Google İslam İmparatorluğu

0
159

Modern dönemde algılarımız, anlayışımız, alışkanlıklarımız, çevremiz, alışveriş yaptığımız mekanlar, kısacası hayata dair birçok söylemimiz değişti. Artık Çin’deki bir insan ile, Tanzanya’daki bir insanın, Amerika’daki bir insan ile Türkiye’deki bir insanın, tüketim ve ilgileri arasında çok fark kalmadı.

‘Zaman beni sürükleyen bir nehir; ama nehir benim,

beni parçalayan bir kaplan; ama kaplan benim, 

beni tüketen bir ateş; ama ateş benim,

evren ne yazık ki gerçek, ben ne yazık ki Borges'im’

Borges, Kum Kitabı

 

‘Her şey iyi görünürken geriye dönüp bakmak iyidir’

 

Bertrand Russel

 

Modern dönemde algılarımız, anlayışımız, alışkanlıklarımız, çevremiz, alışveriş yaptığımız mekanlar, kısacası hayata dair birçok söylemimiz değişti. Artık Çin'deki bir insan ile, Tanzanya'daki bir insanın, Amerika'daki bir insan ile Türkiye'deki bir insanın, tüketim ve ilgileri arasında çok fark kalmadı.

 

Cep telefonu, iletişim ve İnternet teknolojisi insanların ve kültürlerin farkını ortadan kaldırmaya başladı. Artık dünyanın her yerinde aynı tip alışveriş merkezleri, aynı tip fast food kültürü hızlı bir şekilde yaygınlaşmakta. Dünyanın neresine giderseniz gidin aynı marka içecekler, aynı marka giyecekler, aynı marka arabalar, aynı marka silahlar, aynı marka cep telefonları ve aynı işletim sistemine sahip bilgisayarlar görmek olağan hale geldi. Mali'nin Timbuktu şehrindeki bir insanla ABD'nin herhangi bir şehrindeki insan ya da Avustralya'daki bir insanla Türkiye'nin herhangi bir köyündeki insan, 'google'dan dünyayla iletişim kurup alışveriş yapabiliyor; insanlarla tanışabiliyor ya da aynı videoları seyredebiliyor ve haberleri aynı zamanda takip etme imkanına sahip olabiliyor. Şehirlerin geri olması, sosyal sınıfların farklı olması, okumuş ya da okumamış olması insanları bu 'imkandan' mahrum etmiyor. Tüm bu imkanları kullanan insan, elbette bunun karşılığını bu teknolojiye farklı şekilde geri ödüyor.

 

Google, insanları Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Budist, laik anti laik, solcu, sağcı, Kemalist, doğulu ya da batılı diye ayırmıyor. Herkesin kaydını tutuyor. İnsanların şahsının, arkadaşlarının, arkadaşlarının arkadaşlarının kişisel ilgilerinin, eğilimlerinin ve kültürel kodlarının kayıtlarını tutarak bu raporları gerek kurumlara, gerek istihbarat örgütlerine (daha çok ABD ve İsrail merkezli istihbarat örgütlerine) gerekse de reklam veren firmalara çok düzenli ve doğruluk oranı yüksek bir şekilde sunuyor.

 

Önceden binlerce, onbinlerce insanın diğer insanları takiple görevlendirildiği dönemler artık yerini teknolojiyle takibe bırakmış durumda. Tarihteki büyük imparatorlukların, toprakları genişledikçe kontrolde zorlandıkları coğrafyalar, şimdi teknolojik araçlarla kontrolü çok kolay hale geldi. Devletlerin bürokratik ilişkilerinin kayıtlarıyla ilgili Wikileaks belgeleri gibi buzdağının görünen çok küçük bir kısmının açığa çıkmasıyla toplumsal şoklar yaşanması, durumun vehametini ortaya koyuyor. George Orwel'in 1984'üne rahmet okutacak gelişmeler ve kontrol mekanizması insanlarda 'özel hayat' algısını ortadan kaldırdı. Hal böyle iken, Batı'ya, düşmanlık dışında bir cevap veremez durumdayken kuracağımız 'İslam Devletleri'nin hareket alanı ve yapacağı işlerin sınırı malumdur ki Google İmparatorluğu altında olacaktır.

 

Batı, 2. Dünya Savaşından bu yana ABD hariç güç kaybetmesine rağmen hala güçlü. Bu gücünü de 1970 sonrası yeni teknolojilere borçlu. Geçmiş dönemin askeri-tarım imparatorlukları yerini teknoloji merkezli imparatorluklara bırakmış durumda. Daha az istihdamla daha fazla kontrol mekanizması üzerine kurulu bu imparatorluklardan en güçlüsü askeri, nüfus, coğrafik, ekonomik ve teknolojik kapasite açısından şüphesiz ABD.

 

1.Dünya Savaşına girilirken çok kutuplu bir dünya vardı. 1.Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve Fransa, Almanya ve İtalya'nın sömürgelerini ellerinden aldılar. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ise dünyanın yeni süper gücü ABD, kendisine bir düşman oluşturarak İngiltere ve Fransa sömürgelerine de hükmederek dünyayı iki kutba bölüp Rusya ile paylaşmıştı. Sovyetlerin dağılmasından sonra ise bu defa Sovyetlerin de sömürgelerine el koyan ABD, tek başına dünyanın hakimi oldu. ABD, teknolojinin sağladığı imkanla sömürdüğü ülkelerde sembolik asker bulundurmanın ötesinde dışardan bakılınca varlığı pek belli olmuyor. İşte bazı ülkelerde sembol sayıda asker bulunduran ABD, kontrolünü üst düzeyde gelişmiş teknolojik araçlarla yapıyor.

 

Dünyanın tüm banka sistemleri (faizsiz ya da İslami Bankalar dahil) tüm kredi değerlendirme kuruluşları, internet servis sağlayıcıları ve tüm dünya ülkelerine giriş ve çıkış kontrol sistemleri ABD'ye çalışıyor. Dünyayı kontrol eden bu kadar gelişkin teknolojik yapılar karşısında bazı İslamcı zevatın, batının kendi içindeki tartışmalara taraf olup anti modernist ve geleneksel bir anlayışı batıya karşı bir cevap olarak sunması cehaletin İslam Dünyasındaki boyutunu gösteriyor. Batı'nın kendi içindeki tartışmalarını, kendi argümanları gibi sunan üçüncü dünyacı solcu, sağcı, islamcı anlayış şimdiye kadar hep Batıya küfretti ve Batıyı bir düşman gibi gördü. Batıyı anlamadan, batının üzerine oturduğu dinamikleri analiz etmeden sadece 'düşman' söylemin yeterli olacağını düşünen bu alim, aydın, gazeteci, entellektuel, tarikat şeyhi tayfası, gençlerin batıyı anlamaması için adeta gönüllü bir şekilde çalışmakta ve hayatımızı büyük oranda etkileyen batının ne olduğunu kavramaya çalışanları adeta engellemekteler.

 

İnsanlığın ilk icatlarından, tekerleğin bulunuşuna, ateşli silahların icadından, internet ve cep telefonları dönemine kadar insanlık sürekli işini kolaylaştıran ya da askeri anlamda kullanabileceği her teknolojiyi kullanmıştı. Hititlerin atlı arabalarından, Osmanlı'nın büyük toplarına; İngilizlerin dokuma makinalarından Almanların iş ve matbaa makinalarına ve ABD'nin cep telefonu ve internet icadına kadar gerek askeri gerek toplumsal icadlar ve keşifler devletlerin başka devletler üzerinde hegemonya kurmasını sağlamıştı. Şimdi bu gün açısından bakıldığında cep telefonu ve internet teknolojisi de ait olduğu ülkelerin bir kontrol mekanizması ve diğer devletlere üstünlüğünün bir göstergesi. Dünya bu şekildeyken devlete ve topluma dair konuşacağımız her şey 'Google'ın altında olacaktır. İslam Dünyasında faaliyet gösteren, İŞİD, el Kaide, Taliban, Boko Haram, ve diğer irili ufaklı İslam! adına ortaya çıkan hareketler google’ın şahsında tün internet ve iletişim araçlarını iyi kullanıyor. Google’da bu fırsatı kaçırmıyor gerekli arşivleme işlemlerini yerine getiriyor. Yani her şey google’ın altında olup bitiyor. Bu aşamadan sonra kurulacak devletler de Google İmparatorluğu'nun altında olacaktır. Artık hepimiz birer 'google insanı'yız. Kimse gizli işler çevirdiğini söylemesin. Herkesin bir kaseti var yani. Kendimizi kandırmayalım. Eğer Batıyı analiz etmeden, Batının kurduğu sistemi anlamadan, bu gerçek altında İslam Devleti mi kuruyorsunuz, Sosyalist ya da Kürt Devleti mi kuruyorsunuz, ya da milliyetçi bir Türk Devleti mi kuruyorsunuz, buyrun kurun. Unutmayın ki kurduğunuz ya da kuracağınız bu devletler Google İmparatorluğu' altında olacaktır.

 

Borges’in dediği gibi evren gerçek. Ve Google da gerçek.

 

Ramazan Mut

 

ramazanmut@gmail.com