Ana Sayfa Kuruluşlar Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Gönüllülüğümüz Yükümlülüğümüzdür

Gönüllülüğümüz Yükümlülüğümüzdür

0
Gönüllülüğümüz Yükümlülüğümüzdür

Amel defteri kapanmayanlar kimlerdir? Peygamber efendimiz üç durumda kişinin amel defteri kapanmaz demiştir…

Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin aylık teşkilatlanma toplantısı Ramazan KAYAN’ın katılımı ile gerçekleşti.

Bursa Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin aylık teşkilatlanma toplantısı Ramazan KAYAN’ın katılımı ile gerçekleşti. Kuran-ı Kerim tilaveti ile açılan toplantı, Dernek Başkanı Burhanettin AYANOĞLU’nun selamlama konuşmasıyla devam etti. Ardından kürsüye gelen Ramazan KAYAN ‘Gönüllüğümüz Yükümlülüğümüzdür’ temasıyla yaptığı konuşmasında şu tespitlere yer verdi.

Akıbetimiz nasıl olacak? Sonumuz ne olacak? Sorularına cevaplar arandı.

Amel defteri kapanmayanlar kimlerdir? Peygamber efendimiz üç durumda  kişinin amel defteri kapanmaz demiştir; salih evlat, alimin ameli, maddi duruma sahip olan bir kişinin insanlığın istifadesi için bıraktığı eserler…

Bizler birçok sıkıntı yaşamamıza rağmen yine birlikte olmuşuz ve bu davanın çevresinde olmuşuz. Bu birliktelik bir fantezi değil, bir hobi değil veya bir hemşericilik de değil. Bu birliktelik akidemiz bizi mecbur ettiği için olmuştur.

Yukarıda bahsettiğimiz amel defterinin kapanmaması için ne yaptım veya açık tutmak için ne gibi düşüncelerim var?

Bu davanın devam etmesi ve yeni nesillerin yetiştirilmesi ile bu miras gelenekleştirilmeli ve mektepleştirilmeli ki amel defterimiz de kapanmasın. Yoksa ömür bittiğinde bu miras da biter ve dava bir şahsiyet ve belirli kişilerde takılıp kalır. Oysa davamız nesillerden nesillere aktarılmalı.

Bu ortamların kıymetini iyi bilmeliyiz. Bu ortamlar bizim ikinci değil birinci evimiz olmalı. Aile eğitimi, çocuk eğitimi, vb. tüm eğitim ve gelişim faaliyetlerimizi bu ortamlarda yapmalıyız.

Biz insanın hidayetine vesile olmanın kıymetini tam olarak kavrayamamışız. Komisyonlarımızı topluyoruz ancak bir ibadet hazzı içerisinde işimizi yapmıyoruz. Dostlar alışverişte görsün diyoruz. Bu işler ciddiyet gayret ve samimiyet gerektirir. Yaptığımız işleri parmak ucuyla değil, dudak ucuyla değil, halisane ve yürekten yapmalıyız…

Önceleri kapılar kapalıydı, engeller vardı, şimdi ise biz kapılarımızı kapatmışız!

Malik Bin Nebi şu üç şeye önemle parmak basmıştır: Evlerimiz, Camilerimiz, Dernek- Vakıflarımız.

Evlerimiz; sıradanlaşıyor. Eskiden evlerde hem aile içi hem de dostlarla sohbetlerimiz olurdu. Şimdi ise evlerde TV izlemekten, uyumaktan ve yemek yemekten başka bir faaliyetimiz yok. Bu faaliyetleri bile aile ferdleri ayrı odalar da tek başına yapıyor. Oysa birlikte yemek yemeliyiz, birlikte secdeye gitmeliyiz, birlikte sohbet etmeliyiz…

Camilerimiz: sadece belirli zamanlarda değil camiyi evimiz gibi görmeliyiz. Artık bu alışkanlıklarımızı kırmalıyız.

Dernekler: belli sohbet zamanlarında değil, tüm zamanlarımızı burada geçirmeliyiz. Eskiden çay ocakları vardı, kitapevleri vardı. Şimdi ise derneklerimiz var eskisinden daha iyi olması gerekiyor artık. Çünkü derneklerimiz bu dava için var…

Ortamlarımızın kıymetini bilmeliyiz, ne yapabilirim ben dememeliyiz, herkes kendi kuvvetinde gücünün ve emeğinin yettiği kadar ihlâs ile çalışırsa bu işler çok güzel olur…

Çünkü “yarım hurma bile olsa kendinizi ateşten koruyunuz” (hadis-i şerif) i dikkate alarak işimizi ve birbirimizi önemsemeliyiz. Kendimizi önemsemenin ve güvenmenin formülleri vardır.

Kendimizi, işimizi ve birbirimizi önemsemenin dört formülü var. Bunları 4G formülü ile kodlandırdığımızda;

1) GÜVEN

2) GÖNÜLLÜLÜK

3) GÜÇ

4) GAYRET

1) GÜVEN: Özgüven sahibi olacağız,

                      Güven vereceğiz,

                      Birbirimize güveneceğiz,

                      Hepsinden önemlisi Rabbimize güveneceğiz.

2) GÖNÜLLÜLÜK: Gönüllülük keyfilik değil yükümlülüktür. Ebu Dücanenin gönüllülüğü bize örnek olmalıdır.

3) GÜÇ: Bu zaman gücün konuşulduğu zamandır. Güçlü olmadığınızda kimse sizi dinlemez. Gücünüz yoksa sizi karikatürize edip bitirebilirler. Güç; ekonomik güç, ,ilmi güç, fikri güç, ahlaki güç olmalı. Yani her yönden güçlü olmak gerekiyor.

“Elinizden geldiği kadar güç toplayın.”( Ayet-i Kerime)

“Güçlü Müslüman zayıf Müslümandan daha hayırlıdır.”(Hadis-i Şerif)

Ancak güç bizi şımartmamalı ve biz güçlü olacağız ama güçten yana olmamalıyız…

4) GAYRET: Şimdi Müslümanların her şeyi var gayreti yok. Eskiden imkanlar kısıtlıydı gayretler çoktu… Heyecanımızı kaybetmişiz. Gayretsizlik, eylemsizlik, hareketsizlik olmamalı.. Tek tek değil topyekûn bir gayret olmalı…

İşte bu 4G’yi içimizde buluşturur ve yerleştirirsek güzel bir akıbet ve güzel bir hayat bizi bekliyor olacak…

Toplantının ikinci bölümü katılımcıların sorularını Ramazan KAYAN’ın cevaplamasıyla devam etti. Son bölümde ise BUSEYDER Yönetim Kurulu Üyelerinin teşkilatlanma süreçleriyle ilgili bilgi vermesiyle toplantı bitirildi.