Ana Sayfa Yazarlar Ömer Faruk Söyler İşte Bizim Hikayemiz – (Ömer Faruk Söyler)

İşte Bizim Hikayemiz – (Ömer Faruk Söyler)

0
İşte Bizim Hikayemiz – (Ömer Faruk Söyler)

İşte Bizim Hikayemiz

Bir güneşti gördüğüm dağlar ardında

Uzanıp gittiğim yollar ateşti sanki

Tuttuğum ellerde dostluk saklı bağrımda

Yürüyüp gittiğim yollar ateşti sanki.

Bir volkandı içimizde coşan nehirler

Coştukça umutlar hep taşardı sanki

Ne oldu bize güneşe neden doğmuyor

Uzun uzak gecelerde sabah olmuyor.

İşte bizim hikâyemiz hep böyle gider

Umutlar hep gecelerde yol olur gider

İşte bizim hikâyemiz burada biter

Aydınlıklar karanlıkta yol olur gider

Ahmet Kaya

***

Yanağını okşadığın yetim çocuk,

Elini öptüğün yaşlı nine,

İftar sofrasına oturduğun fakir aile,

Çayını içtiğin taksici,

Hasta yatağında ziyaret ettiğin yaşlı amca,

Mezunu olmakla her zaman iftihar ettiğin İmam-Hatipli,

Öğrenim haklarını iade ettiğin Meslek Liseli genç,

Üniversite kapısından döndürülen, resmi kurumlarda çalıştırılmayan başörtülü,

Çocuklarının sağlıklı bir dini eğitim almasını isteyen anne ve baba,

Cuma namazı kıldığı için sorgulanan ve ordudan atılan subay,

Eşi başörtülü olduğu için bir üst göreve atanamayan bürokrat,

Cezaevlerinde her türlü zulme ve işkenceye maruz kalan mahkûm,

Darbe süreçlerinde mağdur edilen, ötekileştirilen, işkencelerden geçirilen ve tek suçu vatanını sevmek olan masum gençler,

Çocukları güven içerisinde vatani görevlerini yapan anne ve babalar,

Çocuklarını dağlarda kirli bir savaşta kaybetmek istemeyen anneler,

Büyük bir titizlikle yürütülen çözüm süreci çalışmaları nedeniyle Kürtler,

Kürtçe konuşturulmadığı için cezaevindeki çocuğuyla iletişim kuramayan anneler,

Bugüne kadar kimliklerini gizlemek zorunda kalan ve Alevi açılımına destek veren Aleviler,

Malvarlıkları ve hakları iade edilen azınlıklar,

Eski Türkiye’nin despot rejiminin mağdur ettiği, dışladığı, hor gördüğü, işkence ettiği toplumun değişik kesimlerinden herkes,

Daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi isteyen herkes;

“Yetkilerini millete karşı değil, millet için kullanan bir cumhurbaşkanı” istiyor.

Haksızlıklar ve zulümler karşısında dik durup eğilmediğin için bu halk seni çok sevdi.

Gücünü milletten aldığın ve yerli olduğun için başarılı oldun.

Senin hikâyen aslında bizim, hepimizin hikâyesi.

Yeni Türkiye’nin hikâyesi.

10 Ağustos’ta “Yeni Türkiye’nin İnşası” için sandığa gideceğiz ama o “Yeni Türkiye”, dünyadaki diğer Müslümanlar ve mazlumlar için kurtuluş ve ümit ışığı olacak.

10 Ağustos’ta günlerdir İsrail’in bombardımanı altında olan Gazze için de tercihimizi yapmış olacağız.

Bosna, Filistin, Mısır, Suriye, Irak gibi ülkelerin mazlum halklarının kurtuluşu da 10 Ağustos’ta yapacağımız tercihle birebir ilintili olacak.

Erdoğan Çankaya’ya çıkarsa Mısır’da Muhammed Mursi kazanmış, darbeci Sisi kaybetmiş olur.

Erdoğan cumhurbaşkanı olursa, Abdülhamit’in ruhu şad olur, Adnan Menderes’in ruhu huzur bulur, Erbakan Hocanın davası devam eder.

Erdoğan Çankaya’ya çıkarsa, devlete kumpas kuran, meşru iktidarı devirmek için kirli tezgâhlar tertipleyen, sağır odalarda dinlemeler gerçekleştiren, MİT tırlarına operasyon çeken ve yakın bir zamana kadar bizden, sureti haktan görünen karanlık güç odakları kaybetmiş olur.

Erdoğan cumhurbaşkanı olursa, IŞİD ve Taliban belasını Müslümanların başına musallat eden küresel oyun kurucular kaybetmiş olur.

Davası, inancı ve vizyonu olan Erdoğan cumhurbaşkanı olursa Türkiye kazanır, Müslüman ülkeler kazanır, insanlık kazanır, kısaca dünya kazanır.

Bir tarafta milletin adayları Erdoğan ve Demirtaş, diğer tarafta vesayetçi düzenin devamını isteyenlerin adayı İhsanoğlu.

Milli iradenin adayı mı, vesayet özlemcilerinin adayı mı kazanacak göreceğiz.

10 Ağustosta halkımız vesayet düzenine son vermek için sandığa gidecektir.

Ve zafer; “Halk ve Hakk Bize Yeter” diyenlerin olacaktı

 

———————————-

Ömer Faruk Söyler

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI