Ana Sayfa Kuruluşlar Körfez Eğitim ve Yardımlaşma Derneği İskenderun’da Hizmet İçi Eğitim

İskenderun’da Hizmet İçi Eğitim

0
İskenderun’da Hizmet İçi Eğitim

İskenderun’da Anadolu Platformu Eğitim Komisyonu Hizmet İçi Eğitim Programı gerçekleştirildi

Anadolu Platformu Eğitim Komisyonu Hizmet İçi Eğitim Programı 6 Ekim Pazar günü Reyhanlı, Islahiye, Kırıkhan, Dörtyol, Payas ve İskenderun’un katılımı ile İskenderun’un Karayılan Beldesi’nde gerçekleşti.

 

Program Payas Mescid-i Aksa Camii İmamı Eyüp Bayer’in tilavetiyle açıldı. Körfez Derneği Başkanı Mustafa Çetin kısa bir selamlama konuşması yaptı.   

 

Anadolu Platformu EKE Başkanı Yunus Eren platformun ders müfredatları ile ilgili konuşmasında şunlara değindi:

 

*Sohbet önemini yitirdi, birliktelikler gırgır ve şamataya dönüştü.

*Sohbetlerde her zaman daha verimli nasıl oluruz, bunun kaygısını çekmeliyiz

*Sohbet yapan kişiler kendini geliştirecek okumalar yapmalı

*Ders anlatırken özellikle tartışmadan kaçınmalıyız

*Ders müfredatları kitaplaştı, sizin katkılarınızla değerlendirilip yenilenecek

*Müfredatlar sadece sahih bilgiyi vermek değil, aynı zamanda bir bilinç oluşturma ve vakti iyi değerlendirme amaçlı hazırlandı, bilgiyi salih amele dönüştürmeyi hedefledik

*İdeal grup sayısı 6-8 kişidir fakat bölgeler kendi şartlarına göre bunu değiştirebilecektir

*Sadece salon programları yeterli olamaz, bire bir ilgilenme devam etmelidir

*Grup içinde muhabbet geliştirilmeli, kardeşlik oluşturulmalıdır

*Her ay grup olarak kitap okunmalı ve kritiği yapılmalı

*Yeni başlayanlar için kulluk bilinci müfredatı tavsiye edilir

 

Anadolu Platformu Başkan Yardımcısı Gazi Kılıçparlar ise derslerin işlenişi ile ilgili şu maddeleri vurguladı:

 

*Ders müfredatı seçerken bir sıralamadan çok grubun ihtiyacı göz önüne alınmalıdır

*İşlenecek program belirlenmeden müfredatların tamamı incelenmeli, giriş bölümleri okunmalıdır

*Nitelikli insana kavuşmak için klasik tefsir okumalarından ziyade amaçlı hazırlanmış müfredatlara ihtiyaç var

*Ortak zihin, ortak ses, ortak paydaya ulaşmak için ortak bir müfredatımız olmalı

*Grup sorumluluları ayda 1 kez toplanıp müfredatı, işleyişi ve gidişatı konuşmalı

*Müfredatlarla ilgili olumlu olumsuz eleştiriler haftalık olarak günü gününe yazılmalı

*Bu tarz olmazsa güzel derslerimiz olabilir ama topluma dönük ortaya bir şey koyamayız

*Sohbetlere gelen insanları mücadelenin içine katabilmeliyiz

*Müfredatta belirtilen çok kaynak varsa adı çok geçen 1-2 kitap ile dersler işlenmeli

*Derslerin amacı önemli, amaçlar özümsenmeli, amacın anlaşılmasına yönelik cümleler kurulmalı

*Okuma alışkanlığı kazandırılmalı

*Arkadaşlarımız Kur’an’la tanışmalı, araştırmalı, konu ile ilgili ayetlerin tefsirlerine bakmalı. Programlarımız için birisi “bana günlük 2 sayfa Kur’an okuma alışkanlığı kazandırdı” diyorsa bu çok önemli

*Derslerde harita, slayt vs materyaller kullanılmalı

 

Namaz ve yemek arasından sonra Anadolu Platformu Eğitim Komisyonu Başkanı Süleyman Dağ, Gönüllülük ve Aidiyet konulu sunumunda şunları aktardı:

 

*Kişinin aidiyetini Allah’tan koparması özgürlük değil isyandır

*Amaç birliği olanların yapıyı ayakta tutmaları ancak aidiyet bilinci ile mümkündür

*Çalışmalarla ilgili “içerden” yapılan eleştiriler yapıcı olur, sanki çalışmaların dışındaymış gibi yapılan ölçüsüz eleştiriler yıkıcı olur. Bu durumda insanlar konuşmaya, eleştirmeye gelince varolur, iş yapmaya gelince yok olur

*Kişilerle sınırlı aidiyetler kurumsallığa engeldir.

*Kurusal aidiyetler evrensel İslam düşüncesiyle (ümmetçilik) beslenmezse tehlike arzeder, bağnazlığa dönüşebilir

*Sorumlulara benim yapabileceğim bir iş var mı diye soralım, mümkünse hiç sormadan yapalım, böyle davranırsak kurumlarımız yücelir, parmakla gösterilecek işler yapar

*Aidiyet bir gruplaşma değil, bir disiplindir, kurumlar mensubiyet duygusu taşıyan ve bunu yaşayan insanlarla ayakta durur

*Dava ile kişisel sorunları birbirine karıştırmamalıyız, hata yapan varsa birlikte uyaracağız fakat benim her dediğim hak, gerisi batıl anlayışı da yanlıştır, bizim anlayışlarımız farklı olabilir, bizi birleştiren inancımız, imanımızdır

*Kurumumuzu bir iman hareketi olarak görmeliyiz

*Kalitemiz ve niteliğimiz varsa Allah yolları bize açacaktır

Soru cevap kısmında sorulan sorulara konuşmacıların verdiği bazı yanıtlar şöyle oldu:

*Hareketimiz aile kesenli bir harekettir, kadın ve çocuğu içine alan bir bütün olarak hareket etmeliyiz

*Kur’an’ı orjinalinden okumayı bilmeyen arkadaşımız kalmamalı

*Tüm çocuklar bizimdir, EKE gruplarımıza girebilecek hiçbir çocuğu ders ortamları dışında

bırakmamalıyız

*Grubun gidişatına zarar vermeyecek, dersin işleyişine sıkıntı oluşturmayacak herkesi gruplarımıza alabiliriz

*Programlarımızda gönlüne dokunmadığımız kardeşimiz kalmamalı