Hüseyin Özhazar Adana’da M.Akif’i Konuştu

0
182

Tarihçi-Yazar Hüseyin Özhazar, Ülfet Derneği tarafından düzenlenen kitap tahlili programında “Akif’in İzinde Yakın Tarihimiz” adlı kitabını konuştu.

Ülfet Derneği Öğretmen Komisyonu’nun düzenlediği, Tarihçi-Yazar Hüseyin Özhazar’ın konuşmacı olduğu “Akif’in İzinde Yakın Tarihimiz” adlı kitap tahlil programı 12 Mart 2018 Pazartesi günü Ülfet Derneği Genel Merkezi’nde gerçekleşti.

Çok sayıda eğitimcinin iştirak ettiği program Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından başladı.

İşte Özhazar’ın konuşmasından satır başları:

-Dünyada “adalet ve Ömer” kadar beraber kullanılan başka iki kelime yok.

-Hareketin içinde olduğumuzdan olsa gerek bazen önemli şahsiyet ve durumları farklı yönlerden değerlendirme imkânımız oluyor.

-Hz. Ebubekir’in sadakat özelliğinden daha çok, zor koşullarda liderlik yapabilme yönünü görmemiz gerekir. O, ilk irtidat hareketleri ve Peygambersiz dönemin ilk lideridir.

-Bir lideri, hareket ya da yapıyı doğru anlayabilmek için onun içinde bulunduğu dönemi bütün yönleriyle iyi görmek ve okumak gerekir.

-Seyyid Kutub’un kitaplarını okurken avuçlarının içi terleyen, bütün vücudu titreyen birisi olarak, onun hakkında konuştuğumda, bazen ‘haksızlık yapıyorsun’ denilerek eleştirilebiliyorum. Halbuki insanları içinde bulunduğu şartlarla anlamak gerek.

-Ya sonsuz övgüler ya da köksüz yermeler… Bunların ikisi de hakikati anlamada engeldir.

-‘Akif, Abdülhamit’i eleştirdiğinden dolayı onu okumam, merak etmem, o beni ilgilendirmiyor’ diyebilen insanlarla karşılaşabiliyoruz. Halbuki Firavun’dan, Haman’dan ve Musa (as)’dan bahseden bir kitabın müntesipleriyiz.

-Tarihi tatmin olmak için değil, tecrübelerden en iyi şekilde istifade etmek, sağlıklı yol yürümek için okumak gerekir.

-Akif duygusal bir insandı. Pireye kızıp yorganı yakan adam…

-Düşünce adamında fikri değişiklikler çok görülmemeli ve çok eleştirilmemeli. Kendi şartlarında yaşanan bir gelişim olarak kabullenmek en doğrusu…

-İstiklal Marşı’nı tam anlamak ancak yazıldığı şartları bilmekle mümkün…

-Osmanlı, dünya nüfusunun %41’ine sahipti. Toprakların %37’sine… Ve tek aile tarafından en uzun süreyle yönetilen bir İslam ülkesi…

-Şark Sorunu görüşmelerinde alınan kararlar şunu özetliyordu: 20. Yüzyıla girerken Müslümanların bir topluluk olarak varoluşuna izin verilmeyecektir. 20. yüzyıl acının en yaygın olduğu, büyük kıyımların yaşandığı bir zaman dilimidir. Balkanlar, Sırplar, Bulgarlar, Kırım olayı…

-Kırım %100 Müslüman olan bir coğrafya idi. İşgal ve acımasız savaşlarla bugün kırımın ne halde olduğu ortada…

-Zamanın düşünen adamlarınca, Osmanlı’ya yapılan saldırı 2. Endülüs vakası olarak görülmüştür.

-Akif’in soy yapısı onun doğal olarak ümmetçi olmasını sağlıyordu.

-Annesi Buharalı, babası Arnavut, kendisi İstanbul doğumluydu.

-Millet olarak bugünlerde yaşadıklarımız Osmanlı’nın yaşadıklarının aynısı…

-Akif okumak o dönemin düşünce dünyasını okumak demektir. Dolayısıyla günümüz için iyi bir tecrübe okumasıdır aynı zamanda…

-İttihad Terakki düşmanlığı Abdülhamit’i, Abdülhamit muhabbeti ise İttihadı anlamaya engel… Hamasi tarafgirlik hakikatin düşmanı…

-‘Abdülhamit dünyanın en zeki adamıdır’ sözü Bismarck’a aittir. Bismarck bu sözü söylerken tren yolu ve yol hattı boyunca sağlı-sollu 6 km derinliğinde bölge içerisinde araştırma yapmak üzere anlaşma imzalamak derdinde bir adamdır.

-İttihad Terakki 800 bin mücadeleci ve fedakâr insanla Osmanlı topraklarında 306 merkezde örgütlenebilmiş büyük bir yapıdır.

-Onlar gibi mücadeleci insanların yeniden teşekkül etmemesi için hâlâ küfredilmektedir. Bunun emperyal güçlerce tertip edilmiş bir proje olabileceğini de düşünmeliyiz.

-Teşkilata giriş yemini Akif’in itirazıyla değiştirilmiştir. Akif’in Kur’an’a ve sünnete uygun kararlar alındığı müddetçe itaat edeceğine, aksi durumda itaat etmeyeceğine dair itirazı olmuştur.

-Bir haftalık evli Ömer Naci İran’a gidip 7 yıl örgütlenme faaliyetinde bulunmuş bir fedakardır. Korkuyla eve gelince çocuğuyla karşılaşıp tanışıyor.

-Bu inanmış insanlar çok fedakâr ve çilekeşlerdi. Akif ailesi çilekeş bir aileydi. Oğlunun hangi şartlarda nasıl öldüğü malumdur.

-Avrupa sınırında, Makedonya’da kurulan bir İttihad ve Terakki Cemiyeti’ni konuşuyoruz ki dertleri “Makedonya düşerse Osmanlı düşer” korkusudur.

-İttihad Terakki çok farklı dönemlerde farklı zihinlerce yönetilmiştir. Hepsini aynı kefeye koymamak gerek.

-1 Makedon, 1 Arap, 2 Kürt tarafından kurulmuş bir yapı başlangıçta ırkçı bir zihne sahip olamaz. Ama sonradan öyle bir dönem, bozuk dönemler olmuştur.

-Geçmişte İttihatçılık ve Abdülhamitçilik gibi bir ayrışma Osmanlıyı koruyamadı. Yıkımına sebep oldu. Bugün bizler de aynı tarafgirlik penceresinden değil, geçmişten edindiği tecrübelerle yaşadığımız günlere bakmasını bilen insanlar olmayı başarmalıyız. Aynı acıları yaşamayalım diye…

-Abdülhamit keşke onca fedakâr insanla anlaşabilseydi. Eğitimde önemli adımlar atıldı o dönemde, ama okullar kendi muhaliflerini yetiştirdi.

-Akif çok gezen bir insan olarak geniş bir ufka sahip olmuştur. Abdürreşid İbrahim’den istifade etmesi vs.”

Hüseyin Özhazar ayrıca konferans öncesinde Erdemli Gençlik Kulübü’nün Tepebağ Kız Anadolu İHL’de organize ettiği bir seminer programının da konuşmacısı oldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.