İmam Hatiplerin Tarihsel Gelişimi Gülder’de Konuşuldu

0
105

Gül-Der’in her Cuma akşamı düzenlediği halka açık Cuma sohbetlerinin bu haftaki konuğu, Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Hüseyin Kır oldu.

Hüseyin Kır, Avrupada sanayi devrimi ile dinin geri plana itildiğini, reformların pozitif görüş açısını geliştirdiğini, Tanrıyı dışlayan, insanı merkeze koyan anlayışı hâkim kıldığını söyledi. Osmanlının, batıdaki bu gelişmelerden ilk olarak askeri alanda etkilendiğini belirten Kır,  sürecin sonucunda Anadolu’ya sıkışan ulus devlet statüsüne döndüğünü belirtti. Batıda eğitim, yeni anlayışın insanlara dayatıldığı kurumlara dönüştüğünü, amacının insanları dini yönden eğitmek değil, itaatkâr insanlar yetiştirmek olduğunu, Osmanlıda ise medreselerin yetersiz kaldığını ve halkın dinini kürsülerdeki vaizlerden öğrenmek zorunda kaldığını belirtti.

 

Kır, "Batıdaki bu gelişmelere karşı Abdülhamit tedbirler almakta idi. Tahtta fazla kalamamıştı. Batıdaki gelişmelerden etkilenen baskın zihniyet 1911-1912 yıllarında Talat Paşa’ya Türkçe ibadet teklifi dahi yapabilmişlerdir. Bu fikirden vatandaşın hazır olmadığını düşünerek vazgeçtiler. Medrese kuruluşlarındaki modern düzenleme bir süre devam etmiş fakat genel eğitim ve din eğitimi 1924 yılında yürürlüğe konulan 430 sayılı "Tevhid-i Tedrisat Kanunu" ile yeni bir hüviyet kazanmıştı. 1920 yılında TBMM'de görüşülen eğitim programında öğrencilere verilecek eğitimin "Dinî ve milli" hale getirilmesi gerektiği doğrultusunda karar alınmıştı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu” ile bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmış, ilkokula dayalı 4 yıllık İmam Hatip Okulları açılmış, bu okulu bitirenler ortaokul mezunu sayılmışlardı. 1924 yılında ilkokul, ortaokul ve liselerde din dersleri bulunmaktaydı.

 

1931 yılında öğretmen okullarının müfredat programından din dersleri çıkartılmıştı.1932 – 1933 öğretim yılında İmam Hatip Okulları ile İlahiyat Fakülteleri öğrenci yetersizliği gerekçesiyle öğretime kapatılmıştı. Cumhuriyet döneminde batıcı zihniyet eli ile din ıslah edilmeye başlanmıştır. Din Türkçeleştirilmeye çalışılmıştı. Ama İmam Hatipler farklı konumda idi. Halk bu okulları benimsemiş, destek vermiş, kendisi yapıyordu. Bazıları o dönem şüpheli bakmış ve halen bakmaktalar. Halk İmam Hatiplerin dışındaki okullara sıcak bakmıyor, uzak duruyordu. Bunun sebebi batıcı eğitim anlayışıydı" dedi.

 

Kır, "1980 tarihine kadar İmam Hatipleri Halk kendisi yapmıştır. 12 Eylül ihtilalı darbecileri ilk İmam Hatip Lisesini Tunceli’ye yapmışlardır, 28 Şubat süreci zulmü ile orta kısımlar, katsayı ile üniversite gidişler kapatılıyor. Öğrenciler okullarını değiştirdi. Okullar kapatılmasın diye köy köy gezildi öğrenci toplandı, sınıflar 12 öğrenci ile açıldı" açıklamasında bulundu.

 

Hüseyin Kır, sosyal medyanın, hız ve haz çağının gençleri etkisi altına aldığını söyleyerek, "Gençlerle iletişim kuramıyoruz, onları anlayamıyoruz, bu değişimin merkezinde maalesef biz Müslümanlar yokuz. İslam medeniyeti olarak çok olumsuz yerdeyiz. Gençliğin küresel din dışı, her şeyi hazza indirgeyen bir ortamda İmam Hatipler için birşeyler yapılması gerekir. Herkes sorumluluk altında, Hayrettin Hocamızın dediği gibi “ Kimin memuruyuz? “ bunun cevabını vermek zorundayız" açıklamasında bulundu.