“Gençlik Hazinesi” Semineri Yapıldı

0
104

Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi tarafından aylık olarak düzenlenen Gençlerle Hasbihal Seminerlerinin bu ayki konuğu araştırmacı yazar Sait Çamlıca oldu.

“Gençlik Hazinesi” başlığı altında düzenlenen seminer 15 Kasım Perşembe günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı. Programa; Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Birimi Başkanı Adem Er, Bülbülzade Yurtları Genel Müdürü Sıddık Akdoğan, Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Temsilcisi Huzeyfe Akaslan, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Sunumunda gençlerini anlamayan, onlara faydalı meşguliyetler üretmeyen milletlerin gençlik üzerinde olumlu etkilerinin olmayacağını belirten Çamlıca, kısaca şu noktalara değindi;

“Eskiden dedelerimiz torunlarına peygamber kıssaları anlatırdı. Eskiden babaanneler beyaz yazmalarıyla torunların saçlarını okşayıp onlara dua öğretirdi. Onlara kıssalar anlatırdı. Anadolu coğrafyasının bin yıllık ya da İslam coğrafyasının bin 400 yıllık tarihinde çok şey kaybettiğimiz şeylerden bir tanesi evin içinde anlatılan kıssa, hikâye geleneğinin yok olmasıdır.

Anadolu ahlakının bütün darbelere, bütün sosyal çalkantılara, bütün yaşadığımız problemlere rağmen ayakta tutan maya, hamur aslında bu kıssalardı. Biz onları kaybettik. Onun için ben gençlik üzerine konuşurken hep bunu söylüyorum, bizim yetişkinlerimizin gençlerden daha çok eğitime ihtiyacı var. Çünkü sorunun sebebi çocuklar, gençler ya da zaman değil. Hz. Ali’nin bununla ilgili bir tespiti vardır. Hz. Ali der ki; gençliği anlamadığınız zaman bu dünyada işiniz bitti demektir.

Bir öğretmen bir sınıfa girdiği zaman bu çocuklar adam olmaz diyorsa; o çocukları adam etmek için uğraşmaz, adam edecek fikir de üretemez. Bugünün genci yarının annesi, babası, öretmeni, büyüğü olacak. Sizden sonraki nesle bakarken ne olur büyüklerinizden aldığınız kötü mirasla bakmayın. 20 sene önce, 30 sene öncesine göre bugün öğrenci olmak çok daha zor. Teknolojinin hiç olmadığı ortamla teknolojinin her şeyi kuşattığı bir ortamda genç ve öğrenci olmak arasında dağlar kadar fark var.

Gençler bizi anlamak zorunda değil. Biz gençleri anlamak, anlamlandırmak ve yol göstermek zorundayız. İnsanın yaşamadığı bir duyguyu anlamasını bekleyemeyiz. Çocuklarla iletişim kurarken yaptığımız en büyük hata da bu. Lise çağlarındaki gençleri bir şekilde işe verin çalıştırın. Yaşamayı, kazanmayı, çalışmayı anlatarak öğretemezsiniz. Çocuk kazanmadan öğrenemez bunu. Çocuklarınızın elinden zararlı meşguliyetleri almak istiyorsanız onları faydalı meşguliyetlere yönlendirin. Faydalı meşguliyeti vermediğiniz çocuğunuzun elinden zararlı meşguliyeti alamazsınız.

Bugün öyle bir çağda yaşıyoruz ki gençlik için spor ve kültür merkezleri yapıp ihya etmek cami yapmak kadar önemlidir. Bunun daha ideali camilerin altını gençlik, kültür ve spor merkezi yapmaktır. Caminin altında mahallenin gençlerinin oturup muhabbet edebilecekleri, masa tenisi oynayabilecekleri, yaşı gereği enerjilerini atabilecekleri yerler inşa etmeyiz. Kültür alanı deyip geçmeyin.

Sosyal medyada sahte takipçi satın almak caiz midir? Fake hesap kullanmak caiz midir? Sosyal medyada mahremlerimizi yayınlamak doğru mudur? Müslüman ahlakına göre sosyal medya kullanma kültürünün diyanet hutbelerde de yeri olmalı. Çağın değişimiyle okuduğun kitaplar arasında bir bağ bulamazsan bu çağa cevap vermezsin. Değişimi, çağı, gençleri iyi okumak gerekir. Günü okuyamazsanız geleceğe dair hiçbir şey yapamazsınız. Camideki hacı emmilere anlattığınız din dilini bu gençler için de kullanırsanız bunu gençlere kabul ettiremezsiniz.”

Sait Çamlıca sunumun ardından gençlerden gelen soruları yanıtladı. Seminer sonunda Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Birimi Başkanı Adem Er tarafından araştırmacı yazar Sait Çamlıc’ya gecenin anısına plaket takdim edildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.