Hander'den Vefa Gecesi

0
131

Hanımın çiftliği Eğitim Derneği Hanımın çiftliği Bölge Cami İmam Hatipleri ile 13 Haziran Perşembe günü saat 20:30 da Vefa adlı konferansı gerçekleştirdi

Konferans giriş bölümünde Malatya Belediyesi ve Sodes projesi kapsamında Seyyah Sinema ve Tiyatro ekibinin düzenlemiş olduğu bir oyun canlandırıldı. Oyun minikler ve katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü daha sonrasında Fatih İmam Hatibinin okuduğu Kuran dinleyenleri mest etti ve arkasından Kültür Camii İmam Hatibi Kuran mealini seslendirdi ve Malatya İl Müftüsü Haci Yusuf GÜL’ün açılış konuşması ile başladı. GÜL konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak bölge camii imam hatipleri ve Han-der’in böyle bir çalışma yapmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi ve bu çalışmaların devam etmesi temennisinde bulundu. Dernek adına selamlama konuşmasını yapan Hacı Bayram YAMAN Ahsen ve Esfelin çizgisinde, tevhidi varoluş mücadelesini veren bir nesil, şu vasıfları taşıma gayretinde olmalı dedi:

         Değerlerine vefa gösteren

         Vahiyden uzaklaşmayan

         Mütevazı olan

         Başkası için kaygılanan

         İnsanı bireyselleştirmeyen

         Kendisine kurulan tuzakların farkında olan

         Dünyevi ilimleri dinin inançları doğrultusunda ele alan

         Manevi kirlerden arınan

         Takva örtüsüne bürünen

         Tercihlerinin, hayatına yön verdiğini bilen

         Ezbercilikten uzak duran

         Vakur sahibi bir nesil arzulanmaktadır.

Gece Han-der ezgi ve şiir grubunun Bir Şafak Doğacak isimli parça ve Azer KIZILDAĞ’ın okuduğu Vefa adlı şiirleri ile devam etti. Gecenin moderatörlüğünü yapan Ramazan ÖZCAN Bir Kitap adlı  şiiri okuduktan sonra o kitapları bize anlatan ve anlamamıza ışık tutan alimlerdir vurgusundan sonra Kuranı anlamamıza ışık tutan araştırmacı yazar Ramazan Kayan hoca efendiyi Vefa adlı konferansını sunması üzerine kürsüye çağırdı. 

Ramazan Kayan vefadan bahsederken Malatya’ya yön veren bir hocayı, Ramazan Keskin hoca efendiyi, anmamanın büyük bir vefasızlık olacağını vurguladıktan sora Hz. Muhammed s.a.v zamanına gidip oradan vefa örneklerini sundu. Peygamber Efendimiz 8. Hicrî yılda doğup büyüdüğü şehir Mekke’yi fethetmiş bütün halkını affetmişti. Sonra Huneyn Gazvesine çıkmıştı.

Bu gazve Hevazin kabilesi ile Müslümanlar arasında geçti. Çetin çarpışmalar oldu. Bir çok mal, eşya ganimet olarak alındı. Çok sayıda insan esir olarak getirildi. Efendimizin süt kardeşi Şeyma’da bu esirler arasındaydı.

Şeyma esirler arasında götürülürken kendisine sert davrananlara: “Biliniz ki, vallahi ben sizin efendinizin süt kardeşiyim.” diyerek havayı yumuşatmak istiyordu. Fakat etrafındakileri inandıramamıştı. Zira aradan çok uzun yıllar geçmişti. Onu esirler arasından ayırıp Efendimize götürdüler.

O, İki Cihan Güneşi Efendimizin huzuruna vardığında:

– “Yâ Rasûlallah! Ben senin süt kardeşinim.” dedi. Efendimiz ona:

– “Buna alâmet ve işâret nedir?” dedi. Şeyma kolunu açtı ve:

– “Yâ Rasûlallah! Sen küçük iken beni ısırmıştın! İşte izi.” dedi.

Şeyma o günün hâtıralarını bir bir anlatmaya başladı:

– “Sirer vâdisinde, âilemizin koyunlarını otlatıyorduk. O zaman benim babam senin de süt babandı. Annem de süt annendi. Seni memeden ben ayırmıştım. Hatırladın mı şimdi yâ Rasûlallah!” dedi.

Sevgili Peygamberimiz ısırık izini görünce hatırladı. Şeyma kardeşini tanıdı ve ridasını yere serip üzerine oturttu. Ona sevgi ve şefkatini gösterdi.

Aradan uzun yıllar geçmişti. Çocukluk hatıraları gözünün önüne geldi. Bu manzara karşısında duygulandı ve gözleri doldu. Şeyma kardeşine hürmet etti. Hemen süt anne ve süt babasını sordu. Onların daha önce öldüğünü söyleyince Efendimiz hüzünlendi. Şefkat ve Rahmet Peygamberi Efendimiz onu memnun edebilmek için elinden gelen gayreti gösterdi. Süt hemşiresi Şeyma’ya:

“İstersen itibarlı ve sevilen birisi olarak burada kal, her türlü hizmetini göreyim. Eğer kabîlene dönmek istersen seni göndereyim.” dedi.

Şeyma kabilesine dönmek arzusunu belirtti. Peşinden İslâm dinini kabul edip, kelime-i şehadet getirerek Müslümanlığını ilân etti.

Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz süt kardeşi Şeyma radıyallahu anhâ’ya bir erkek bir kadın köle verdi. Bir çok eşya ile birlikte deve ve davar cinsinden hayvanlar hediye ederek kabilesine gönderdi ve onun kabilesi olanların ganimet mallarını hepsini tekraradan onlara verdirerek büyük bir vefa örneği sergilemiş oldu dedi ve peygamberin hayatının tamamen vefa olduğunu söyleyerek konuşmasını sonlandırdı. Gece Malatya il müftüsü Haci Yusuf GÜL’ün kuran kursu öğrencilerinin katılım belgelerinin dağıtılması ile son buldu.