İslam Dünyasını Saran Şiddet Sarmalı ve Durum Tespiti

0
74

Kanaat Önderleri ve Alimler İnisiyatifi Çalıştayının ilk günü açılış ve tanışmanın ardından ilk gün oturumu “İslam Dünyasını Saran Şiddet Sarmalı ve Durum Tespiti” başlıklı oturumla devam etti.

Ülkemizin tüm bölgelerinden 80 civarında alim ve akademisyenin katıldığı çalıştayda “İslam Dünyasını Saran Şiddet Sarmalı ve Durum Tespiti” konusu müzakere edildi. Konu hakkında alimler çeşitli tespitlerde bulundu. Alimlerin görüşleri şu şekilde özetlenebilir;

 – İslam dünyasının bu durumda olmasının en büyük sebebi fikir birliğinin olmaması ve fikri düzeydeki kısırlaşmadır. Bugün yaşadığımız sorunlarla ilgili çözüm önerilerimiz, düşüncelerimiz yok.

– Ümmetin bu şiddet sarmalına düşmesinde medreselerin, ilim kurumlarının nasıl bir hatası oldu? Neden toplum ulemalara destek vermiyor? Müslüman halklar itilafların değil, ittifakların yaşanmasını istiyor. Bunları iyi analiz etmemiz gerekir.

– Bizim gücümüzün azlığı ne düşmanımızın çok güçlü olmasındandır ne de bizim güçsüzlüğümüzdendir. En büyük sebep bizim dağınıklığımızdır, aramızdaki tefrikalardır. Bu tefrikaları kaldıracak ulemanın eksikliğidir.

– Ulemanın bir araya gelmesi lazım. Medreselerde evden kaçan öğrencilere ders vermektense köy köy kasaba kasaba dolaşarak halkla kucaklaşmalıyız.

– Medrese sorununu ümmetten ayıramayız. Sahih bilgi ile kuşanmak zorundayız. Bize ait bir bakış açısı olması lazım. Hayatı yeniden fıkıh etmemiz lazım. Hikmetle olaylara bakmamız lazım. Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmamalıyız.

– Medreselerde akaid en son kitap olarak okutuluyor. Bugün İslam’a mal edilen şiddetin kaynağı budur. Biz Müslümanlar hep savunma durumunda kalmayı tercih ediyoruz.

– Güzel şeyler yazıyoruz. Fakat onlarla yola çıktığımızda hakikati anlatan kişilerin olmadığını fark ediyoruz. İslam cemaat dinidir. Tüm ümmet bir cemaattir.

– ‘Şiddetin kaynağı dindir’ denildi. Bir takım hadisler, bağlamından koparıldı. Amel ile uğraşanlar itikadı önemsemedi. Bugün tekfir yüzünden karşı karşıya geldik. Ne zaman kardeşlik duygusuyla hareket edersek sorunların çözüleceğini göreceğiz.

– Özünde meşru ve mübah olan bir şeyi zarar veren bir şey olarak görmemek gerek. İslam alimleri cemaate bağlı olmalıdır. İlim ve ticaret iki kız kardeş gibidir. İkisine de birden sahip olunmaz.

– Sorunu sadece medreselere yüklenmemek lazım. İlahiyatların durumu da içler acısıdır. Adaleti uygulayabilirsek, bağımsız olarak dini anlatabilirsek toplumda kendimize yer bulabiliriz.

– Siyasi otorite ile ilmi otoriteyi kaybetmiş durumdayız. İŞİD’i ortaya çıkaran şey Irak’taki şiddettir. Bunların sorumlusu emperyalistlerdir. İçtihatlar ortaya koyabilmeliyiz. Ne kadar ulemamız var bunu sorgulamamız lazım.

Birinci oturumun ardından yemek ve namaz molası verildi. Ardından ikinci oturum olan Türkiye’de etnik ayrışma, Kürt sorunu ve İslam kardeşliği kapsamında “Alim inisiyatifi” ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Ardından yapılan akşam oturumunda ise “Değişim Sürecinde Âlimlerin ve Kanaat Önderlerinin Rolü ve Din Eğitimi” (üniversitelerde, medreselerde, ortaöğretimde ve kuran kurslarında) müzakere edildi.

İlk gün programı, Dülükbaba Biyolojik Gölette yenen akşam yemeğinin ardından sona erdi.

Çalıştay ikinci gün yapılacak oturumun ardından açıklanacak sonuç bildirgesi ile sona erecek.