I. OTURUM: İslam Dünyası

0
302

Anadolu Buluşmaları 13’te “İslam dünyası diye bir dünya var mı?” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Azmi Özcan: Eğer biz iki yüz sene de geçse aynı şeyleri konuşuyorsak demek ki iki yüz senenin hakkını verememişiz demektir. O zaman bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor, o zaman merkeze bilgiyi koymamız gerekiyor. 

Anadolu Buluşmaları 13’ün 1. oturumu Sıtkı Abdullahoğlu’nun moderatörlüğünde başladı. “Birileri İslam dünyası kavramını bize yakıştırdı” diyen Abdullahoğlu, İslam dünyasının durumu ile ilgili kısa bir bilgi verdikten sonra sözü ilk olarak Hasan Kösebalaban’a bıraktı.

“Coğrafi, tarihsel, kültürel, siyasi ve kavramsal bütünlük açısından İslam Dünyası nasıl bir dünyadır?” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Kösebalaban şunları dile getirdi:

-İslam dünyasının olduğunu düşünenlerdenim.

-Toplam Müslüman nüfus 1,8 milyardır. Dünya nüfusunun yüzde 25’i Müslümandır.

-2050 yılında Müslüman nüfus birinci sıraya yerleşecektir.

-İslam Hıristiyanlık’tan sonra en kalabalık ikinci dindir.

-Kösebalaban dünya üzerindeki Müslümanların dağılımı, eğitimi ve ekonomileri ile ilgi bilgi verdikten sonra: “2050’ye kadar yedi Müslüman ülke dünyada satın alma gücü partesine gören en büyük 20 ekonomi arasına girecek” dedi.

-Kösebalaban, İslam dünyasının temel sorunlarını üç başlık altında topladı:

1-Siyasi parçalanmış yapı,

2-Uluslararası sistemde temsil ve adalet sorunu

3-Siyasi kurumsallaşma sorunu

-Müslüman dünyanın çoğunluğunu gençler oluşturuyor.

Hasan Kösebalaban’ın konuşmasını tamamlamasının ardından oturum başkanı Sıtkı Abdullahoğlu sözü “İslam dünyası diye bir dünya var mı?” başlıklı sunumunu yapmak üzere mikrofonu Azmi Özcan’a bıraktı.

İşte Özcan’ın konuşmasının satırbaşları:

-750’den sonra 30’a yakın sultanlık var. Aynı anda birkaç halifemiz olmuş. Bunları hatırlamamız lazım.

-Sonra Moğollar gelmiş onlarca sultanlık çıkmış ortaya. Sonra Türkler gelmiş yine aynı şekilde sultanlıklar ortaya çıkmış.

-İslam dünyasının batıyla ilişkilerinde duygu ve beklenti var.

-Eğer biz iki yüz sene de geçse aynı şeyleri konuşuyorsak demek ki iki yüz senenin hakkını verememişiz demektir. O zaman bakış açımızı değiştireceğiz. O zaman merkeze bilgiyi koymamız gerekiyor.

-20. yüzyılın başında dünya haritasının %85’i Avrupalıların hakimiyeti altındadır. Mevcut birkaç devletin dışında bütün sınırları Avrupalılar çizmiştir. Oyunun kurallarını hakimler koyar. En fazla paraya sahip olanlar kuralı koymuştur.

-Bilgi hainlerin ve cahillerin eline geçtiği zaman çok tehlikeli olmuştur. Onun için bilgi, sahiplerinin eline geçmelidir.

-Müslümanın en ayırıcı vasıflarından biri kararlarının içine bilgiyi koymasıdır. Bu da emek ve sabır işidir.

-Sorunları çözebilmek için nitelikli beyinlere ihtiyaç var. Ya da beyinlerimizi sorunları çözebilecek alanlara yöneltmemiz gerekiyor.

-Bizler dünyamızı ya ızdıraplarımızla ya ihtiyaçlarımızla ya da ihtiraslarımızla yaşarız. Allah dünyayı ızdırapla yaşayanlardan eylesin.

“İslam Dünyası” başlıklı I. oturum Azmi Özcan’ın konuşmasını tamamlaması ve oturum başkanı Sıtkı Abdullahoğlu’nun konuyla ilgili genel bir değerlendirme yapmasının ardından sonra erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.