Ana Sayfa Kuruluşlar İlsander’de Aile Modeli Konferansı

İlsander’de Aile Modeli Konferansı

0
İlsander’de Aile Modeli Konferansı

Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği tarafından 19 Şubat 2011 Cumartesi günü Dernek Konferans Salonu’nda Prof. Dr. Saffet KÖSE tarafından “Kur’an ve Sünnette Aile Modeli” konulu konferans düzenlendi.

 

Çok sayıda davetlinin katıldığı konferansın açılış konuşmasını İLSANDER Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman DAĞ yaptı. DAĞ, “Derneğimiz toplumun temeli olan aileye önem veriyor ve bu amaçla çeşitli faaliyetler düzenliyoruz. Aile Okulu programlarımız düzenli olarak devam ediyor” dedi.

Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saffet KÖSE, Osmaniye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu ve insanlarının sıcak ilgisinden memnun olduğunu belirterek şunları vurguladı: “İslâm’ın iki ana kaynağı Kur’ân ve Sünnet aile için nasıl bir model öngörmektedir? Öncelikle aile nikâh akdiyle kurulur. Nikâh, insan neslinin varlık sebebi olan ailevî münasebetin tek meşru yoludur. Neslin devamı için kadın ve erkek birbirine ilgi duyacak şekilde yaratılmıştır. Esasen bu, fıtrat kanunudur. Çünkü zıt kutuplar birbirini çeker. Varlık da bundan doğar. Karı-koca için kullanılan zevc kelimesinde de bu incelik gözükmektedir. Zîrâ zevc aynı cinsten fakat zıt özellikteki, karşıt kutuplu varlıklar (erkek-dişi) için kullanılır. Karı-koca arasındaki uyum, ahenk ve ünsiyeti sağlayan, varlığı doğuran, sürekliliği sağlayan da budur.”

Nikah’ın önemini vurgulayan KÖSE, “Nikâh, dinî bir vecibe olan iffeti korumanın kalkanıdır. Esasen iffet şehvete hükmetme ve onu meşru yoldan tatmin etme sonucunda ortaya çıkan bir fazilet, şehvetin insana hükmetmesi ise iffetsizliği doğuran bir rezalettir.” dedi.

Kadın ve erkeğin birbirlerine ait rolleri çalmaması gerektiğine değinen KÖSE, “Kur’ân-ı Kerîm’e göre kadın ve erkek birbirlerine karşı üstünlükleri bulunan iki farklı cinstir. İki varlık arasındaki farklılık birinde olanın diğerinde bulunmadığı özelliği gösterir. Bu husus kadın-erkek arasındaki mutlak üstünlük iddiasını ortadan kaldırmaktadır. Zevc kelimesi sözlükte aynı zamanda ayakkabı, terlik ve mest gibi çift giysilerin her bir teki (sağı-solu) için kullanılır. Karı-koca için kullanılan zevcân/zevceyn ifadesi de bir çift (iki eş) manasına gelir. Bu ikilinin temel özelliği birbirlerinin farklı rolleriyle bütünleşerek birisinin diğerinin ayrılmaz parçası hâline gelmesi, birisi olmadan diğerinin anlamsızlaşması, birinin de diğerinin yerini dolduramamasıdır. Farklılıklarıyla bütünleşen eşler güçlü bağlarla birbirlerine kenetlenerek yalnızlık hissetmelerine mâni olacaklardır.” dedi.

 Prof. Dr. Saffet KÖSE şu hususlara da değinerek; “İslâm toplumunun en temel kurumu olan Müslüman aile, eşler arasındaki münasebetlerin meveddet ve rahmetle örgülendiği, iyilik ve ihsanın, lütufkârlığın hâkim olduğu sıcak bir yuvadır. Bu yuva içinde anne-baba ile ilişkiler de aynı merkezde yürümelidir. Yuvaya hâkim olan meveddet ve rahmet, buyurgan tavrı, güce dayalı iktidarı, duyguların bencilliğini ortadan kaldıran bir işlev görür, Kur’ân ve Sünnet’in çizdiği model çerçevesinde oluşan aile, eşlerin sevinç ve neşe içinde meleklerin karşıladığı bir törenle/seremoniyle Cennet’e girdikleri sonsuz bir sürecin ifadesidir.” dedi.

Peygamber Efendimiz’in aile hayatından örnekler vererek sunumuna devam eden KÖSE, şu önemli tespiti yaparak konuşmasını neticelendirdi. “ Ailedeki ilişkiler, haklar değil de vazife kültürü üzerine kurulursa ailede çatışma olmaz.”

Ayrıca, dinleyicilerden gelen soruları yanıtlayan KÖSE, aynı anabilimdalında beraber çalıştıkları Prof. Dr. Orhan ÇEKER hoca’nın sözlerinin bağlamından koparılarak bazı cümleler manşete taşınarak farklı bir yöne çekildiğini, bütünlük içinde ele alındığında dekolteye tecavüze meşruiyet kazandıracak bir ifade kullanmadığını belirtti. Dolayısıyla bütünlük içinde ele alındığında basında yapılan yaygaranın haksız olduğunu, akademik özgürlüğün korunması gerektiğini ve bu açıdan Orhan ÇEKER’i öğretim üyeleri olarak desteklediklerini ifade etti.