Islah Hareketinin ve Yemen’in yakın tarihi serüveni – (Turgay Aldemir)

0
106

İHH İnsani Yardım Vakfıyla ramazan ayında Yemen’e gittik. Yemen’de incelemelerde bulunmak ve yardım çalışmaları için oradaydık.

İHH İnsani Yardım Vakfıyla ramazan ayında Yemen’e gittik. Yemen’de incelemelerde bulunmak ve yardım çalışmaları için oradaydık. Yemen, Arapların atalarının yaşadığı oradan yayıldıkları bir coğrafya.

             Yemen’de bizi Islah Hareketi karşıladı. Hareketin yetkilileri, bizleri eyalet eyalet gezdirdiler. Bu vesile ile bölgelerarası geri kalmışlık ve kültürel farklılıkları yerinde görme fırsatımız oldu. Bölgelerarası etnik kimlik gelişmişlik ve mezhebî farklılıklar birbiriyle geçirgen ilişkilere sahip değil. Bu durum, olası ve olmakta olan iç çatışmalara zemin hazırlıyor. Aslında bu durum İslâm dünyasında genel bir sorun.

 Yemen’de siyasi İslami Islah hareketi temsil ediyor. Parlamentoda 300 milletvekili var.  60 âdeti Islah Hareketinin partisine ait. Ülkede, okur-yazar oranı % 60 civarında… 24 milyon nüfusu var, %80’i Sünni,  %20’si Zeydi. Ülkede, nüfusun iki katı silah bulunuyor.

Hükümetin, bir kesimi sürekli kollaması dolayısıyla silah bulundurmayı arttırıyor. Seçimlere genellikle hile karıştırıldığı söyleniyor. Az sayıda olan Selefiler ise genelde seçimi boykot ediyorlar. Selefiler modern her şeyi haram görüyor. Nüfusun % 2’ine tekabül ediyorlar. Ülkeyi 32 yıldır asker kökenli olan Ali Abdullah Salih yönetiyor


Abdullah Salih, uzun istikrarsızlıklardan sonra asker olarak devlet başkanlığına seçiliyor. 1990’da Güney Yemen ile Kuzey Yemen birleşiyor. 40 civarında partiler de bundan sonra kurulur. Islah Partisi bu dönemde kuruluyor. İlk seçim 1993’te yapılır. İlk seçimde Islah Partisi ikinci parti olur. Bir yıl süren koalisyondan sonra bu birleşmeden ülkeyi ele geçirmeyi planlayan sosyalistler, hükümetten çekilerek iç savaşı başlatır. Bu savaşta sosyalistler saf dışı edilir. Partileri yasaklanır ve liderleri yurt dışına kaçar. Yeni hükümet, Halkın Kongre Partisi ile Islah partisi arasında 1997’ye kadar sürer. 1996’da tekrardan ittifakla Abdullah Salih devlet başkanı seçilir. Ülkede en son seçimler 2003’te olur. Kongre partisi 220, Islah Partisi de 59 milletvekili kazanır. Normalde dört yılda bir yenilenecek olan seçimler sürekli erteleniyor. En son verilen seçim tarihi 2011.

Islah Hareketi 1943’te Hasan El Benna’nın girişimiyle kuruluyor. Ülkede 1948’de krallığa karşı devrim girişiminde bulunulur, bu girişim başarısızlıkla sonuçlanır. Islah Hareketi ülkede yasaklanır. 1962 devriminde yurt dışında olan İhvan, ülkeye geri dönüyor. Hareketin Yemen’deki kurucusu Abdullah bin Ahmar’dır. 1962 devrimine Cemal Abdurnasır da Yemen’i kontrol etmek için 60 bin asker göndererek destek olur.

Yemen halkı Mısır askerlerinin, topraklarında olmasını kabullenemez. 1967’de Nasır, Yemen’i ziyaret edip büyük bir kalabalığa hitap eder. Yemenlilere Mısır vari bir özgürlük vaat ediyor. Sonra kürsiye Islah Hareketinin lideri Şeyh Muhammed Mahmut Zübeyri çıkar ve kürsüde o büyük kalabalığa: “Yemen’in özgürleşmesi için tüm emeği geçenlere müteşekkir olduklarını söyler ve ondan sonra der ki: kim ne derse desin Yemen’in anayasası en kısa zamanda İslam olacak, Yemen halkı ve biz bunun gerçekleşmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Tekrardan insanlar Sana’dan Hadramud’a kadar hiçbir korku olmadan imanın emniyet ve güveni ile seyahat edecek, biz bunun için mücadele ettik ve edeceğiz” der.

Mısır askerleri, Zübeyriyi bir suikast sonucu şehit ederler. Yanında bulunan Zindani de yaralanır. Fakat Islah Hareketi ve Yemen halkı bu idealden vazgeçmez. Şu anda Yemen anayasası aşama aşama İslam’a göre şekillenmektedir. Islah Hareketi, imanın emniyet ve güvenini hayatın içine taşıma çabasında.

Yemen’de, Türkiye’deki İmam-hatip okullar tarzı 1976’dan 2001 yılı 11 Eylül tarihine kadar Islah Hareketinin kontrolünde devam eder. Bu okulların sayesinde Islah Hareketi yaygınlaşır. Bu okullar hareketin kontrolünde, ancak devlete bağlı çalışıyorlar.. Bu süreçte Islah Partisi merkezleri, aynı zamanda eğitim merkezleri olarak çalışıyor

 

 

Ülkede tarımdan devlet zekat alıyor. Petrol ve gazı devlet çıkarıyor. Yurt dışına bol miktarda gaz satılıyor. Yurtiçinde  23 $ olan gaz  20 yıllığına  3 $’dan Kore’ye satılmış durumda. Ülkeden altın çıkıyor, yurt dışına gönderiliyor. Bunun miktarından ve nasıl satıldığından kimsenin haberi yok.

