‘İslam Dünyası: Birliktelik Modeli ve Gelecek Perspektifi’ Yayımlandı

0
324

2018 yılında Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen “İslam Dünyası: Birliktelik Modeli ve Gelecek Perspektifi” başlıklı 13. Anadolu Buluşmaları Sempozyum tebliğleri Tire Kitap tarafından yayımlandı.

05-10 Ağustos 2018 yılında Afyonkarahisar’da yapılan ve “İslam Dünyası: Birliktelik Modeli ve Gelecek Perspektifi” üst başlığını taşıyan 13. Anadolu Buluşmaları Sempozyumu Tire Kitap tarafından yayımlandı.

Sempozyumda; bir açılış semineri, 6 oturum ve bir kapanış konuşması gerçekleşmiş; Türkiye’den ve farklı ülkelerden alanında uzman çok sayıda eğitimci, yazar, araştırmacı, akademisyen, kanaat ve hareket önderi tebliğ sunmuştu.

Tire Kitap, sempozyumda sunulan tebliğleri bir araya getirerek kitap olarak yayımladı ve okuyucunun istifadesine sundu.

Kitabın sunuş yazısı:

Anadolu Buluşmaları’nda önceki iki yılın, yani 2016 ve 2017 yıllarının konusu, İslam dünyasının temel ve güncel sorunlarıydı. Bu konu, çeşitli boyutlarıyla ele alınarak etraflıca irdelendi. Böylece İslam dünyasının pek çok sorununa dair genel bir farkındalığın oluşturulmasına katkı sağlandı.

“İslam Dünyasında Temel Sorunlar” üst başlığını taşıyan ve 2016 yılında düzenlenen 11. Anadolu Buluşması’nın alt başlığında “Şiddet, Mezhepçilik ve Darbeler” yer almaktaydı. Bahsedilen bu sorunların üstesinden gelebilmek için gerekli bilincin inşa edilmesi yolunda birtakım tespitler ve öneriler sunuldu.

Bu arayışın bir devamı olarak 2017 yılında düzenlenen 12. Anadolu Buluşması’nın konusu ise “İslam Dünyasında Güncel Sorunlar ve Çözümleri” başlığını taşımaktaydı. Bu sempozyumda da çağdaş İslam düşüncesinin kritiğinden modern dünyada ahlaklı olmaya, geçiş dönemi siyasetinden çağdaş İslami hareketlerin imkân ve sorunlarına kadar birtakım can alıcı sorunlar teşrih masasına yatırıldı.

Bu gündemlerin bir devamı ve tamamlayıcısı olarak 2018 yılındaki buluşmanın konusu ise “İslam Dünyası: Birliktelik Modeli ve Gelecek Perspektifi” olarak belirlendi. Daha önceki iki yılda yapılan tespitlerin artık somut çözüm önerilerine evrilmesi gereğinden hareket edildi. Sadece tespit yapmanın, tasvir etmenin, işarette bulunmanın hiçbir sorunu halletmediği biliniyor. Hayatımızda somut değişikliklere yol açacak adımların atılması gerekir. Bu sebeple 2018 yılının buluşmasında meselenin bu boyutuna ağırlık verildi.

Hem yurt içi hem de yurt dışından gelen birbirinden değerli katılımcılar, konuyu farklı boyutlarıyla ele alarak önümüze yepyeni pencereler açtılar. İslam dünyasının daha etkin bir işbirliği içerisine girmesinin sadece Müslümanları değil, bütün insanlığı ilgilendi-ren bir boyutu olduğu belirgin biçimde ifade edildi. Müslümanların kurmayı arzu ettikleri bir sistem, dünyanın daha adil, daha barışçıl ve daha üretken olmasını sağlamayı hedeflemektedir. Böylesi bir dünyanın, egemen kapitalist sistemden rahatsız olan mil-yarlarca insanın beklentisi ve dileği olduğu da bir gerçektir.

Dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli birliktelikler oluşturulurken bunun gerisinde kalmak, birliktelikten yoksun yaşamak, mağlubiyeti kabul etmektir. İslam dünyasının sorunlarının kriz hâline dönüşmesi, hâlâ bütünleşmenin sağlanmamasından kaynaklanmaktadır. Öyleyse İslam dünyasının birliktelik yolunda somut adımlar atması gerekir.

İslam dünyası jeopolitik bir yalnızlığa itilmiş durumdadır. Küresel hegemonya tarafından en çok mağdur edilen kesim de İslam dünyasıdır. Mazlumların umut kaynağı, İslam dünyasının güçlenmesi ve bu yalnızlıktan kurtulması ile doğrudan ilgilidir.

Hiçbir ülkenin iç işlerine müdahale etmeden, kültürel özellikler dikkate alınarak, adalet duygusunu geliştirici, temel hak ve özgürlükleri zenginleştirici çalışmalar ısrarla yürütülmelidir. Bir simetri hastalığına tutulmuş gibi bütün Müslümanların bizimle aynı çizgide bulunmasını istemeye hakkımız yoktur. Çünkü yekpare ve homojen bir İslam dünyası oluşturmak mümkün değildir. İslam ülkeleri birliktelik modeli tek taraflı imtiyazlar normu taşımamalı, kazan-kazan formülüne dayanmalıdır.

Anadolu Buluşmaları’nda ortaya konulan entelektüel faaliyetler, sadece Türkiye’nin ve İslam dünyasının değil, aynı zamanda bütün dünyanın daha adil, barışçıl ve müreffeh olmasına katkı sağlayacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.