Hanımeli'nden Namaza Çağrı

0
131

İnsan unutandır, alışandır. Hep aynı nefesleri alacağımızı sanırken birden duruverir kalbimiz. Sonsuz sanırız dünyayı. İşlerimiz bitmez biliriz… Yanılırız!

Yüreklerin İsrası Namaz İle Hayatların Yeniden İnşası İçin… Namaza Çağrı

Günde beş vakit cemrelerle ısınır ruhlar… Seher vakti havaya, öğle ve ikindinin suyuna, akşamın ve yatsının toprağına düşer kulluğun cemreleri…

İnsan unutandır, alışandır. Hep aynı nefesleri alacağımızı sanırken birden duruverir kalbimiz. Sonsuz sanırız dünyayı. İşlerimiz bitmez biliriz. …Yanılırız! Her yanılgıya düştüğümüzde, dünyayı bitmez sandığımızda ezanlar yayılır, dağılır göklere. Ve günlük koşturmacanın, maişet derdinin içerisinden bir ses bizi çağırır. Yaratılış amacımızı, Rabbimizi hatırlatır. Ne mutlu namazla gökler ötesi alemlere seyahatler tertip edebilen, seyrü seferlerde bulunabilen vuslat yolcularına…! Ne mutlu sonsuzluk çerağı olan namazla ruhlarındaki ebediyet kıvılcımını tutuşturabilenlere…

Hanımeli Derneği Gençlik Komisyonu olarak ruhlardaki ebediyet kıvılcımını tutuşturmak, namazın anlam ve önemini yüreklere nakşetmek amacı ile Gençlik Kürsüsü projesinin dördüncüsünü Namaza Çağrı olarak adlandırdık. Namaz kılan ve kılmayan herkesin namazın diriltici atmosferi ile canlanmasını hedefledik. Tüm iyiliklerin ekseni ve Allah ile en iyi irtibat yolu, namazın huşu ile kılınmasında yani namazın ruhunda gizlidir. Bu ruhu tıpkı sahabe nesli gibi gündemimize almak, ubudiyet esintilerini dünyamıza estirmek için Namazı programımıza taşıdık.

13 Mayıs Pazar günü Malatya Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte şiirler, çeşitli slayt gösterileri, ezgiler ve birde namaz konulu panel yer aldı.

Ayrıca Hanımeli Derneği Gençlik Komisyonu’nun kış dönemi eğitim programı içerisinde eğitim gören, yıl boyu hiç devamsızlık yapmayan ve en çok kitap okuyan öğrencilere yaş kategorilerine göre çeşitli ödüller verildi. Namaz kampanyası içerisinde yapılan Namaz konulu kompozisyon yarışmasında birincilik alan öğrencilere de ödül verildi.

İnönü Üniversitesi Din Kültürü öğretmenliği 3. Sınıf da okuyan Gülben Bayram’ın başkanlığında yapılan program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı, slayt gösterisi ile devam etti. İlk konuşmacı olarak programda Gençlik Komisyonu sorumlusu Nihal Kaplan yer aldı. Konuşmasına selamlama ile başlayan Komisyon sorumlusu bu yıl içerisinde komisyon olarak yürüttükleri çalışmalarla ile ilgili bilgiler verdi. “Bu seneki eğitim döneminde diğer çalışmalara ek olarak iki proje yürürlüğe koyduk. Bunlardan ilki; “NEBEVİ SÜNNETİ DİRİLTME KAMPANYASI” …Bu kampanya; rağbet görerek dışa yayılmasını ümit ettiğimiz içe dönük bir çalışmadır. “Haftanın Hadisi Uygulaması”yla, 24 haftada 24 hadis gündeme getirdik. Ve kampanyamızı “Hayırda Çığır Açan Öncülerden Olmanız Dileğiyle” diyerek, her Müslüman ferdi bu kervanda yer almaya çağırdık!

Bu çağrıyla 7’den 70’e herkesin sünnetin taşıyıcısı olmasını amaçladık. Biz bu hadisleri 1 seneye değil, ömrümüze yaymayı planladık.

2. projemize gelince; “Gençlik Kürsüsü” adı altında gençlerimize sorumluluk ve söz hakkı vererek onların gelişmesini hızlandıracağını düşündüğümüz bu proje; Sorumluluk sahibi ve bunun gereğini yerine getiren gençliği hedeflemektedir. Bugün ise; önemsediğimiz iki projeyi birleştirerek birçok hayırlara vesile olacağını umduğumuz bu çalışmayı, namazın üzerimizdeki sorumluluğu ve değerli dostların teşvikiyle cesaretlenerek sizlere sunuyoruz.

Bugün başlattığımız NAMAZA ÇAĞRI KAMPANYASI namaz kılan, kılmayan herkesi kapsıyor.

Evet bugün “24. Hadis Uygulaması”na geldik. Bugünkü Hadisimiz “NAMAZI VAKTİNDE KILMAK.”

Bu hadisten yola çıktık ve dedik ki:

“NAMAZA GEÇ KALANLAR”… Henüz namaza başlamayıp ‘ömür vaktini geçirenler!’

“NAMAZI GEÇ KILANLAR”… Daha vakit var deyip,’’Namazlarını son vakte bırakanlar!’’

“NAMAZI GÜÇ KILANLAR”… Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır; diye düşünmedikleri için, “namaz vaktini kendilerine güçleştirenler!’’

“GÖÇ OLMADAN ‘(vakit kaybetmeden) ALLAH’a KOŞUN!’

ŞİMDİ VAKİT, NAMAZ VAKTİDİR!>

diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Gerçekten de vakit öyle bir özelliğe sahip ki, farkına varmadan çok çabuk geçmekte…

İnsan öğüten zaman çarkında, gaflete dalmayalım diye bir çaba bizimkisi…

Bunlar gibi büyük çalışmaların hakkını verecek olanlar, elbette bu işin ustalarıdır. Ama her ustaya da bir çırak lazım. Bizler, alimler olan o büyük ustaların çırakları olarak büyük çalışmaya küçük bir adım attık, Allah kabul ederse… Bugün istiyoruz ki; buradaki herkes bu çalışmayı sahiplenerek ayrılsın. Kendisine bu meseleyi dert edinsin. Ve bu tür çalışmaları desteklerinizle her yıl geleneksel hale getirelim. “GENÇLİK VE NAMAZ PLATFORMU” oluşturalım…

Bilindiği gibi ülkemizde çok değerli şahsiyetler tarafından “NAMAZ GÖNÜLLÜLERİ PLATFORMU” oluşturuldu. Ve bunlar -Allah kendilerinden razı olsun- il il, ilçe ilçe gezerek namazı anlattılar, namaza çağırdılar. 2012 yılını da “Gençlik ve Namaz Yılı” ilan ettiler. Bu esnada bizlere sundukları istatistiki raporlar maalesef içler acısı…”

Konuşmasında Türkiye de namaz kılanlarla ilgili istatistiki bilgi veren komisyon sorumlusu Nihal Kaplan “Namazlı Bir Din” in “Namazsız Mensupları” olduğumuzu vurguladı. Toplumda meydana gelen ahlaki yozlaşmanın ve bu durumun yaygınlaşmasının nedeninin ise namazsızlıktan ve namaza gereken önemin verilmemesinden kaynaklandığını söyledi. Namazın kötülüklerden ve çirkinliklerden koruyucu özelliğine değinerek; çocukların namaza alıştırılması, namazla disipline edilmesi, terbiye olunması ve yine namaz vesilesiyle Rabbini tanıması gerektiğini söyleyerek devamla:

“Bizler gerek bu olumsuz manzaraları, gerekse istatistiki rakamları daha güzeliyle değiştirirsek, neler olur biliyor musunuz? Yeryüzünde güçler dengesi altüst olur. Yer değiştirir zillet içinde yaşayanla, izzetli bir hayat süren… Gençler! Var mısınız bu rakamları değiştirmeye?

Öyleyse Hz. Peygamberin Ensar’ın gençlerinden Abdullah bin Revaha’ya söylediği söze kulak verelim.

Abdullah bin Revaha ‘Mute Savaşı’na giderken Hz peygamberden nasihat istiyor. Savaşa giden komutana peygamber (a.s )in nasihati manidar:

“Yarın öyle bir beldeye gidiyorsun ki orada Allah’a pek az secde edilmekte, oraya vardığında secdeleri ve namazları çoğalt…” buyuruyor.

EVET SEVGİLİ GENÇLER; Bu topraklar Bizans toprakları değil ama maalesef bu topraklarda da secdeler azaldı. Peygamberin mü’mine izzet bahşeden nasihati yerde kalmasın; SİZLERE DÜŞEN SECDELERİN AZALDIĞI BU TOPRAKLARDA SECDELERİ VE NAMAZLARI ÇOĞALTMAK!

Küçüklerimize düşen görev; Hz Hasan ve Hz Hüseyin gibi NAMAZA KOŞMAK!

YETİŞKİNLERİMİZE yüklenecek sorumluluk ise;

Ey iman edenler! Yeniden iman ediniz! Ayetinden ilham alarak “EY NAMAZ KILANLAR! YENİDEN NAMAZ KILINIZ…” diye anlamak ve Peygamber (a.s)’ın ’’Ben nasıl namaz kılıyorsam öyle namaz kılınız” nasihatine yönelerek;

KIYAMLARIMIZI, RÜKÛLARIMIZI, SÜCUDUMUZU DAHA BİR UZUN TUTMAK, DAHA BİR ÖZEN GÖSTERMEK NAMAZLARIMIZA…

DAHA BİR SAYGIYLA DİNLEYELİM EZANLARIMIZI… FERAHA ULAŞSIN KALPLERİMİZ … FELAHA DÖNÜŞSÜN AKIBETİMİZ!”

diyerek, namaz kılan kılmayan herkese çağrıda bulunduktan sonra şu ifadelerle ve bir temenniyle sözlerini sonlandırdı:

“Eğer Allah düşmanları kadar anlamış olsaydık namazın gücünü;

Eğer Allah dostlarından öğrenseydik ve onlar gibi anlayabilseydik namazın gerçek değerini; bugün NAMAZ bizim VAZGEÇİLMEZİMİZ olurdu!

Tarih boyunca Müslümanlara karşı yapılan zulümler hep namaz üzerinden başlatılmıştır.

Ve bugün de hala ne yazık ki, namazın yasak olduğu mekanlar- kurumlar var”

“…Bugün burada “SECDESİZ VE SECCADESİZ KİMSE KALMASIN” temennisiyle de cep seccadeler dağıttık. AMACIMIZ NAMAZ KILMAYI KOLAYLAŞTIRMAK ve namaz kılmama bahanelerini ortadan kaldırmak.

Dağıtılan seccadelerin hakkını vereceğinizi ümit ediyoruz. SECCA DELERİN HAKKI ÜZERİNDE SECDE EDİLMESİDİR.”

Açılış konuşmasının ardından namaz konulu slayt izlettirildi. Şiir ve ezgilerle sürdürülen program namaz konulu panelle devam etti. İlk konuşmacı İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1. Sınıf öğrencisi Sümeyra Yaşa, Namazın Önemi ile ilgili konuştu.

Namaz konusuna geçmeden önce İnsan niçin yaratıldı? Sorusunun cevabını aramak gerektiğini söyledi. İnsanın yeryüzünde Allah’ın emir ve yasaklarına uyan aynı zamanda insanları da uyaran bir halife olarak yaratıldığını ve Allah’a kulluk etmek üzere yaratıldığını söyledi. İşte bu noktada namazın devreye girdiğini, bu sorumlulukların yerine getirilmesinde ilk şartın namaz olduğunu vurguladı. Konuşmasını şöyle sürdürdü; “Namaz imanımızın göstergesidir. Bir insan iman ettiğini söylüyorsa bu imanın ispatının olması gerekir. İmanın ispatı namazdır. Namaz imanımızın olduğu gibi Allah’a olan sevgimizin de isbatıdır. Sevgi emektir Rabbini seven kişi onun için emek harcamalıdır. Peygamberimiz her gece uykusunu bölerek teheccüd namazı kılardı. İşte bu emektir…

Günümüzde insanlar stres hastalığı ile boğuşmakta. Bunun reçetesini Rabbimiz sunmaktadır. Rad suresi 38. ayette “Kalpler ancak Allah’ı anmakla mutmain olur.” Namaz huzur kaynağıdır. Samimi bir şekilde namaz kılan bir kişinin günlük yaptığı tüm işler ibadet sayılır. Günde 5 vakit Allah bizi huzuruna davet ediyor. Bunu bize ezan haber veriyor. 2011 yılında ülkemize gelen diğer dinlerden olan insanlardan 634’ü Müslüman olmuştur. Müslüman olma hikayelerinde ise en çok duydukları ezan sesinin etkisi vardır. Ezan sesi ile çağrıya kulak veren her Mü’min namaz için hazırlık yapmaya başlar bu ise abdest ile gerçekleşir. Abdest ile hem maddi hem manevi kirlerden temizlenilir. Abdest suyu ile günahlar dökülür gider…

Hz. Şuayb namazından dolayı kavmi tarafından dışlanmıştı. Hz. Peygamber namaz kılarken başına işkembeler konmuştu. Namaz tevhidin göstergesidir bu yüzden namaz kılanlara engeller konulmuştur.”

Ailelerin çocuklarının meslek sahibi olmalarına, rahat bir hayat sürmeleri için her türlü zahmete katlandıklarını söyleyen konuşmacı, ailelerin ahireti kazanmaları için onları namaza alıştırmaları gerektiğini vurguladı. Son olarak camilerin toplumsal birliği sağladığı üzerinde durdu. Ve camilerin insana toplumsal edep kurallarını öğrettiğini söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.

İlk panelistin konuşmasının ardından ödül töreni gerçekleştirildi. Programın ikinci bölümünde İkinci panelist İnönü Üniversitesi İlköğretim Matematik bölümü 3. Sınıf öğrencisi Özge Çil sözü aldı. Namazın Ruh Dünyamıza Etkisi başlığı altında konuşmasını yaptı. Konuşmasına, bu günlerde, yaşanılan ahlaksızlıklar, yüz kızartıcı suçlar içerisinde çokça dillendirilen temiz toplum söylemlerine ancak namaz ile ulaşılabileceğine vurgu yaparak başladı. Namazın açık ve gizli tüm kötülüklerden alıkoyması gerektiğini söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti;’’Namazda huşumuz ve haşyetimiz yoksa işte bizim o namazımız buharlaşır. Kulun namazı iyi, güzel olursa, diğer amelleri de iyi olur. Eğer namazı bozuk olursa diğer amelleri de bozuk olur. Namaz, Allah’ın razı olmadığı davranışları, kötülükleri engeller. Bugün namaz kılanlarımızın bile namaza ihtiyacı var… Hem de namaz gibi namaza… Miraç olacak, müjde olacak, moral olacak, mecal olacak bir namaza… Peki biz ne yapacağız? Bu hususta akla ilk gelen “namazı benden gördüğünüz gibi kılın” diyen Rasulullah’a bakmaktır. Ashab-ı Kiram (Allah onlardan razı olsun), sabaha girdikleri zaman saçları dağılır, renkleri sararırdı namazın etkisiyle. Geceyi secde ve rüku ile geçirirlerdi. Bazen uzun müddet kıyamda kalırlar, bazen de uzun müddet secdeye kapanırlardı. Allah’ı andıkları zaman, gözlerinden, elbiselerini ıslatıncaya kadar yaş boşanırdı. Sahabe-i Kiram, namaza durdukları zaman kendilerini Allah korkusu ve azameti kaplardı. Öyle bir namazımız olsun ki, bizi Rahman’a bağlasın… Ne hayatın yoğunluğu, ne bedenin yorgunluğu, ne de yorganın sıcaklığı bizi namazdan alıkoymasın… Bir kul, namazda nasıl huşûa erer?”bunu dört şeyle maddelendirelim:
1. Helâl lokma,
2. Abdest sırasında gafletten uzak durmak,
3. İlk tekbîri alırken kendini huzûrda bilmek,
4. Namaz dışında da Hakk’ı aslâ unutmamak. Alimin biri diyor ki:”Aklını başına al da namazdan yalnız zâhiren değil, mânen de istifadeye bak! Tane toplayan bir kuş gibi Allâh’ın azametinden habersiz bir şekilde sadece başını yere koyup kaldırma! Hazret-i Peygamber’in beyânına kulak ver.

Hz. Ebubekir’in namaz vakitleri geldiğinde etrafındakilere dediği gibi diyor ve konuşmamı sonlandırıyorum:

“Ey insanlar! Kalkınız! Günah işleyerek yaktığınız cehennem ateşini namaz ile söndürünüz!”

Son konuşmacının ardından yaklaşık 700 kişilik bir katılımın gerçekleştiği bayanlara özel program, hep birlikte yapılan dua ile sonlandırıldı.

Ayrıca en zor şartlar altında ve her durumda namaz kılan insanların resmedildiği ve namaza teşvik sözlerinin yer aldığı fotoğraf sergisi ile de program ayrıca ilgi topladı. Salondan güzel duygularla ayrılan katılımcılar tebriklerini, teşekkürlerini, memnuniyetlerini dile getirdiler. Bu tür organizasyonların çok faydalı olduğunu belirttiler. Küçük bir organizasyona büyük bir katılım göstererek namazın bu toplumda hala en üst değer olduğunun mesajını verdiler namazdan alıkoymak isteyenlere!

Bizlerde bu programın ardından, namaz için kıyama kalktığımız bu yolda bugünden sonrası için neler yapmalıyız sorusuyla adımlarımızı yürüyüşe cesaretlendirmenin gayretindeyiz. Uhrevi hayatımızın ilk sorusuna itminan bulmuş bir kalple, namazla ferahlamış bir gönülle şahitlik etmek için mahşerde…