Gençler İftarda Buluştu

0
98

İlki geçen yıl düzenlenen “Gençler İftarda Buluşuyor” iftar programının ikincisi de yapıldı.

 

 Çeşitli İslami hareketlerin öğrenci grupları ve üniversitelerde faaliyet gösteren farklı kulüplerin öncülüğünde yapılan iftar, bu yıl sofrasını Saraçhane Parkı'na kurdu. Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul şubesinin de destek verdiği iftara katılım oldukça yoğundu. Menüsü; çorba, hurma, pide, zeytin, peynir ve meyve olan iftar, hepbirlikte aynı sofraya oturmanın güzelliğini yaşattı.

 

Gençlerin tanışmasını, birlikte aynı sofraya oturup kardeşliklerini tazelemesini ve bundan sonra da birlikteliğin amaçlandığı iftarda, farklı grup ve düşünceler bir araya geldi. İftardan önce yapılan giriş konuşmasının ardından Kur-an'dan bir pasaj okundu ve meali paylaşıldı. İslam coğrafyasının yaşadığı zulüm ve sıkıntıların son bulması, özgürlüğe ve sukunete ermesi ve Müslümanlar olarak gerçek birlikteliğin sağlanması için dua edildi. İftardan sonra hepbirlikte saf olunarak akşam namazı kılındı.

Programın farklı öğrenci gruplarının tanışıklığına dair bir örnek ve öncü faaliyet olması, bu birlikteliği sonraki etkinliklere de taşıma temennisi ön plana çıktı.

 

Organize Edenler:

Akabe Gençlik Platformu / Anadolu Öğrenci Birliği / Genç Hareket / Genç İHH / Genç Yeryüzü Doktorları

Özgür-der Üniversite Gençliği / Kara Mektup Platformu / Şihap Cemiyet / Medipol Üniv. Mai Düşünce

Boğaziçi Üniv.Mektep / Cerrahpaşa Tıp Sosyal Sorumluluk / FSM. Üniv.Söz Eylem Platformu

İstanbul Bilgi Üniv. Bilge Gençlik / İstanbul Üniv. Alternatif Hukuk Platformu 

 İstanbul Üniv. Bağımsız Fikriyat / İstanbul Üniv.İlahiyat Düşünce Platformu

İstanbul Üniv. Medeniyet Araştırmaları Kulübü / Marmara Üniv. Düşünce Hikmet Kulübü

 


 

 

 

 

Dua Metni

 

????? ?????? ????? ?????????????*

???????????? ???????????? ????? ?????????? ????????? ??????? ?????? ????????????? ???????????

 

 

“Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve yolunda ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!” (Âl-i İmran/147)

 

“Ey Rabbimiz! Bilmediğimiz şeyi istemekten sana sığınırız. Eğer sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz ancak hüsrana uğrayanlardan oluruz.” (Hud/47)

 

Rabbimiz! Bize, ailelerimize ve tüm Mü’min erkek ve Mü’min kadınlara mağfiret eyle. Zalimlerin de sadece helakini artır.(Nuh/28)

 

Rabbimiz! Biz zalimlerin yaptıklarından beriyiz. Şahitliğimizi kabul buyur. Bizlere zulüm üreten topluluklara karşı yardım et.

 

Rabbimiz! Basiretimizi aç, ilmimizi artır ve bizleri Salihlerin arasına dâhil et.

 

Rabbimiz! Bizleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle.

 

Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde bizi, anne-babamızı ve Mü’minleri bağışla. (İbrahim, /41)

 

Rabbimiz! Bizden senin rızan için yaptığımız hayırlı işleri kabul buyur. Hiç şüphesiz sen işitensin, bilensin. Rabbimiz! Bizi yalnız senin için boyun eğen Müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen Müslüman bir ümmet meydana getir ve bize senin yolunun izlerini göster. Tövbemize rahmetinle muamele eyle. Hiç şüphesiz tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin. (Bakara/128)

 

Rabbimiz! Bizim velimiz sensin. Canımızı Müslüman olarak al ve bizi Salih kullarının arasına kat.

 

Rabbimiz! İçimizdeki zalimler yüzünden bizleri de helak etme.

Rabbimiz! Bizleri mazlum yahut zalim ayıran dilsiz şeytanlardan eyleme.

Rabbimiz! Bizleri fitne kalmayıp yalnızca Senin dinin hâkim oluncaya kadar mücadele eden mücahit ve mücahidelerden eyle!

 

Rabbimiz! Filistin ve diğer ülkelerdeki zulme uğrayan bütün kardeşlerimize yardım eyle. Ümmetin onları bu duruma iten suskunluğunu Ahmet Yasin gibi sana şikâyet ediyoruz ya rabbi. “Ya Rabbi sen MUSTAZAFLARIN RABBİSİN… Sen bizim RABBİMİZSİN… Bizi kime bırakıyorsun? Bize Cehennem olacak uzaklara mı? Veya Düşmana mı? ALLAH’IM! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinlerin aşkına sana şikâyette bulunuyoruz. Sana şikâyette bulunuyoruz…”

 

Bize Allah yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Biz O’na güvendik ve O, büyük Arş’ın Rabbidir. (Tevbe, 9/129)