Ana Sayfa Yazarlar Mustafa Kutlu İş insanı güzelleştirir – (Mustafa Kutlu)

İş insanı güzelleştirir – (Mustafa Kutlu)

0
İş insanı güzelleştirir – (Mustafa Kutlu)

İşsizin yüzü soğuk, donuk ve karanlıktır. Başı önüne eğilmiştir. İş sahibi neşelidir. Gülünce yüzünde güller açar.

Neden?

Tüm canlılar gibi insanoğlunun şu dünyada birinci ihtiyacı “güven” duygusudur. Yarın endişesi insanı çökertir, enerjisini bitirir. İşsiz yarın için proje yapamaz, umut besleyemez; buna mukabil iş sahibi gelecek için planlar yapar, hedefler koyar, bunlara ulaşmak için heyecan duyar, çalışır. Turgut Cansever hoca hadis olduğu söylenen şu sözü çok tekrar ederdi: “İnsanoğlu dünyaya onu güzelleştirmek için gelmiştir”.

Buna rağmen geçen televizyonda binlerce işsiz hikâyesinden birini seyrettik. Adam içerden yeni çıkmış, altı aydır iş arıyormuş, sabıkalı diye kimse buna iş vermemiş, bu da intihar için dama çıkmış. Karısı ve iki buçuk yaşındaki kızı ne kadar yalvardıysa kâr etmedi, adam kendini attı. Neyse ki itfaiye önlem almıştı, can yatağı üzerine düşüp şans eseri kurtuldu.

Üstüne benzin döküp yakmak, çocuğunun boynuna bıçak dayamak neredeyse çok görüne görüne “klişe” oldu kimseyi kazımıyor. Ne acı.

Ülkemizi işsizlik belasının felaketlerinden hâlâ ayakta duran aile-akraba-dost-hemşeri dayanışması ve bunun ahlakı korumaktadır.

Devlet işsizlik konusunda “kimsesizleri” kollamalıdır. Çünkü metropollerde yukarıda zikrettiğimiz dayanışma çökmekte, onun yerini sosyal yardımlar almaktadır.

Bu yazıyı kaleme almama sebep hayırlı bir girişimdir.

MÜSİAD Koordinatörlüğünde Sinop Kapalı Cezaevi’ne bir milyon dolarlık yatırımla tekstil atölyesi açılmış. Adalet Bakanlığının da desteklediği projede 300 kişi iş sahibi olmuş. Mahkumlar zenaat öğrenecekleri atölyede sigortalı çalışarak maaş alıyormuş.

Bir milyon dolarlık yatırımı bir kapalı cezaevine yapan iş adamını kutluyor, bu işte emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Ülkemiz son günlerde kadın cinayetleri başta olmak üzere bir suç merkezi gibi gösteriliyor. İşin aslı öyle değil. Türkiye’de 170 bin mahkum var. Avrupa ülkelerinde bunun en az üç katı, Amerika’da altı katı mahkum var. İstanbul herşeye rağmen New York ve Londra’dan daha emniyetli bir şehir.

Mahkumların yüzde onu iflah olmaz suç makinası psikopatlardır. Gerisi tabir yerinde ise “kader kurbanı”dır.

Bildiğim kadarıyla ülke cezaevlerinde benzer iş imkânları var. Hatta Yarı Açık Cezaevleri bir fabrika gibi çalışıyor. Cezasını tamamlayanlar zenaat sahibi olarak hayata atılıyorlar. Bu çok makul bir rehabilitasyondur.

MÜSİAD Başkanı Nail Olpak açılışta şöyle bir konuşma yapmış:

“Bu projenin bir özelliği de mahkumlar ile sivil vatandaşların birlikte üretim yapacak olmaları. Bu da ülkemiz cezaevi şartlarının farklı konseptlerde olabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Yetkililerden aldığımız bilgiye göre şimdilik günde bin gömlek üretiliyor, hedef ise 3 bin gömlek üretimi.”

“Bir üretim sürecinin öznesi olmak, ona emek vermek, hükümlü arkadaşlarımızı motive edecek ve sevdiklerine kavuşmak için daha dirençli kılacaktır. Temennimiz odur ki, mahkûm arkadaşlarımız buradaki günlerinizi huzurlu, verimli ve hızlı bir şekilde tamamlayarak sevdiklerine ve ailelerine bir an önce kavuşurlar.”

Yazıya son verirken ülkemizde iş konusunda hakim ama sakat bir görüşü de zikretmek isterim. İşte size ideal iş tarifi: Adam şöyle diyor: “Abi bir iş buldum. Lokum, lokum. Sabahtan akşama yatıyorum. İki imza, iki telefon, maaş dolgun.”

Bu elbette emeksiz yemektir ki makbul sayılmaz.

Suç oranlarının ve cinayetlerinin artmasında da “havadan para kazanma”nın ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin payı büyük.

Şunu da kaydedelim.

Televizyonda muhtemelen Adalet Bakanlığı bünyesinde görev yapan bir Ceza Hukuku profesörü şöyle bir açıklama yaptı:

“Anadolu’da 13 il ve ilçenin adliye teşkilatını kapattık.”

Niçin?

“Çünkü suç işlenmiyor. Hakimler, savcılar boş oturuyor.”

Hatırlıyorum bir ara Erzincan’ın Kemaliye (Eğin) ilçesinin hapishanesini kapatmışlardı. Çünkü mahkum yoktu.

Metropollerdeki suç oranı ve cinayetler azalabilir. Bakın polis sıkı tedbir aldı, suçun cezası arttırıldı “Kap-kaç” bitti.

Çok manidar değil mi?

———————————-

Mustafa Kutlu

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI