Gülen’den Turgay Aldemir’e dava!

0
192

Fethullah Gülen, Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir’e manevi tazminat davası açtı.

Fethullah Gülen, avukatı aracılığıyla Yeni Akit Gazetesi’ne röportaj veren Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir’e, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde 50.000 liralık manevi tazminat davası açtı.

Yeni Akit gazetesine verdiği röportajda, Gülen grubunun herkesle ilişki kurduğu fakat Müslüman sivil kuruluşlarla böyle bir ilişki kurmadığını, başından beri bu grubun Müslümanlarla arasına belirgin bir mesafe koyduğunu belirten Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir’e, Fethullah Gülen avukatı aracılığıyla 50.000 liralık manevi tazminat davası açtı.

İşte davaya neden olan o röportajın satır başları:

Verdiği röportajda, “Fethullah Gülen grubu, güçlünün bedeninde var olan bir zihne sahip. 12 Eylül’de 12 Eylül’cülerin bedeninde var oldu. Sonra Turgut Özal’ın, Tansu Çiller’in, Bülent Ecevit’in ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bedeninde varlığını sürdürdü. Fakat Gülen’in Pensilvanya’ya gidişiyle beraber daha büyük bir güçle hemhal oldular. Türkiye ile Amerika arasında Amerika’yı tercih etmiş oldu.” ifadelerini kullanmıştı.

O röportajda 17 Aralık operasyonunu ile ilgili şu değerlendirme yer almıştı:

Osmanlı’nın çöküşüyle beraber birliğimizi kaybettik. Buralarda tekrar milletin uyanışının gerçekleşmesi ihtimaline karşın bir kısım alternatifler oluşturuldu. İslâm dünyası şu an yeniden kendisini arıyor ve bu yaşananlar bunların yansımalarıdır. Başbakan, son üç yıldır bariz bir şekilde İslâm dünyasındaki bu parçalanmışlığı, yenilmişlik algısının değiştirilmesi ile yeniden adalet ve merhametin bu topraklarda hâkim olabilmesi telakkisini ateşlemiş oldu. Bir özgüven sorunu vardı, bunu yeniden tetiklemiş oldu ve buradan hareketle bir uyanış süreci başladı.

İslâm dünyasında bir dirilişe ihtiyaç var. Türkiye ve dolayısıyla da AK Parti iktidarı, bir anlamda dirilişin umut kapısı oldu. Aslında süreç buradan doğdu. 17 Aralık, İslâm dünyasının yeniden birbiriyle buluşmasına yapılmış bir operasyondur. Yani 17 Aralık, İslâm dünyasının, insanlarının birbirleriyle buluşmasına dönük bir manipülasyondur, perdeleme operasyonudur. Yolsuzluk sadece algı yönetimidir.

17 Aralık operasyonunun arkasında uluslararası şirketler var, çok uluslu şirketler var. İngiltere, Amerika ve İsrail var. Bunu anlamak için, ‘bundan kim kazançlı çıkar’, ona bakmak lazım ve millet bunu anlamış durumda.

Röportajın Tamamı İçin Tıklayınız!