Geleneksel Bülbülzade Vakfı İftarı Yapıldı

0
151

Bülbülzade Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen İftar Programı, Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda yapıldı.

10 Haziran Cuma günü yapılan iftar programına ev sahibi Bülbülzade Vakfı başkanı Turgay Aldemir,  Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Şehitkâmil Kaymakamı Ali Dursun, Şehitkâmil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Gaziantep Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Gür ve Prof. Dr. Cahit Bağcı, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete, Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, ilçe müftüleri, daire amirleri,  eğitim yöneticileri, Müsiad İl Başkanı Mehmet Çelenk, Gaziantep ve çevre il ve ilçelerden gelen STK temsilcileri, Suriyeli misafirler, gönüllüler ve 700’ü aşkın davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda daha sonra Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik tarafından iftar duası yapıldı. Ardından Bülbülzade Vakfı’nın tanıtım filmi izlendi. Tanıtım filminin izlenmesinden sonra konuşmasını yapmak üzere Bülbülzade Vakfı başkanı Turgay Aldemir kürsüye geldi.

Oruçla istikamet bulur, hikmete ulaşmaya çabalarız

Konuşmasında Ramazan’ın Müslümanlar üzerindeki olumlu etkisinden bahseden Aldemir şöyle konuştu; “Ramazanla; oruç, Kur’an, namaz, iftar, sahur, yardımlaşma vb. çabalarla hayatımızı yeniden dengeye alırız. Oruçla, Kur’an’la bilgiyi tazeleyerek bilincimizi açarız. İstikamet bulur ve hikmete ulaşmaya çabalarız. Ramazan nedeniyle dünyevileşmeye, modern mülkiyet anlayışına Kur’an temelli olarak, yeniden başkaldırırız.

“Borçlu Olma” bilinciyle yaşamalıyız

İnsanın bu dünyada ortaya koyduğu çaba ve gayretinden dolayı kendisini bu dünyadan alacaklı görmesi ondaki tüm hırsları ortaya çıkartmaktadır. Benim hakkım, benim başarım, benim çabam, bana ait gibi kavramlar hepimize ne kadar tanıdık geliyor değil mi?

Kur’an ayı dolayısıyla İsmet Özel’in “Borçlu Olma” kültürünü idrak etmemiz lazım. İnsan borçludur. Zor olan bu hayatı “borçlu olma” bilinciyle yaşamaktır. Bunun için yaptığımız iyilikler başa kalkılacak bir nimet değildir. Ramazan vesilesiyle gönlümüzü, soframızı ve tüm varlığımızı açık tutarak nasıl insan kalabiliriz? Bunun çabası içerisinde olmalıyız.

‘Vicdan Allah’ın kalbimizdeki sesidir’

Vicdani bir arınmaya ihtiyacımız var. “Vicdan Allah’ın kalbimizdeki sesidir” der Nurettin Topçu. Hamdolsun, yoksullar, yetimler, ülkelerini terk edenler için çok güzel yardım çalışmaları yapıyoruz. En az 170 ülkeye cömertçe Anadolu insanının yardımlarını taşıyan hayır kurumlarımız var. Çok şükür cömert bir milletiz. Akif’in dediği gibi “Nerede bir kanayan yara gördüm mü, yanar ta ciğerim.”

Dünyanın neresine bir ateş düşse o bizi de incitir ve ilgilendirir. Bu insan olmamızın, Müslüman olmamızın, kardeş olmamızın gereğidir. 3 milyon Suriyeli kardeşlerimizle bu kadim topraklarda beraberiz. Birileri sınırlarını korurken, bizler milletiyle, devletiyle insanlığımızı koruma çabasındayız. Bu toprakların gönül mimarlarından Hasan el Harakani’nin dediği gibi; “Allah katında ruh taşıyan herkesin Anadolu’da kurulan bu sofralarda yeri vardır.”

Yardımları yeni bir evreye taşımalıyız

Yardımları yeni bir evreye taşımalıyız. Gıda, barınma, sağlıkta çok önemli işler yaptık. Ancak içimiz huzurlu değil. Hz. Peygamber; “İyilik gönlü huzura kavuşturur…” buyurdu. İçimizi, gönlümüzü huzura kavuşturacak, sorunları çözecek çabalara ihtiyacımız var. Yeni bir üst aşamaya geçmeliyiz. İnsani gelişmişlik, insani kalkınma ve insani kalkınmada sürdürülebilirlik. Bunun için gıda, barınma vb. yardımlar devam ederken, eğitim ve kültürel alana yatırımlarımızı, katkılarımızı ivedilikle arttırmalıyız. Eğitim hayatları değiştiriyor. Suriyeli kardeşlerimize yardım önemli. Ancak daha da önemli olan sivil toplum olmayı, birlikte çalışmayı, sorunların çözümü için birlikte çaba sarf etmek çok daha önemli.

Bu vesile ile Yusuf İslam’ın merhum Muhammed Ali ile ilgili bir sözünü paylaşmak istiyorum; “Eğer insanlığı severseniz, insanlık da sizi sever. Muhammed Ali insanlığı sevmişti, insanlık da onu sevdi” der. Biz de Muhammed Ali’yi sevmiştik. Mekânın cennet, ruhun şad olsun cesur insan.

Dünyada üç temel güç var; para, silah, insani gelişmişlik

Dünyada bugün üç temel güç var; Para, silah, insani gelişmişlik. En önemlisi ilk ikisinin de kontrol edebilen insandır. Bizim medeniyetimizin taşıyıcısı insandır. Der ki Edebali; “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Devleti ve insanlık onurunu yaşatacak insani gelişmişliğimizi sağlayacak yatırımlara öncelik vermeliyiz.

Dün olduğu gibi taşı ile toprağıyla, insanıyla bu coğrafyanın bugün de, yarın da Müslümanların kalması için bu milletin kadim değerlerine yaslanan eğitim çalışmalarına öncelik vermeliyiz. Eğitimin öneminin anlatması için sizinle bir bilgiyi paylaşmak isterim. Hz. Peygambere nübüvvet verildiği zaman Mekke’de 17 kişi okur-yazar idi. Nübüvvetin 90. yılına gelindiğinde tüm dünyada okuma yazma bilenlerin iki katı İslam dünyasında okur-yazar vardı. Ne kadar ibretlik ve örneklik teşkil eden bir bilgi değil mi?

İslam dünyası büyük düşünen insanlara muhtaç

Bugün İslam dünyası büyük düşünen yürekli annelere, genç yiğitlere, entelektüellere, âlimlere, yöneticilere ve liderlere muhtaç. Bu öncü yiğitleri yetiştirmektir şiarımız. Ve yine bu güzel Ramazan vesilesiyle şu üç kavramı hayatımızın merkezine taşımalıyız. Tevhid, vicdan, ahlak. Bu kavramlar bir bütündür parçalanamaz. Gün kardeşlik günüdür, gün birbirimize yaslanarak yaratandan af dileme gündür.

Sezai Karakoç’un şu duasıyla sözlerimi tamamlıyorum. “Ey rabbimiz, bu kutlu ayın hürmetine bizi bağışla, ruhumuzu dirilt, İslam milletini kendine getir, dünyayı onun rahmani hâkimiyetine ver, Allah’ım.”

Ramazan, bir dünya görüşüdür

İftar programında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de bir selamlama konuşması yaptı. Şahin, konuşmasında Ramazan ayının öneminden birinin de Kur’an-ı Kerim’in indirildiği ay olduğunu belirterek; “insanlığın kurtuluşa ermesi için iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmak için bu ay bize büyük bir fırsat veriyor. Hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekmemiz gerekiyor. Ramazan aynı zamanda bir dünya görüşüdür diye bakmamız gerekir. Ramazan ayı bir merhamet ayı ise bizler bunun neresindeyiz? Yoksulun, yetimin, engellinin herkesin ama herkesin yanında olabilmektir bize düşen. Ensar şehir olarak, gazi şehir olarak biz bunu başardık” dedi.

Ensarlık sınavından yüz akıyla çıkacağız

Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ise Gaziantep’e geldiği günden beri Bülbülzade Vakfı’nın hasbi çalışmalarını gördüğünü vurgulayarak; “Bir şehirde 350 bin Suriyeli yaşıyor. Bizler 5 yıldan beri onlarla beraber yaşıyoruz. Devlet, hükümet, bütün kamu kurumları, bütün belediyelerimiz, ama en önemlisi gönüllü kuruluşlar, Bülbülzade Vakfı gibi birçok kuruluşumuz bu insanlara sadece Allah rızası için yardımcı oluyor.

Dua edelim komşumuz Suriye’de en kısa zamanda bütün insanlarını kucaklayan, insan haklarına ve demokratik haklara riayet eden bir devlet yapılanması kurulsun. Ama o gün gelinceye kadar da biz ensarlık sınavından yüz akıyla çıkacağız. Allah bizi sağlıkla, sıhhatle, huzurla Ramazan Bayramına kavuştursun” dedi.

Konuşmaların ardından iftar programı sona erdi.