Hizmet İçi Eğitim’de Onüçüncü Durak Dörtyol

0
157

Anadolu Platformu “Hizmet içi Eğitim” programları çerçevesinde yaptığı bölge ziyaretleri ve istişare çalışmalarına Payas/Dörtyol ile devam etti.

Körfez Eğitim ve Yardımlaşma Derneği yöneticileri ve gönüllüleri ile birlikte “Hizmet İçi Eğitim” programında bir araya gelen Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir birer sunum gerçekleştirdiler.

Kürsüye gelen Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir sunumunda kısaca şu konulara değindi: “Namaz, Hac, Oruç, Zekât vb. ibadetler ile Bireysel Müslümanlık diyebileceğimiz sorumluluklarımız kıyamete kadar var olacak. Bu ibadetlerin yanı sıra Sosyal Müslümanlık tarafımızı da önemsemeliyiz. Çünkü tarihin akışını dönüştürme fırsatıyla karşı karşıyayız. O halde tarihin akışını değiştirecek yeni çaba, gayret ve projelere yoğunlaşmalıyız. Böyle yapmak zorundayız. Çünkü fırsatların telafisi asla olmaz.”

Düşünceyi yeniden ihya ederek davet çağrısını tüm zamanlara ve nesillere yapmalıyız diyen ALDEMİR sözlerini şöyle sürdürdü: “Katılımcı meşveret, Kurumsal önderlik ilkeleriyle yoğurduğumuz vakıf ve platform çatısı altında her birimiz kendi özgünlüğümüzü koruyarak bu çatı altındayız. Her birimiz parmak izi kadar biricik ve farklı durumdayız. Horlanmadan, dışlanmadan maskelere bürünmeden birlikte olmak… İşte bunun için buradayız.

Herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi çok önemli. Uhut’ta sorumluluk zincirinin bir halkası küçük bir darbe alınca ödenen bedel büyük oldu: Okçular geçidi terk ettikleri için umulmayan bir darbe alındı.

Bizler bize emanet edilen sorumluluk alanlarımıza sahip çıkmalıyız. Uçurumun kenarında bize uzanan kardeşlik eliyle kurtulduk, o vesileyle buradayız. Uçurumun kenarında elimizi bekleyen yığınlar var. Dışımızdaki dünyayı ihmal etmemeli, unutmamalıyız.

Bizlerin gelişimi ve eğitimi, ruhi ve ahlaki olgunlaşmamız teşkilat içindeki ahenkli ve eşgüdümlü yoğun çabamıza bağlı. Toplumsal dönüşüm fikirlerimizi birlikte hayata taşıdığımız oranda gerçekleşir.

Geleceğe dair ön görülerimiz olmalı. Toplumların sorunları sivil toplumun gücü oranında çözülüyor. Bencillik ve çıkarcılık haysiyeti zedeliyor. Kendimize güvenerek yaptıklarımıza inanmalıyız. Ruhumuzu, fikrimizi ve pratiğimizi düzenli okumalarla zenginleştirmeliyiz.”

Duyarlılık oluşturmayı ve sorumluluklarımızı paylaşmayı öğrenmeliyiz. Platform olarak, kurumlarımızda 2 yılda bir yönetiminin değişmesi taraftarıyız. Çünkü buradaki tüm arkadaşlarımızın bir kurumu yönetebilecek liyakate sahip olduğunu düşünüyoruz. Öğretmen öğrenci ilişkisi değil meşveret ilişkisi bize lazım. Aramızda meşveret olduğu müddetçe yanlış yapma riskimiz azalır.”

Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan zaman darlığı nedeniyle kısa kesmek zorunda kaldığı konuşmasında şunları belirtti: “Çıtayı yükseltmek için gayretlerimizi arttırmalıyız. İmkansızlıklar içinde, zor günlerde bir çok işi başarmış olan bizler şu ortamda elimizden gelen budur diyorsak yanılıyoruz. Bu topluma karşı, bu ülkeye karşı, bu dünyaya karşı sorumluluklarımızı sadece düzenli çalışmalarla yerine getiremeyiz.

Ön yargılardan arınmalı ve toplumun her kesimine ulaşmalıyız. Kitle seçme lüksümüz yok. Bizler bilgimizle, birikimimizle, yaşayışımızla toplumun en ücra kesimlerine kadar gitmeliyiz. Allah gayret edip çalışanların emeklerini boşa çıkarmaz.

Eğer yüz çevirirseniz mücadeleyi terk eder başka alanlara kayıp giderseniz Allah sizin yerinize başka bir toplum getirir.

Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan KAYAN şöyle konuştu: “Hz. Ömer, duamın kabul edilmemesinden değil, isteksiz bir şekilde dua etmekten korkarım, der. Ben de aşkımızın, şevkimizin, heyecanımızın azalmasından korkuyorum. Hatta kenarda duranlar, düşük yoğunluklu çalışanlarımız var

Davet sadece sözle değildir. Davet uygulamalarımızla kendisini göstermelidir: Komşular, komşuluğumuza imrenmeli… Arkadaşlarımız, dostlarımız başka anlatımlara gerek kalmadan vefa, erdem, adalet, hak-hukuk, cömertlik, fedakârlık nasıl bir şey bizde görmeliler.

“Varlığımız davetin teminatıdır.” Diyen KAYAN konuşmasını şöyle devam etti: Kişiliğimiz, önderliğimiz, örnekliğimiz davet için neredeyse tek başına yeterli olmalı… Söylemimiz, delillerimiz tutarlı olabilir. Teori-pratikte makas açılmışsa insanlara etki edemeyiz. Allah peygambere bahşettiklerini bugün bize bahşediyor: Davet etme ile… Biz emaneti sırtlanmazsak Allah bu emaneti başkasına verir.

Programın soru cevap kısmının gerçekleşmesinden sonra yapılan ikramlar ile program sona erdi.