İlhan Akıncı – (Ömer Lekesiz)

0
206

İlhan Akıncı`yla 1995`te, İnsan Yayınları`nda tanıştım. O yılki editörü İlyas Aslan`dı yayınevinin. İkinci kitabımın basımı için İstanbul`a geldiğimde o tanıştırmıştı bizi

İlhan Akıncı`yla 1995`te, İnsan Yayınları`nda tanıştım. O yılki editörü İlyas Aslan`dı yayınevinin. İkinci kitabımın basımı için İstanbul`a geldiğimde o tanıştırmıştı bizi.

“O yılki editör” dedim ya, olumsuz anlamda bir ironi değil bu. Evet İnsan Yayınları çok editör değiştiren yayınevlerinden biridir. Ama ilginçtir ki, her editör, kendi kültürel meşrebine, ait olduğu düşünce ekolüne mahsus kitapların seçiminde özgür davranmış, bu da İnsan Yayınları`nca tarihten sosyolojiye, felsefeden irfana, tasavvuftan, tradisyonalizme, piskolojiden dinler tarihine kadar çeşitli alanlarda yüzlerce eserin yayınlamasına neden olmuştur.

Çift yönlü işleyen bir berekettir aslında İnsan Yayınları`na mahsus bu teamülün adı. Ahmet Şişman (mekanı cennet olsun), Adnan Başdemir, Ali Bulaç, İlhan Kutluer, Mahmut Erol Kılıç, Akif Emre, Mustafa Özel, Abdurrahman Arslan, Ejder Okumuş, Necati Aktülün, Kenan Çamurcu, Mustafa Armağan, İsmail Taşpınar, Ahmet Murat Özel, Mehmet Kahraman, Nurullah Koltaş, Murat Çiftkaya, Seyyid N. Erkal, Yusuf Kaplan başta olmak üzere, mevcut düşünce ortamının kanaat önderleri olarak tanımlayabileceğimiz kişilerin neredeyse hepsinin İnsan Yayınları`yla ortaklık, editörlük, danışmanlık sıfatları altında bir bağlantılarının olması hayra vesile olmuştur hep.

Bu hayırlı ve bereketli hareketin merkezinde yıllardır kim duruyor derseniz, işte o İlhan Akıncı`dır.

O bilir ki, mümin olarak varlığımız diğer müminlerin varlığına bağlıdır; onlarla olan irtibatımız aksar ya da koparsa ilk savrulan, asıl dağılan biz oluruz.

Bunu bilir ve buna göre eyler işte İlhan Akıncı. Veli, ayna, fener, rehber olmakta yarışır adeta saflarına dahil olduğu, çevresinde topladığı müminlerle.

İnsan Yayınları`nın yükünü bu yüzden omuzlamış, onu bir “amaç” değil bir “araç” kılarak, müminlerin buluştukları bir merkez haline getirmiştir. En çok onun ceketinin omuzları yırtılmıştır bu yüzden, en çok sabreden olmuş, kendini en çok büyüten ayna olma sorumluluğu öncelikle ona düşmüştür.

İnsan Yayınları, bugün soldaki “misyon” yayınevlerinin bile ilerisindeyse bu İlhan Akıncı`nın temsil ettiği topluluk adına belirlediği ve yürüttüğü uzun vadeli, sabır işi projeleri sayesinde olmuştur.

İnsan Yayınları, bugün mahallemizde yayınevi tabelası altında kitap pazarlamacılığı yapan emsallerinden farklı bir yerde duruyorsa işte bu sayededir.

Yayınladığı her bir kitabın ahirette hesabının sorulacağını bilerek hareket eden kaç yayıncı çıkar dersiniz şu yayın ortamında? İlhan Akıncı bunu bir mıh gibi aklında tutuyor, bunun gerilimiyle yaşıyor an be an; yaşarken vermek istiyor bunun hesabını. Bunun için “farklı” düşüyor yayınladığı her kitap, bunun için İnsan Yayınları bir kibir kimliğini değil, İslamca bir “vasat”ın kimliğini taşıyor.

Yayınlanan her yeni kitapla “kendi sözünü” söylüyor aslında İlhan Akıncı. Onun İnsan Yayınları adı altında dostlarıyla birlikte kurduğu ve hep açık tuttuğu ilim, irfan sofrasında İbn Tufeyl, İbn Hazm, İbn Arabi, İbn Sina, Gazali, el-Cevziye, İbn Teymiye, Tilmsani, Kayseri, Ankaravi, Bursevi, Muhammed İkbal, Filibeli Ahmed Hilmi, Macit Fahri, Martin Lings, Allame Tabatabai, Aziz Nesefi, Muhammed Esed, Balyani, İsmail R. Faruki, Murtaza Mutahari, Cevdet Said, El-Attas, Rene Guenon, Frithjof Schuon, Nasr, Titus Burckhardt, William Chittick, Atasoy Müftüoğlu, Sadık Kılıç, Abdullah Kartal, Kadir Canatan, Kemal Sayar, Ahmet Demirhan, Kürşat Demirci, Necdet Tosun, Sabri Orman, Hamza Kılıç, Fritjof Capra, Karl R. Popper, Mircea Eliade, Lewis Mumford, Aldous Huxley, Alvin Toffler, Henry Corbin ve daha niceleri yeniden ve yeniden konuşurlarken, aynı zamanda “kendi sözü”nün alanını genişletiyor, “kendi sözü”nün taraftarını çoğaltıyor İlhan Akıncı.

İlhan Akıncı, son birkaç aydır ciddi sağlık problemleriyle uğraşıyor olsa da İnsan`ın yürüyüşünü yukarıda belirttiğim gerilim nedeniyle çok yakından izliyor. Babalarının çevresinde her zaman birer pervane gibi dönen Burhan ve İsmail Akıncı onun yüreğini, aklını, gözünü, misyonunu da kuşanarak sarılıyorlar işlerine dört elle. Başeditör Erhan Güngör dizi editörleriyle birlikte geleceğe yöneltiyor İlhan Akıncı`nın elindeki bayrağı.

İnşallah sağlığına tekrar kavuşacak İlhan Akıncı ve tekrar dönecek aramıza.

Beytullah`ın yanıbaşında, yine birlikte çay içerek sohbet edeceğiz onunla ve Üsküp sokaklarında ecdadımızın ayak izlerini birlikte süreceğiz.

Böyledir kavlimiz.

İnşallah!

Yenişafak

———————————-
Ömer Lekesiz
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI