Ana Sayfa Kategoriler Faaliyetler/Etkinlik Hizmet İçi Eğitim’de Onikinci Durak Osmaniye

Hizmet İçi Eğitim’de Onikinci Durak Osmaniye

0
Hizmet İçi Eğitim’de Onikinci Durak Osmaniye

Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu tarafından yürütülen hizmet içi eğitim programlarının on ikinci durağı Osmaniye oldu.

10 Şubat 2012 Cuma günü gerçekleştirilen gündüz programında; Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR, Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan KAYAN, Anadolu Platformu Teşkilatlanma Komisyonu Üyesi Mehmet ALPCAN ve Gaziantep BİLİMDER Başkanı Halil DEMİR Osmaniye Özel Bilim Koleji ve Özel İbni Sina Hastanesi yönetimini ziyaret ederek, hasbıhalde bulundular.

Akşam programında ise; Osmaniye İlim Sanat Kültür Derneği (İLSANDER) Konferans salonunda hizmet içi eğitim konferansı düzenlendi. Gerçekleştirilen etkinliğe Dernek yönetimi, komisyon üyeleri ve gönüllüler dinleyici olarak katıldı.

Sunuculuğunu İdris ARAS’ın yaptığı programa M.Oktay GAMGA’nın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlandı. Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu tanıtım sinevizyonunun izlenmesinin ardından İLSANDER Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman DAĞ selamlama konuşması yaptı.

Hizmet İçi Programında ilk sunumu Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR yaptı. ALDEMİR, “Komisyonlar ve Teşkilatlanma Usulleri” konulu konuşmasında şunları vurguladı:

“Anadolu Platformu çatısı faaliyet gösteren zihin ve emekleri geniş bir meşveret sahasında toplamak ve kültürel paylaşımları yaygınlaştırmak için sizlerle birlikteyiz. Geniş bir aile toplantısı olarak bir araya geldik. Bizler yardımlaşmayı, eğitimi ve aile eksenli çalışmayı en önemli sacayağı olarak kabul ediyoruz. Bizler sadece bu Anadolu coğrafyasının umudu değil aynı zamanda İslam dünyasının da umuduyuz bunu bilip buna göre kendimizi organize etmeliyiz. Olaylara ince ruhlu, derin anlayışlı müslümanca bir duruş sergileyerek yaklaşmalıyız. Kimse yoksa biz olmalıyız ve çare olmalıyız. Kalbimizle yörüngede kalarak elimizle dilimizle mücadele etmeliyiz. Anın sorumluluğunu yerine getirmeliyiz. Çalışmalarımızın, insanı değer eksenli olarak inşa etmesi gerekiyor. Ortak değerler etrafında bulunarak gayret etmeliyiz. Birlikte mücadele ettiğimiz kişiler, omzumuza basıp yükselen insanlar değil; başını omzuna koyup dertleşeceğimiz insanlar olmalı. Çalışmalarımızın istikamet üzere olması için değerlerimize sahip çıkmalıyız.

Bu sisteme adalet ve merhamet hakim olacaksa –ki olacak- bu bizim elimizle olmalı. Yaşamın zorluklarını sorumluluklarımıza sahip çıkarak aşabiliriz. Bu sorumluluğa sahip diri gönüllü nesiller yetiştirmeliyiz. Bunun için de komisyonlarımızın senkronize hareket etmesi gerekmektedir. Önceliklerimizi iyi belirleyip, küçük şeylere takılmadan hareket etmeliyiz. Derdimiz değerlerimizi çoğaltmak olmalı” dedi.

Konuşma sonrasında çay arası verildi.

İkinci oturumda  Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan KAYAN, “Davet ve Davetçi Kimliğimiz” konulu konuşmasında şunları belirtti:

“Davasını dert edinmeyi bize nasip eden rabbimize hamd olsun. Ortam ve imkânlar bakımından Türkiye tarihinin hiçbir döneminde bu denli uygun ve rahat ortamın bulunmadı. Bu anın bu zamanın değerlendirilmesi gerekmektedir. Tam kapasiteyle çalışmalıyız. Taraftar toplamak için değil; Hakkın rızasını kazanmak için gayret etmeliyiz.

Geçmişte yaptıklarımızın mirasıyla, gelecekte yapacaklarımızın hayaliyle yaşamamalıyız. Anın değerini bilmeli, vakte mekana, insana, kelimelere ihanet etmemeliyiz. Dâvet, sezonluk, hobi, nostalji, sosyal-kültürel bir etkinlik mi? Yoksa bütün hayatı kuşatan hayatın ve dinin ta kendisi mi? Dâvet ibadettir, kulluktur. Âhiretimiz buna göre şekillenecektir. Dâvet sadece sözle değildir. Dâvet uygulamalarımızla kendisini göstermelidir: Komşular, komşuluğumuza imrenmeli… Arkadaşlarımız, dostlarımız başka anlatımlara gerek kalmadan vefa, erdem, adâlet, hak-hukuk, cömertlik, fedakârlık nasıl bir şey bizde görmeliler.

Osmaniye size zimmetli. Var olanla yetinmemeniz gerekli. Çıtayı yükseltmek zorundayız. Daveti minberle kürsü arasından çıkarıp hayatın her alanına yaymamız gerekli. Daveti sektörleştiremeyiz, imtiyazlı hale getiremeyiz. Herkes kendi çapında davetçi olmalıdır.

Davette sözü güçlü kılmak için; sözümüzü, bilgiyle-ilimle, bilek gücüyle, yürek gücüyle, amel gücüyle ve duayla desteklememiz gerekir.

Tüm bunları yapmak için, Kendimizi, Birbirimizi ve Yaptığımız İşi önemsemeliyiz. Birbirimize destek verirsek, Allah katında da değerimiz artar” dedi.

Program, dinleyicilerin sorularını konuşmacıların cevaplandırması ile son buldu.