Gençlik ve Gelecek Sempozyumu 2. Gün

0
224

Dünya Ve Türkiye’de Gençlik Hareketleri: Gençliğin Dünü Bugünü Yarını konu başlıklı panel Ahmet Turan Koçer yönetiminde geçekleşti.

Dünya Ve Türkiye’de Gençlik Hareketleri: Gençliğin Dünü Bugünü Yarını başlıklı panel Ahmet Turan Koçer yönetiminde geçekleşti.

 

Panelin ilk konuşmacısı Altan Özkanlı’ydı. Dünya Ve Türkiye’de Önemli Gençlik Hareketleri: Sağ Ve Sol Hareketlerin Deneyimleri konulu konuşmayı yapan Altan Özkanlı ” Osmanlı cumhuriyete dönüşünce; İslamcılar, Sosyalistler, Kürtçüler ve Türkçüler dışlandı. Dışlanan gençlik harekete geçti. İsmet İnönü’nün ‘çok partili’ hayata geçiş kararı ülke genelindeki isyanları engelledi. Demokrat Parti yüzde 53 oy aldı.  Ve sağın karşısına kavga edici sol gençlik ortaya çıkardılar. Türkiye’nin Amerikan’ın adına  çalıştığını belleterek gençleri ayaklandırdılar. 12 eylül sonrası 650 bin kişi gözaltındaydı. 1950- 60 arasındaki hızlı nüfus artışı ve köyden kente göç gençlik hareketlerini etkiledi.” dedi.

 

Panelin ikinci konuşmacısı Hasan Dündar Türkiye’de Müslüman Gençlik Büyük Doğu, MTBB, Akıncılar, 80 kuşağı Müslüman Gençlik bugüne taşınması gereken değerler başlıklı bir sunum yaptı.

Dündar konuşmasında Sait Halim Paşa, Mehmet Akif Ersoy, Şeyh Said, Bediüzzaman Said Nursi, ve Necip Fazıl Kısakürek gibi şahsiyetlerin Peygamber Efendimizin sünnetine uyarak girişimlerde bulunduklarını belirterek. Milli Türk Talebe Birliği’nde aktif görev alıp şimdi siyaset sahnesinde olan Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Numan Kurtulmuş, Cemil Çiçek ve  Kadir Topbaş gibi insanlardan örnekler verdi.  Akıncılar tarafından çıkarılan Mavera Dergisini de kısaca anlatan Dündar “seksen sonrası insanlar okumaya daha fazla değer verdiler. Özellikle tercüme eserler çok satıldı, tarikatlar çoğaldı ve insanlar ılımlı İslam bilincini benimsediler.” dedi.

 

Geçmiş Perspektifinden Gençliğin Yeniden İnşası temalı konuşmayı yapan Gazi Kılıçparlar

 “İnsan zayıf yaratılmıştır.(Nisa28) Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister” ayetleriyle söze başladı. Kılıçparlar konuşmasında “Gençlerin imtihan suresinde yürümeleri gerekir. Bu doğrultuda vahiyi takip etmeliyiz, yoldaki insanın imtihan suresini sağlıklı tamamlayabilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.Gençlik fiziki açıdan dinamik, psikolojik ve duygusal olarak ta zayıf bir dönemdir. Gençlikle ilgili en kritik sorun gençleri anlamaktır. Karşımızda sorun olarak değil yanımızda bizim fikriyatımızı taşıyabilecek bir güç olarak algılanması gerekir. Gençlere sorun olarak yaklaşmadan ve onlara değer vererek bazı şeyleri kazandırabiliriz. Mekke de ilk iman eden gençler vahiy dilini iyi anlamış, bir takım notlar ortaya koymuşlardır. Gençleri önemsemek; vahiyi birinci dereceden göz önünde bulundurmaktır. Meryem’i değerli kılan şey anneliliğidir, temizliği ve paklığıdır. geleceği gençlerle inşa etmek için anneliği benimsetmeliyiz. Bu noktada bizim yapacağımız şey fıtrata yönelik eğitimlerdir.” dedi.

—————————–

 

Programın öğleden sonraki kısmında Anadolu Platformu Genel Sekreteri Hüseyin Özhazar yönetiminde Anadolu Öğrenci Birliği konulu bir forum gerçekleştirildi. Forumdaki tartışmalar neticesinde çıkan gençlik profili şöyle: Her şeyden önce Müslüman, inançlı, Türkiye’nin ve dünyanın yaşadığı gençlik hareketlerinden haberdar, geçmişin gençlik hareketlerini analiz etmiş, tarihini özümsemiş, tarihinden dersler çıkarmış, evrensel birikime sırtını dayamış, misyonunun farkında, devrimci, mücadeleyi dönemsel olarak görmeyen, insiyatif kullanabilen, aktif, coşkun, adaletin ve özgürlüğün esas alındığı yarınlar için çalışan bir gençlik.

Ayrıca forumda insanın insana kurban edilemeyeceği, ilişkilerde ve yaklaşımlarda merkezin vahiy olması gerektiği konuları gündeme gelirken, sokak çocuklarına komisyon kurma çalışmaları gibi konular da tartışıldı.

 —————————

Hasbihal Programına konuk olarak katılan araştırmacı-yazar Mustafa İslamoğlu Vahyin Kılavuzluğunda Geleceğin İnşası konulu bir sunum gerçekleştirdi.

İslamoğlu konuşmasında “Ribat: nöbet beklemek , nöbet tutulan yer demektir. İmanınızın başında nöbet bekleyin, uyumayın. Nöbetçi uyuyorsa gerisi ne olacağı malumdur.

Üç zaman tasavvuru mevcuttur. Birincisi çevrimsel zaman tasavvuru: Budizm’in zaman tasavvurudur, döner döner aynı yere gelir. Sürekli aynı yerde döner. Oysa zamanı değiştirmek için gelmiştir peygamberler…

İkincisi çizgisel zaman anlayışı: İlk gelen en geri, son gelen ise en ileri olarak tanımlanır. Oysa hakikat sabık olanın değil sadık olanındır.

Üçüncüsü ise sarmal zaman anlayışı: hem çevrilir hem yükselir. İslam’ın zaman anlayışı insanın eyleminin zamanını yakalayan bir anlayıştır. Zamana şahit olunduğu için yemin edilir Kur’an da. Olmak isteyen halının altını süpürür, görünmek isteyen halının altına süpürür.

 

İslamoğlu “tedebbür etmeyenin tedbiri olmaz, tefekkür hakkı verilince tefekkür olur.” diyerek konuşmasını bitirdi.

 

 

 

Sempozyum fotoğrafları

Galeri 1

Galeri 2

Galeri 3

Galeri 4