Geleneksel Bülbülzade Vakfı İftarı Yapıldı

0
253

Bülbülzade Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programı, Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda yapıldı.

31 Mayıs Perşembe günü yapılan iftar programına Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, AK Parti İl Başkanı Eyüp Özkeçeci, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, ev sahibi Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, ilçe müftüleri, daire amirleri, eğitim yöneticileri, Gaziantep ve çevre il ve ilçelerden gelen STK temsilcileri, Suriyeli misafirler ve gönüllüler ile beraber 600’ü aşkın davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda bir selamlama konuşması yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, ramazanın birliği, kardeşliği ve dayanışmayı hatırlatan mukaddes bir ay olduğunu söyledi.

Müslüman coğrafyada kan, zulüm, işgal yaşanıyor

Bu mübarek ayda insanların birbirlerinin halinden daha iyi anladığını ifade eden Gül, “Ülkemizin geleceğini, bölgemizin ve dünyada yaşanan bütün gelişmeleri daha iyi bir şekilde tahlil edebiliyoruz. Bu gözle bakarken sanki küfür cephesi iş birliği yaparak anlaşmış gibi her ramazan ayında bir Müslüman coğrafyada yine kan, yine zulüm, yine işgal yaşanıyor ve bizim Müslüman aleminin kalbini derinden yaralıyor. Bu sene de işgalci zalim terör devleti İsrail, yine 60’ın üzerinde Filistinli kardeşimizi şehit etti. ABD ve İsrail, bölgede barışı ve huzuru ortadan kaldıracak daha büyük kaoslara yol açacak işlere girdi. ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması girişimi Ortadoğu’ya atılmış en büyük bombalardan biri olarak tarihe geçti” diye konuştu.

Ramazanda Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya ve Filistin’e yapılan zulümlerin Müslüman alemini derinden yaraladığına dikkati çeken Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu zulme karşı sesini yükselten Türkiye’den başka ülke, Recep Tayyip Erdoğan’dan başka lider yoktur. ‘Dünya beşten büyüktür’, ‘dünyada sizin dediğiniz değil, insanlığın dediği, adaletin dediği olacak’, ‘küresel adalet öyle ya da böyle bugün ya da yarın er geç tecelli edecek’ diyen başka bir lider çıkmadı. İslam aleminin bu zulme, bu işgal girişimine, bu adaletsizliğe sessiz kalması da bir ramazan ayında bütün Müslümanlar için en büyük burukluktan birisidir.”

80 milyon bizim birinci sınıf vatandaşımızdır

Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkesin kardeş olduğunu vurgulayan Bakan Gül, “80 milyon bizim birinci sınıf vatandaşımızdır. Kimse kimseden üstün değildir. İşte bu birliği ve beraberliği her zaman hakim kılacağız. Sultan Alparslan ile Selahattin Eyyubi’nin kardeşliği kıyamete kadar baki kalacaktır. Biz kıyamete kadar et ile tırnak gibiyiz. Bizi kimse ayıramaz kan siyaseti yaparak oyunlar oynayanların oyunları kendi başlarına geçirilecektir” diye konuştu.

Ramazan, mizan, Kur’an iklimidir

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir de konuşmasında hayatımızda ramazana yer açmak gerektiğini vurgulayarak; “Ramazan, mizan, Kur’an iklimidir. Rabbimiz buyurur ki; “bütün alışverişlerinizde ölçü ve tartıya tam olarak, adaletle uyun; biz hiçbir insana taşıyabileceğinden daha fazla yük yüklemeyiz. Bir görüş belirttiğinizde, yakın akrabanıza karşı olsa da adil olun”

Ramazan adeta fabrika ayarlarımıza, kalibrasyon ayarımıza yeniden her alanda dönme zamanı. Her şey yeniden yerli yerinde olmalı. Türkiye’nin tüm birikimini, farklılıklarını bu sürece katarak yol almalıyız. Farklılıklarımızı zenginlik, fırsat görmeliyiz. Ramazan ikliminde birliği, beraberliği, sevgiyi, muhabbeti çoğaltmalıyız.”

Kur’an’ın tekrar tekrar bize anlattığı infak, yardımlaşma, komşuluk, sıla-i rahim, yetimler, şükür, tefekkür iklimini buram buram yaşamamız gerektiğini belirten Aldemir sözlerini şöyle sürdürdü; “Yeniden ramazanla ölçüyü, tartıyı, mizanı ayarlamalıyız. Ölçüde, tartıda adalet, sözde, dilde adalet, aklın, kalbin yeniden mizana girmesi, sosyal medyada ölçü ve adalet. Bizler birbirimize küskün aşıklar gibi davranamayız. Sosyal medyada sert yazılar, savaş havası estiriliyor. Ancak sokakta herkes ramazan ikliminin muhabbetiyle birbirine selam veriyor, ramazanı yaşıyor. Maksadı aşan yaklaşımlarımıza çeki düzen vermeliyiz. Ülkenin içinden geçtiği bu süreçte azami duyarlı ve hassas olmalıyız. Kısmi arızalara takılıp bütünü ıskalamayız.

