Gerçek Sevgili…

0
188

“Birisi geldi; bir dostun, bir sevgilinin kapısını çaldı; sevgilisi, kimsin a güvenilir er, dedi. Adam,’benim’ deyince, git dedi; şimdi çağı değil; böylesine sofrada ham kişinin yeri yok.

 “Birisi geldi; bir dostun, bir sevgilinin kapısını çaldı; sevgilisi, kimsin a güvenilir er, dedi.

Adam,’benim’ deyince, git dedi; şimdi çağı değil; böylesine sofrada ham kişinin yeri yok.

Ham kişiyi ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir, ikiyüzlülükten ne kurtarabilir?

O yoksul gitti; tam bir yıl yollara düştü; sevgilinin ayrılığıyla kıvılcımlar saçarak cayır cayır yandı.

O yanmış yakılmış kişi pişti; olgunlaştı. Geri geldi, gene sevgilinin evinin çevresine düştü.

Yüzlerce korkuyla, yüzlerce defa edebi gözeterek kapının halkasını çaldı; ağzından edebe aykırı bir söz çıkacak diye de korkup duruyordu.

Sevgilisi, kapıdaki kim? Diye bağırdı.

Adam, a gönüller alan, dedi, kapıdaki ‘sensin’.

Sevgilisi, madem ki ‘ben’sin, gel içeriye gir, dedi.

Ev dar, iki kişi sığmıyor.”

 

*(Mevlana, Mesnevi‘den)