Eyaletler arasında ki bu farklılıklar yönetime taşınmadığı için  merkezî hükümet bölgelere hakim olamıyor. Bu istikrarsızlık ortamı da bölgeleri iç çatışmalara sürüyor akabinde de bu durum dış güçlere davetiye çıkarıyor.

El-Kaide Yemen’in bu istikrarsız yapısında yer yer kendisine pozisyon buluyor. El-Kaide’nin üst düzey kadrosunun ve Ladin’in köken olarak Yemenli olması, Yemen içerisinde sempatiye yol açıyor. Ancak şu anda Yemen’de ciddi bir El-Kaide oluşumundan bahsetmek zor. Fakat buraya konuşlanacak bir A.B.D. gücü bölgede Kaide’yi ve Şii akımları güçlendirir. Bu oluşumlar arası çatışmayı da aktifleştirir. Dolayısıyla bölge hızla istikrarsızlığa sürüklenir. Bu istikrarsızlıkta bölgede Amerikanın elini güçlendirir. Burada yaşanan terör, iç çatışmalarının ve bu istikrarsızlık ortamını hazırlayan aslında doğrudan ABD’nin
kendisi

Yemen tarihi süreçte sürekli önemli bir bölgedir. Osmanlı Yemen’i Hicaz bölgesinin kapısı olarak kabul etmiştir. Bölgenin komuta ve lojistik merkezini Yemen’e kurmuş. Şu anda Yemen’deki devlet binalarının yarıya yakını o dönem Osmanlı eserleri oluşturmaktadır. Bölgenin şu anda ki durumu da düşünüldüğünde Kızıl Deniz’in girişi mahiyetinde olan bu bölge önemini artırarak korumaktadır. Bu durum Arap Yarımadası ve Kızıl Deniz Havzası üzerinde hesabı olan ABD ve İsrail’in iştihanı kabartıyor.

Yemenin iç sorunları ve geri kalmışlığı bölgeyi dış müdahalelere açık hale getiriyor. Arap Yarımadasının Akdeniz kısmını İsrail eliyle kontrol eden ABD üst kısmını Yemen’de nüfusunu artırarak denetlemek istiyor. Yemen halkının ve Islah Hareketinin engin tecrübesi bu durumun önünde en büyük engeldir.

Yemen’de emin adımlarla güçlenen Islah Hareketi de dış güçleri endişelendiriyor. Bu nedenle seçimler yedi  yıldır yenilenmiyor. Seçimler olsa Islah Hareketinin desteklediği partinin iktidara gelmesi kesin gözüyle bakılıyor. Bu durum tüm bölge ülkelerinde ki İhvan kökenli hareketlerin iktidara gelmesini tetikleyebilir. Mevcut azınlık yönetimleri bu duruma karşı iktidarlarının sürdürmek için dış güçlerle omurgasız ilişkiler kuruyorlar.

Yemen’de ve bölgede bulunan diğer bir unsurda Şii nüfustur. Öncelikle İran bu mezhebî ortak payda üzerinde bölgede etkin olmak istiyor. İran’a karşı olası bir saldırıya karşı bu unsurlarla kurduğu bağlar vesilesi ile top yekün karşı koyma stratejisi güdüyor.

Yemen’de Selefi hareket Şiilere karşı devlet desteğiyle bir dönem etkili olur. Ama Tusi olayından sonra kapanma noktasına gelir. Ancak Selefiler de kendi aralarında bir bütünlük içerisinde değiller. Seda bölgesi şu anda Şiilerin elinde ve eğitimden kültürel çalışmalara tüm faaliyetleri kendileri yapmakta. Yemen’de devlet, camilerde etkin değil; Camiler bölgede etkin olan gücün kontrolünde. Büyük şehirlerdeki camilere Cuma imamları devlet tarafından atanıyor.

Hülasa Yemen bölgenin etkin güçleri olan Mısır, Suudi Arabistan ve İran’ın nüfus savaşlarına sahne oluyor. Bölge ölçeğinde durum bu iken, global olarak da ABD’nin okyanusları  Kızıldeniz ve Arap Yarımadasını kontrol etme arzusunu bu iç sorunlarından dolayı Yemen kabartıyor.

Bu sorunların Yemen’deki ve İslâm dünyasında ki temel nedenleri;

Cehalet, Üretimsizlik, Gelir dağılımdaki adaletsizlik ve yolsuzluk, Halkın yönetimde temsil edilmemesi, Azınlık ve dikta yönetimler, Komşularla çözülemeyen sınır problemleri,

Ülke içindeki etnik çatışmalar ve gelişmişlik farkı, Kadın ve çocuğun eğitimine dair sorunlar.

Yemen, halkının sorunlarına duyarlılık gösteren Islah Hareketi sayesinde, derinden bir uyanış yaşıyor. Yasalar yenileniyor ve halk bilinçleniyor.

Kökleriyle, geçmişiyle barışarak yeni ve aydınlık bir geleceğe doğru emin adımlarla yol alıyor.

Islah Hareketi, her açıdan irdelenip dersler çıkarabileceğimiz bir model olarak orada duruyor.

“Önemli olan iktidar değil, değerlerin, hayatın içine ve yasalara taşınmasında muktedir olmadır.”

 Islah hareketi bunu belli oranda başarmış görünüyor.

13.11.2010

Özgün Duruş

———————————-
Turgay Aldemir
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI