Hanımeli Derneği’nden Anlamlı Etkinlik; Ana Kucağından, Rahmetin Kucağına, Haydi Çocuklar Namaza!

0
143

İlkler, iz bırakır. İlk öğrenilen şeyler genellikle kalıcı olur. İlkler hisleri de beraberinde getirir…

 

Ana Kucağından, Rahmetin Kucağına, Haydi Çocuklar Namaza!

Bu Çocuklarla Toplumun Gözü Aydın Olsun…

Gençlik Komisyonu Namaz Merkezli Yaşam Platformu olarak, Namaz Şenliği ve Ailelerle Piknik şeklinde programlanan, anlamı büyük etkinliğimize;

Bugün namaz şenliği hazırlığımızın son günü, ilk namazımıza hepinizi bekliyoruz. Bizim için çok önemli bir gün! Yarın namazlı hayatımızın şahitleri olmanızı istiyoruz. Bize şahit olun, ana kucağından, rahmetin kucağına, namaza koşuyoruz!” çağrısıyla, çocukların diline tercüman olarak davette bulunmuştuk namaz dostlarına…

27 Nisan 2014 Pazar günü, Turgut Özal Tabiat Parkında, çocuklar için hayatlarında bir ilki yaşadıkları, önemli ve farklı bir gündü. Her insanın hayatında unutamayacakları çok anlamlı günleri vardır. Ömürleri boyunca hatırladıkça aynı hazzı tadarlar.

İlkler, iz bırakır. İlk öğrenilen şeyler genellikle kalıcı olur. İlkler hisleri de beraberinde getirir…

Bu açıdan bakıldığında çocuğun ya da insanın yaşayacağı her bir ilk, oldukça önemlidir. Çocuklara sunacağımız şeylerin ilki veya çocuklara sunulacak şeyin kendisi bizzat önemlidir.

Bir davranışın ya da bir eşyanın anlam kazanması o eşyanın üzerine yüklenen ruhla ve duyguyla alakalıdır. Bir müslümanın da, Rabbiyle bağını oluşturan ibadete anlam yüklemesi ve ona dair yüreğinde his oluşturması sorumluluğu vardır. Toplumda, bu atmosferin yaşanması ve nesillerin ibadet ehli olabilmesi derdi ve kaygısıyla bizlerde şehrimizde ilk defa yapılan bir etkinlik gerçekleştirdik…

Bundan böyle çocukların dünyasında ilk öğretmenleri, ilk okulu, ilk kitabı, ilk okuması, doğum günlerinin yanı sıra, tüm bunların üstünde tutması gereken “İlk Namazım” diyeceği damaklarında güzel bir tat bırakacağı, her yıl gelenekselleştirmeyi düşündüğümüz namaz şenliğiyle onların dünyasında özel anlar olsun istedik.

Yaşanmışlıklara dair hisler bir referans kaynağı olacağı için, bir tören veya şenlik düzenlenmesi, çocuğun iç aleminde uyandıracağı hisler açısından oldukça önemlidir.

Hayatlarının belli dönemeçlerini törenle kutlayan kişiler -mezuniyet, unvan kazanımları, askerlik, evlilik gibi- elde ettiği şeyle ilgili bir anlam kazanıyor, bununla toplumda bir pozisyon elde ediyor ve ruhunda yeni açılımlar meydana geliyor.

Bilvesile çocuğun da merasimle kılmış olduğu namaza, bir kutsiyet, bir anlam kazandırılmış oluyor. Böylelikle onu kutsal bir değer olarak atfediyor.

Bilinç yaşından, ölene kadar kişinin kendisiyle daim olacağı bu meseleye, çocuğun dünyasında bir çekiciliğinin olması gerekirdi. Daimi ve disiplinli bir ibadet hayatına ancak küçük yaşlarda başlanırsa bir alışkanlık yer eder.

Ama çocuğun bu disiplinli hayata nasıl başladığı da onun ileriki hayatında çok büyük etki oluşturur.

Çocuk ya namaza zorla başlamış, zorlanmış ve bilinç yaşına geldiğinde uzaklaşmış, ya da canını alsalar bile namazını vermeyeceği bir bağlılıkla bağlanmıştır namazlı bir hayata.

Namaz Platformu olarak hayatında sürekli olacak bu ibadeti ona sevdirmek ve güzel izler bırakmak istedik. Bu amaçla, şenliğe dönüşen bir gün olarak tertip ettik bu programımızı.

Programımız Namaz Platformu üyesi Feyza Avcı’nın sunuculuğunda, küçüklerimizin okuduğu Kuran-ı Kerim ve mealiyle başladı. Namaz Platformu sorumlusu SÜMEYRA YAŞA’nın, platformun amaç ve önemini belirten konuşmasının ardından, minik koromuzun söylediği ilahilerle devam etti. Akabinde şiirler okundu ve 9 öğrencimiz Berna Topal’ın okuduğu “Gelin Namaz Kılalım” şiirini kendilerine çağrı olarak kabul edip namaz davetine icabet ettiler. Dost, arkadaş herkesin şahitliğiyle namaza başlayan geleceğin abidleri minikler, ilk namazlarını merasimle kılmanın heyecanını yaşadılar.

Temsili olarak kıldıkları iki rekat namazın ardından, Allah’a dualar ettiler “namazı sevmeleri, namazlı olmaları, namazla kalmaları için..” . Yürekten aminlerle karşılık buldu duaları…

Namazla taçlanan küçüklerimize namaz taçları takıldı ve hediyeler takdim edildi.

Bir kul için bundan daha önemlisi olamaz. Allah’a yaklaşmanın yolu namaz, kötülüklerden korunmanın yolu namaz…

Bu merasimin ardından güne ve çağrıya uygun adlandırılan “Namaz Koşusu” ise görülmeye değerdi. “SECCADEME KOŞUYORUM, NAMAZIMI KILIYORUM” sloganıyla, yarışmanın bitiş alanında elinde tuttuğu seccadeyi ilk kapan yarışmanın birincisi oluyordu. Ta ki bu yarış bütün çocukların seccade almasına kadar sürdü. O gün yine bir önceki namaza çağrı programında olduğu gibi “Secdesiz ve Seccadesiz Kimse Kalmasın” sloganıyla tüm çocuklara cep seccadeler dağıtıldı. Yeryüzünü mescit kılan dinimizin mensuplarının, namaz kılma bahanelerini ortadan kaldırmaya küçük bir katkı ve mesajdı bu hediyeler, namazınızı her yerde kılabilirsiniz demek için!

Namaz koşusunda yorulan bedenlerin ardından, kalplerin ve bedenlerin teskiniyetini sağlayan ikindi namazı için dinletilen Mekke ezanı, kır ortamında çok farklı bir maneviyat oluşturdu. Sıcağı yoğun bir Nisan gününde, Uçbağlar Camii İmam Hatibi, Abdulkadir Ateş’in çocuklarımıza kıldırdığı cemaatle ikindi namazı yüreklere bir serinlik oluşturdu, ikindi de esen sam yeli gibi. Vakit namazının akabinde Abdulkadir Ateş hocanın okuduğu sure ve sunulan kısa sohbet ve yaptığı duaya, aminler eşliğinde program son buldu.

Bu çocuklarla toplumun gözü aydın olsun!