İnsan, önündeki kıyameti yalanlamak ister – (Mahmut Eraslan)

0
137

Bize dayatılanların etkisi ve yaşadığımız olaylar neticesiyle bir çok şeyden korkabiliyoruz. En çok korktuğumuz şeyse; ölümdür. Lakin, “Korkunun ecele faydası yoktur.”
Allah insanı yaratırken muhteşem özellikler bahşetmiş, birçok farklılıklarımıza rağmen ortak özelliklerimiz ve reflekslerimiz vardır. İnsan olmamız hasebiyle seviyor, üzülüyor, ağlıyor ve korkuyoruz.

Bu yazıda özellikle ‘korku’ya dikkat çekmek istiyorum.

Bize dayatılanların etkisi ve yaşadığımız olaylar neticesiyle bir çok şeyden korkabiliyoruz. En çok korktuğumuz şeyse; ölümdür. Lakin, “Korkunun ecele faydası yoktur.”

Kitabımız Kuran’ı Kerim’de; “Her canlı, nefs ölümü tadacaktır. Ne öne alma ne de erteleme olacaktır” diyor.

Ölümden kaçamayacağımıza göre hazırlıklı olmak ve ona göre yaşamak en aklı seçim olacaktır. Ölüm tekrar diriliş ve hesap gününe inanmak, imanın şartlarındandır.

Kıyamet haktır. Allah’ın zatından başka her şey yok olacaktır. Yeniden bir yaratılışla ruhların yeni bedeninde buluşması, ilahi mahkemenin kurulması, hesap günü ve mahşer meydanı, insanların ebedi olarak yaşayacakları cennet veya cehennem hayatı kaçınılmaz sondur.

Kıyamet Suresi’nde Allah(cc) şöyle der; “Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.” (Diyanet mealinde cümlenin; “Fakat insan geleceğinde de kötülük işlemeye devam etmek ister” anlamının da kullanılabileceği belirtilmiş).

Kitabımız, tarih vermez ancak kıyametin kesin olarak kopacağı, bu esnada neler yaşanacağını bildirir. Buna göre hazırlıklı olmamızı ister.

İnsan kıyameti görür ya da görmez ama her insan ölecektir. Kendisine ait zannettiği her şey burada kalacak, kendisi çırılçıplak geldiği bu dünyadan iki metre kefen ile Rabbine, asıl yurduna dönecektir.

Değerli büyüklerimizden Nasreddin Hoca’nın ifade ettiği gibi insanın ölümü kişinin kıyametidir.

Kıyamet, dilimizden düşmeyen bir gerçektir ve son günlerin çokça konuşulan bir konusudur. 21 Aralık 2012 Cuma günü Maya Takvimine göre kıyamet kopacak. İzmir’in Selçuk ilçesinin Şirince Köyü’ne sığınanlar, bazılarına göre de Fransa’nın İspanya sınırına yakın, Pireneler üzerinde 1200 metre yükseklikte bulunan Bugarach kasabasında bulunanlar kurtulacaktır.

Bu yerlere gelecek olanlar (bizi daha çok Şirince ilgilendiriyor) hazırlıklarını hızlandırırken karşılama için Şirinceliler de yoğun bir çalışma içerisindeler.

21 Aralık’a özel üzerinde Maya Takvimini sembolize eden çizgilerin bulunduğu pasta, özel süslenmiş eşyalar, kıyamet menüsü, özel yemekler, sıcak maya çikolatası, maya takvimi figürlerinin bulunduğu tişörtler, kıyamet parfümleri satışa hazır.

Şirince sakinlerinin temennisi bu tür şeylerin sürekli olması ve bölge halkının kazancının devamlı olması yönünde.

Buraya gelecek olanların inançları gereği yaptıkları normal yani beni şaşırtmıyor bu gelişmeler. Benim asıl şaşkınlık yaşadığım şey; bizim Müslümanlarımızın inandığı dinin gereği olan tebliğ ve davet sorumluluğunu yerine getirmesi gerekirken, ticari kaygıları ile ortaya koydukları tavırlarıdır.

Şirince Köyünün Müslümanları, köyün imamı, bağlı bulunduğu ilçenin müftüsü ve diyanet işleri başkanlığı ayaklarına kadar gelen bu misafirler için maddi olduğu kadar manevi bir hazırlığı da var mıdır acaba?

Eğer böyle bir programımız yoksa oturup kendimizi bir kez daha gözden geçirelim.

Bizler kıyametin neresindeyiz?

Hz. Muhammed’e (as) iman eden insanların bir görevi, sorumluluğu da insanları İslam’a davet etmek ve tebliğ yapmak değil midir?

Kutlu Doğum Etkinlikleri ile O’nun(as) hayatından örnek veren, O’na tabi olan sahabelerini, İslam’ı anlatmak için her birinin bir ülkeye gittiğini anlatan İzmir ve Şirince’de yaşayan sorumluluk sahibi müftü, imam, cemaat lideri, kanaat önderi kardeşlerimin kulaklarını Peygamberimiz’in(as) bir mesajı ile çınlatmak istiyorum; “Bir kişinin hidayetine vesile olman dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.”

Ayaklarınıza kadar gelen bu nimetin sadece ekonomik yönünü gören, maneviyatı ile ilgilenmeyen sizlere, cumartesi sabahında çarşı-pazar gezerken

“-Bize kıyametten haber verin. Sizin dünyaya bakışınız nedir? Kıyamet sizin inancınıza göre ne zaman kopacak? Ölüm ve ötesi için ne diyorsunuz?” diye sorarlarsa, sahi ne anlatacaksınız?

İnandığımızı iddia ettiğimiz kitabı açıp, bir kez daha bakalım mı kıyamet suresi ne mesaj veriyor bizlere?


———————————-
Mahmut Eraslan
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI