İslam dünyası, Filistin’in yardımını bekliyor! – (Hakan Albayrak)

0
148

1992-95 yıllarındaki Bosna-Hersek Savaşı’nın orta yerinde, efsanevi Ljljan (Zambak) dergisi, Boşnakların kitleler halinde katledilmesini dehşetle seyretmenin ötesine geçemeyen dünya kamuoyuna şöyle bir ‘kapak’ yapmıştı: “Dünya Bosna’nın yardımını bekliyor!” Filistin’deki durum da böyle…

İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’nın kapısına kurulan metal arama dedektörlerini kaldırmaya karar vermiş…

İşgal rejiminin Kudüs’teki polis şefi (Yoram Ha-Levy) ve belediye sorumlusu (Nir Berekat), dedektörlerin kaldırılmasını müsbet karşılamış…

Haber doğruysa; bu, söz planında kalan uluslararası tepkilerden ziyade -belki de sadece- Filistinlilerin estirdiği yeni intifada rüzgarından mütevellit bir gelişme olsa gerek.

Bazı İsrailli güvenlik uzmanları, metal arama dedektörlerinin Filistinlileri kışkırtarak şiddeti beslediği uyarısında bulunuyordu.

***

Doğru, Kudüs’ün işgal altında olması ve Mescid-i Aksa’nın saldırıya uğraması sadece Filistinli kardeşlerimizin değil bütün Ümmet-i Muhammed’in meselesi.

Öyle olmasına öyle de, bu meseleyi çözmek için elini taşın altına koyanlar yine sadece Filistinliler oluyor.

Siyonist işgal rejiminin zulmüne canla başla direnerek yeni bir intifada rüzgârı estiriyor Filistinliler.

Ümmet-i Muhammed’in namusunu bir başlarına savunmak için öne atılıyorlar yine.

1992-95 yıllarındaki Bosna-Hersek Savaşı’nın orta yerinde, efsanevi Ljljan (Zambak) dergisi, Boşnakların kitleler halinde katledilmesini dehşetle seyretmenin ötesine geçemeyen dünya kamuoyuna şöyle bir ‘kapak’ yapmıştı: “Dünya Bosna’nın yardımını bekliyor!”

Filistin’deki durum da böyle.

Namusumuzun korunması için Filistinlilerin çıplak azmine bel bağlamış durumdayız.

***

Ne zaman bir intifada rüzgârı esse, ABD’li devrimci Marilyn Buck’ın 1988’de hapishanede yazdığı “A Story in Celebration Of the Intifada” (İntifada’nın Yıldönümü Münasebetiyle Bir Hikâye) şiirini hatırlarım:

İsrailoğullarından Davut, bir taşla devirdi Calut’u

Şaşkın şaşkın gülümsedi sonra

‘Ben küçücüğüm, o kocaman. Nasıl oldu bu?’

Ve Calut’un evine yerleşti İsrailoğulları

Onun ayakkabılarını giydiler

Onun sofrasında yediler

Zamanla Calut’a dönüştü onlar da

Açgözlülükle, arsızca, acımasızca

Saldırdılar zeytin bahçelerinin ve çölün kadîm halkına.

Unuttular hatırlamayı

Bir zamanlar küçük olduklarını.

Filistin’in çocukları fakat

Unutmuyorlar

Bir taşın sadece bir taş olmadığını

Yıkılan evlerinin enkazında

Bir füzeye dönüşüyor taş

Bir kurtuluş fırtınası koparıyor

Direnişin başladığını haykırarak.

***

Bir faydası yok, biliyorum, yine de mücahit Filistin halkının karşısında un ufak olduğumun bilinmesini isterim.

Karar Gazetesi

———————————-

Hakan Albayrak

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI