Hayatımızda Medine'yi İnşa Edebilmek

0
144

Anadolu Platformu ve Güngören Belediyesi’nin birlikte düzenlediği Kutlu Doğum Programı yoğun ilgiyle karşılandı.

29 Nisan günü saat 20.30’da Güngören Belediyesi Köyiçi Kültür Merkezinde geçekleştirilen programa konuşmacı olarak Araştırmacı Yazar Ramazan Kayan katıldı. İstanbul geneli katılımın olduğu program sonunda katılımcılara çiçek hediye edildi.

Ramazan Kayan konuşmasında kardeşlik konusunu anlattı. Kayan konuşmasında şunlara değindi:

Sizlere Medine’ye gelişin hikâyesini anlatacağım. Mesele Medine’ye varmak değil, mesele Medineli olmak da değil. Önemli olan bulunduğu yere Mekke’yi Medine’yi inşa edebilmektir. Medine’yi inşa ederseniz Peygamber de hayatınızda olur. Hayalimizdeki Peygamber’den çok hayatımızdaki Peygamber’e bakmalıyız. Eğer Peygamber hayatımızda ise bir anlamı vardır. Hayalimizde yaşaması bize ne katacak?

Bugün Medine’ye gitseniz hayalinizdeki Medine’yi bulamayacaksınız. Hayatınızdaki Mekke’yi de bulamayacaksınız. Eğer Mekke’yi Medine’yi hayatımıza inşa edersek hayalimizdeki Peygamber de hayatımızda olacaktır.

Peygamber veda hutbesinde 110 bin sahabeye seslendi. Peki kaç tanesinin mezarı Mekke’de? Sadece 10 bin sahabenin mezarı Mekke’dedir. Peki gerisi nerede? Geriye kalan 100 bin sahabe yeni Mekkeler yeni Medineler inşa etmek için yola çıktılar. Kimi Çin’e vardı, kimi Afrika’yı boydan boya gezdi, kimisi de Bizans surlarına dayandı ve en ileri noktaya gömülmeyi istedi Eyyub el Ensari gibi.

Kapitalizmin çılgınlıklarından, tüketim köleliliğinden ancak hayatımızda Medineleri inşa edip Peygamber’i hayatımıza taşıyarak kurtulabiliriz. Ashabı Suffa olmalıyız. Önümüzdeki seneye kadar en az bir siyer kitabı okuyalım. Peygamber’e hayatımızda yer açalım ve O’nu hayalden hayata taşıyalım.

Peygamberimiz Medine’ye hicret ederken yol üstündeki Quba ya Quba mescidini inşa ettirdi ve orada toplu namaz kıldı sahabeleriyle. Medine’ye varınca önce Ensar ile Muhacir’i kardeş yaptı. Medine’ye mescidi Haram’ı inşa ettirdi ve ilk medreseyi kurdu. Ashabı Suffe orada oluştu. Bunlar birer basamaktır. Önce kardeş olacağız sonra cami merkezli bir hayat inşa edeceğiz ve Ashabı Suffe olacağız.

Şimdi sizlere ir şey söyleyeceğim: bugün Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Çeçenistan’da, Kudüs’te akan kan bizim kanımız. Kardeşlerimizin kanı. Şimdi kardeşliğimizin hangi seviyede seyrettiğine bir bakalım. Medine kardeşliğini inşa edebilir miyiz? Ensar ve Muhacir kardeşliğini hayatımıza taşıyabilir miyiz? Bunu bir kez daha düşünelim.