu gördük. Hatta İyilik-Der gibi derneklerden on tane daha kurulsa hem bizim camiamızda hem de diğer yerlerde çalışabilecekleri alanlar, uzanabileceği yerler var. O nedenle bu yardımlarımızı organize biçimde bir araya toplayalım, tecrübelerimizi buraya aktaralım; bütün vakıflarımız, derneklerimiz bunlarla uğraşarak bir kürekten iki kişinin tutması gibi verimsizlikler ortaya çıkmasın istedik. Anadolu Platformu’na elliye yakın dernek bağlı, o bir üst kuruluştur. Biz sadece Anadolu Platformu’nun yardım kuruluşu olmayacağız, bunu da belirtmek isterim. Bir ihtiyaç hâsıl oldu, bu ihtiyaca binaen biz de varolan bir derneğimizi faaliyete geçirmiş olduk; yönetimi değişti, asli görevine döndü. Biliyorsunuz bugüne kadar kardeş kuruluşlar eliyle yurtdışına yardım götürüyorduk, önümüzdeki dönemde de yine herkesle irtibatımızı çok güzel bir şekilde sürdürmeye gayret edeceğiz, ayrışmamız asla düşünülemez.

Özgün İrade: İyilik-Der’in diğer yardım kuruluşlarından farkı ne olacak? Planlanan projeler arasında neler var?

İbrahim Bahar: Planladığımız farkındalıklar olacak. Biz aslında eğitim ağırlıklı, insanı hayata kazanma ağırlıklı çalışma yapan bir topluluğuz. Meseleyi sadece maddi yardım olmaktan çıkarıp, yardıma muhtaç insanların tüm işleriyle ilgilenip, onları kendi ayakları üzerlerinde durmaları noktasında bir çalışma yapmayı planlıyoruz. Var olan çalışmalarımızdan yetim çalışmasıyla alakalı farklılığımız var. Biz bir yetimin cebine para koymaktan ziyade, onun tüm ihtiyaçlarıyla, aile edinmesi, okulu, çevresi, hayata tutunması, daha iyi bir yaşama kavuşması anlamında çalışmalarımız olacak. Diğer ağırlığımız öğrenciler üzerine olacak. Örneğin “bir öğrenci de sen okut” gibi, maddi yetersizlik yüzünden eğitimini sürdüremeyen öğrencilerin ihtiyacına yönelik bir çalışmamız var. Diğer bir faklılık olarak çeşitli afetler durumunda, bizatihi yardımları yerine ulaştırmada farklı bir sistem oluşturmaya çalışıyoruz. Bugün Suriye’de yaptığımız gibi, daha yeni bir kampanyamız oldu, onu belirtmek isterim. Yedi araçlık bir konvoyu Suriye’ye gönderdik, gönderimiz de yerinde dağıtım şeklinde olmuştur. Dediğim gibi, farkındalıklarımız sadece bir maddi yardımda bulunmaktan ziyade, o insanların hayata tutunup adapte olmaları, afete uğrayan insanların da kalıcı çözüme ulaşmalarını amaçlıyoruz. Beceri kazandırma, çalışma imkânı olanlara gerekirse iş bulma, sürekli sadaka verir gibi yardım götürmekten ziyade onları hayata bağlama gibi bir düşüncemiz var.

 

Özgün İrade: Faaliyetler sadece yurtiçinde mi olacak, yoksa yurtdışı faaliyetleri de olacak mı İyilik-Der’in?

İbrahim Bahar: Hem yurtiçi hem de yurtdışı faaliyetlerimiz olacak. Zaten geçmişte yurtdışında da faaliyetlerimiz oldu, hem kardeş kuruluşlarla hem de camia olarak, Afganistan’dan Bosna’ya kadar. Tabi o zamanki şartlar çok iyi değildi. Zaten Suriye’ye de iki yıldır bilfiil yardım ediyoruz. Önceliğimiz yurtiçi olmak kaydıyla dünyanın her tarafındaki mazlum ve yardıma muhtaç insanlara ulaşmaya çalışacağız. Bu kadar vakıf ve derneğin ulaşabildiği bir sürü yer var, camia olarak birçok yere ulaşabiliyoruz. İnsan onurunun çiğnendiği, zulmün olduğu yerlerde var olmaya devam edeceğiz.

Ramazan dolayısıyla tekrar kampanyalarımız olacak. Suriye’ye yardımımız sürekli olarak devam edecek, yetim çalışmalarımız devam edecek. Tabi özel olarak sınır bölgelerinde olduğumuz için yaralılar ve hastalarla ilgili çalışmalarımız var. Bu yaralılar Antep, Kilis, Reyhanlı gibi yörelere geliyorlar. Hatta yaralı geldikleri için kullandıkları elbiseler hastanede yırtılıyor, parçalanıyor, bu sebeple çıplak kalan insanlara şahit olduk. Mesela biz bir çanta dağıtma kampanyası yaptık, içinde pijaması, havlusu, diş fırçası olan… “Bizim tek formumuz şu, sadece şunu yapıyoruz” diye bir şey yok, ihtiyaca göre lokal çalışmalarımız olacak. Veren el ve alan el olarak herkese ulaşmayı düşünüyoruz. Bir camianın yardım kuruluşu değil, tüm dünyaya hitap eden bir yardım kuruluşu olacağız.

Özgün İrade: Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz…

İbrahim Bahar: Ben teşekkür ederim. Bu vesileyle mazlumun ve mağdurun yanında olan dostlarımızla hayır yolunda yarışacağımıza ve böylece daha adil bir dünyanın oluşumuna katkıda bulunacağımıza inanıyorum.

Özgün İrade dergisi Temmuz 2013 Sayısı