Hizmet İçi Eğitim’de Altıncı Durak Kayseri

0
124

Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu tarafından üye vakıf ve derneklere yönelik İç Eğitim çalışmalarının 6’ıncısı İlim ve Hikmet Vakfı’nda düzenlendi.

Anadolu Platformu,  Kayseri İlim Hikmet Vakfı’nda İç Eğitim Semineri Düzenledi

Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu tarafından üye vakıf ve derneklere yönelik İç Eğitim çalışmalarının 6’ıncısı İlim ve Hikmet Vakfı’nda düzenlendi.

Vakıf Mütevellileri, yöneticileri ve çalışma komisyonlarında bulunan üyelerin katıldığı iç eğitim semineri iki oturum halinde 25 Ocak 2012 Çarşamba günü gerçekleştirildi.

Sunumunu Mehmet Alpcan’ın yaptığı seminerin ilk konuşmacısı Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir Anadolu Platformu’nun kısa oluşum sürecini anlattı. Üye kurumlar bazında kültürel bir dil ve ortak bir çalışma sinerjisi oluşturmak için bu tarz eğitim çalışmaları düzenlediklerini belirten Aldemir; katılımcı meşveret, şeffaflık ve kültürel paylaşımları yaygınlaştırmak temelinde yapılan faaliyetlerden bahsetti.

Hayata renksizleşmeden anlam katmayı, yolsuzluk ve yönsüzlükle mücadeleyi, sürdürülebilir bir dindarlık ve üretken bir zihni önemsiyoruz ve gündemimizden düşürmüyoruz diyen ALDEMİR konuşmasının devamında “Bizler yardımı, eğitimi ve aile eksenli çalışmayı en önemli sacayağımız olarak korumaya devam ediyoruz. Bunun yanı sıra aile meclisleri de kurmalıyız. Bizler biliyoruz ki aynı zamanda İslam dünyasının umuduyuz.” diyerek sözü özgürlük mücadelesine getirdi:

“Rabbimiz, Ankebût Suresi ayet 69’da “Bizim uğrumuzda mücadele edenlere yollar gösteririz.” buyurmaktadır diyen Aldemir “Aramızda Mavi Marmara Şehitlerimizden Furkan Doğan’ın babası Ahmet Doğan Hocam bulunmaktadır, Furkan’ın şahadeti ile oluşan duyarlık, örneklik ve fedakarlık olgusu insanlığa umut ve ufuk açmıştır. Örnek aile, örnek nesil ve örnek toplumun oluşması için Furkan ve ailesinin ve eğitim yuvalarının rolu büyüktür. Ne mutlu ailesine ve Kayseri’ye.

İç eğitimin ikinci oturumunda Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan da davet konulu bir seminer verdi.

‘Sözüm meclisten dışarı’ diyerek başladığı konuşmasında Kayan, bu denli tecrübeli davetçi topluluğun karşısında ‘davet’ konusunda konuşmanın zorluğuna dikkat çekerek, ortam ve imkanlar bakımından tarihin hiçbir döneminde bu denli uygun bir ortamın bulunmadığını, bu anın değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. En zor ve sıkıntılı şartlar altında bile kulluğun vecibesi olarak vazgeçilmez bir amel olan ‘davet’ten geri durmazken, uygun şartların oluşturduğu rehavetin davetçileri, ilgisizliğe, duyarsızlığa, nemelazımcılığa, nasıl olsa bir kısım hocalar yapıyor kolaycılığına sürüklediğine dikkat çekti.

Davet çalışmalarının, devleti yönetenlerin ve iktidarın da işi olmadığını belirterek, hiçbir surette hiçbir kurum ve şahsa havale edilemeyeceğini, sorumluluktan kaçmanın mümkün olmadığını belirten Ramazan Kayan Hoca davetçinin özelliklerini de sıraladığı 6 A formülüyle şu şekilde özetledi: Davetçi dünyevi bir hesaba girmeden aşkın bir bilinçle, hesabını ahrete göre yapmalıdır. Ahlaki erdemler ve üstün meziyetler bakımından arınmışlık içinde bir yaşantı örnekliği sergilemelidir. Fedakarlıkları ve öncelikleri bakımından adanmışlık örneği sergileyen davetçi, kendi dışındaki en yakınından en uzağına, ferdlere ve toplumlara karşı aidiyet hissiyle kendini sorumlu tutmalıdır. Davetçi aynı zamanda, başkalarının peşine takılan değil, kendi inanç ve eylemleri ile, edilgen değil etken bir aksiyon adamı olmalıdır. Ve son olarak da bunların çok üzerinde, yaptıkları tüm bu salih amelleri aşk ile bağlılık derecesinde tutku ve şevk ile yapmalıdır.

Ramazan Kayan, toplumun her kesimine karşı davetle sorumlu olmamız gerektiğinin altını çizerek, tecrübeleri, gözlemleri ve yaşadıkları bağlamında anlatmış olduğu örneklemeler, toplantıda duygulu anların yaşanmasına neden oldu.