Yeni süreci kimse tek başına hedefe taşıyamaz

Bu yeni süreci kimse tek başına hedefe taşıyamaz. Tek başına STK, tek başına siyaset, tek başına iş dünyası, tek başına güvenlik birimleri. Herkes yaptığı işin hakkını vermeli ve en iyisini yapmalı. Sivil alanı büyütmeliyiz. Fikir ve düşünceye hayatımızda daha fazla yer açmalıyız. STK sivil kalmalı, siyasete karışmamalı. Siyasette sivil alana saygı duymalı. Birbirini tamamlayan iki el olmalı, birbirini karıştıran değil.

Tüm farklılıklarımızı ve zenginliklerimizi ortak amaç için senkronize etmeliyiz. Türkiye çok önemli bir ülke, nüfusundan, yüz ölçümünden çok öte bir coğrafya. Anadolu göç yollarının kesiştiği ve büyük uygarlıkların kurulduğu önemli bir jeopolitiği temsil ediyor. Etnisite-inançlar-kültürler insanlık tarihinin kökü, ocağı Anadolu’dadır. Dolayısıyla farklılıkların burada olması son derece normal. Kökü bu toprakların dışında olmayan farklı fikirler ve yaklaşımlara tahammül etmeli ve saygı duymalıyız. Değerleri oluştururken desenleri görmeliyiz. Bu farklılıkların artık bizim gücümüz olma vaktidir.

Gün kadim tarihi misyonumuza dönme vaktidir

Gün kendimiz olarak birlik günüdür. Gün kadim tarihi misyonumuza dönme vaktidir. Tarih bizi çağırıyor. Yeniden adaletin, merhametin her alanda kalkınmanın başkenti olma vaktidir. Bunun için tarihi misyon çok önemli. Anadolu’nun tarihi birçok millet için ilham kaynağıdır.

Gaziantep bu coğrafyanın kesişme, buluşma noktasıdır

Gaziantep yakın tarihimizde kurtuluş mücadelesinde önemli bir yerde duruyor. Bu şehrin aziz insanlarının direnişiyle yüzyıl önce Anadolu’nun topyekûn direnişine, dirilişine ilham verdi. Bugün bu aziz ensar şehrinin misyonu daha da önemli. Gaziantep bu coğrafyanın kesişme, buluşma noktası. Buradan dünyaya açılıyoruz. Dünya da buradan bölgeye geliyor. Türkiye artık tarihi misyonuna hızla dönerek ticarette, ulaşımda, sağlıkta, STK çalışmalarında dünya devleti olma yolunda hızla ilerlerken; Gaziantep artık bir dünya şehridir. Dünyada bazı şehirler ülkeleri ve coğrafyalarını aşan bir misyonu taşır. Türkiye en büyük organize sanayi bölgesi Gaziantep’te. 2017 yılında 3 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayan bir şehir. Gaziantep dünya çapında bir marka olma yolunda.

Bazı fırsatların kazası olmaz

Bu yeni süreci STK, üniversite, bürokrasi, sanayi, siyaset doğru okuyamazsa bu imkânı kaybederiz. Bazı fırsatların kazası olmaz. Şehrin, bölgenin, dünyanın geleceği için Allah bizlere birçok fırsat sunuyor. Küçük hesap peşinde olamayız. Eskiler; “bin dost az bir düşman çok” der. Birbirimize saygı duyarak yol almalıyız. Gaziantep halkını da bu büyümeye, kalkınmaya hazırlamalıyız. İktisadi sermaye hızla büyüyor. Ancak bu büyümeyi sürdürülebilir kılacak beşeri sermayeyi ve sosyal sermayeyi öncelikli hedeflerimizin arasına almamız gerekir. Bir şehri yaşanılır kılan en temel değerler olan fikre, düşünceye, sanata, edebiyata, çevreye, mimariye hayatımızda daha fazla yer açmalıyız. Geleceğin dünyasında Türkiye çok önemli bir yerde. Gaziantep’e bu amacın gerçekleşmesi için önemli bir misyon düşüyor. Geleceğin dünyasında Türkiye çok önemli bir yerde duruyor. Gaziantep’imiz de bu misyonda çok önemli bir yere sahip” dedi.

İftar programı selamlama konuşmalarının ardından sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.