İkinci Oturum: Öğretmenlik Davası ve Geleceğin İnşası

0
271

Anadolu Platformu tarafından bu sene 11.si düzenlenen Öğretmen Sempozyumu “Eğitim Felsefemiz” üst başlığıyla Gaziantep’te devam ediyor.

Sempozyuma ait videoları izlemek için tıklayınız.

İlk panelin “Eğitim Felsefemiz” başlığı ile yapılmasının ardından ikinci panelde “Öğretmenlik Davası ve Geleceğin İnşası” masaya yatırıldı.

Panelin moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. İbrahim Gezer yaparken panelistler ise; “Sosyal Sorumluluk” başlıklı sunumuyla Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Nezir Gül, “Model Olarak Öğretmen” başlıklı sunumuyla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Tatar ve “Eğitimde Bilgelik” başlıklı sunumuyla İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Önal idi.

Panelde ilk sözü alan Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Nezir Gül sunumunda şu ifadelere yer veri; “Öğretmenlerle ilgili sürekli değişiklikler yapılmaktadır. Halk sürekli bu konuda yorum yapma hakkını kendide görse de benim şahsi görüşüm öğretmenlerimizin bu alanlarda ki gayretlerini biliyoruz, onlara haksızlık etmeyelim. Nerde o eski öğretmenler gibi değerlendirmelere biz katılmıyoruz. Öğretmen toplumun aynasıdır. Peygamber efendimiz bireysel anlamda olsun, toplumsal alanda olsun tüm yönlerinin biz eğitimcilere örnek alması gerekir. Öğretmenin resmi anlamda yapmakla yükümlü sorumlulukları var. Biz burada hem resmi hem de gönüllü olarak eğitimcilerin yapması gerek sorumlulukları söyleyeceğiz. Sınıfa zamanında girdi, zamanında okula geldi, dersini anlattı. Normal anlamda bu örneğe bakarsak evet işini yapmıştır. Ama biz eğitimciler olarak dünyanın en zor işi insan yetiştirmedir. Toplum inşa etme işinde sadece resmi olarak değil ekstra gönüllü olarak yapmamız gereken işler var. Hz. Muhammed (s.a.v), insanların arasında onların dertlerine katlanan Müslüman, onlara karışmayandan daha hayırlıdır demiştir. Bunu başardığı takdirde arzu ettiğimiz sonuçlara çok daha yaklaşmış oluruz. Biz eğitimciler tüm bu çalışmalarımızı yürütürken muhakkak sistematik bir yapıyı göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Çocuklarımıza geleceğin siyasetçisi, esnafı, öğretmeni gibi yaklaşırsak daha etkili sonuçlar elde ederiz. Bunun için hem okul dışı, hem okul içi yapmamız gereken hususlar bulunmaktadır” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Tatar ise; “Öğretmen nihayetinde bir robot değil onların da kendilerine göre problemleri var. Onların önlerini açtıklarımız da herkes üzerinde bir rol model olacağına sonsuz inanıyorum.  Şunu unutmayın arkadaşlar hepimizin bir etki alanı var.  Öğretmenlerin öncelikle öğrencilerine bir ayna tutması lazım. Anne ve babaların da çocuklarda olumlu bir bakış oluşturabilmek için onlara çok güzel bir ayna tutmalıdır. Evet, dünyaya insan olarak geliyoruz, ama dünya da insan olmayı öğreniyoruz. Bizde genelde şöyle bir şey var; biz bir genci ne kadar nasihate boğarsak o, o kadar güzelleşir düşüncesi var. Gençler çoğu kez bundan kaçıyor, gençlerin konuşmaya ihtiyacı var. Kitapsız bir dünya gerçekten yaşamaya değmez. Kitap insanı harekete geçirir. Kitap okumayan bir öğretmenin, öğrencisine verebileceği hiç bir şey yoktur.

Prof. Dr. Mehmet Önal da; “Bilgelik ağırlıklı olarak doğu medeniyetlerine aittir. Bilgelikte, insanın bütünlüğü hiçbir zaman göz ardı edilmez. Bugün batı medeniyetinden ödünç aldığımız kavramlardan biri de felsefedir. Bizde felsefe yok diye üzülüyoruz. Modernlikten sonra post modernlik artık aklı çok yücelten kavramlar değildir. Bu açıdan hikmetin, bilgeliğin tam kaybetmediğiz düşünce unsuru olduğunu unutmamalıyız. Asıl önemli olan özümüzden çıkarak, bu bize ait diyebileceğimiz eğitim modelleri çıkarmamız lazım. Çok ciddi problemleri tartışmak istiyoruz ama öğrenciler hiç seslerini çıkaramıyorlar. Bu sebeple sorun sadece öğretmende değil, eleştirel düşünceyi ailede öğretmemiz lazım. Çünkü bu pratik bir iştir, evde eleştirmeyi öğrenemeyen çocuktan eleştirmeyi bekleyemeyiz. Bunu da kazandırabilmemiz anca kendi kültürümüz ve özümüzden geçer. Bir şeyin ne olduğunu hem göstermeli hem de anlatmalıyız. En önemli şey aile ve ilkokuldur daha sonraki eğitim süreçlerinde çok büyük katkılar sağlayamıyoruz” dedi.

Sunumun ardından soru cevap kısmına geçildi. Bu bölümde salonda bulunan öğretmenlerden gelen soruları yanıtladı. Panel sonunda Prof. Dr. İbrahim Gezer, Nezir Gül, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Tatar ve Prof. Dr. Mehmet Önal’a hediye takdimi yapıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.