Gaziantep Üniversitesi girişindeki probleme öğrenci tepkisi!

0
133

Gaziantep Üniversitesi ana giriş çıkış kapısının bulunduğu kavşakta meydana gelen kazaların önlenmesi için üst geçit isteyen öğrenciler ilginç bir eyleme imza attı.

Öğrenciler yolu trafiğe kapatarak arkadaşlarının kaza geçirdiği yerde resim çizdi.

Anadolu Öğrenci Birliği tarafından organize edilen eylemde düdük ve ıslık çalan öğrenciler açtıkları döviz ve afişlerle tepkilerini dile getirdi. Öğrenciler eylem sırasında sık sık ‘Anneme hanginiz hesap verecek’ sloganı attı. Bu sırada gruptan ayrılan birkaç öğrenci kısa süre önce kaza geçiren arkadaşlarının ağır yaralandığı  olay yerine geçerek yolu trafiğe kapattı. Olay yerinde bulunan trafik polisleri ise eylem nedeniyle trafik akışını farklı güzergâha verdi. Ellerindeki sprey boyayla yere resim çizen öğrenciler tepkilerini dile getirmeye çalıştı. Arkadaşlarının kaza geçirdiği yere insan resmi çizen öğrenciler daha sonra basın açıklaması yaptı. Öğrenciler adına açıklama yapan Kemal Edip Aslan, üst geçit ya da alt geçit yapılması için yetkilileri göreve çağırarak, “Biz, gelecek kurma yolunda üniversiteyi kazanmak için çeşitli engelleri geçip, gençliğimizin bir kısmını harcayarak bu üniversiteye geldik. 13 Kasımda arkadaşımız Serkan insan hayatı için tehlikeli olan bu kavşakta geçirdiği kaza nedeniyle şu anda üniversite hastanesinde hayati tehlikeyi atlatmaya çalışıyor. Serkan arkadaşımız kadar şanslı olmayan Esra ve Ayşe arkadaşlarımız hayatlarını kaybettiler geçirdikleri kaza nedeniyle. Bu kazalar ilk değildi ve son olmayacakta. 25 bin öğrenci bu üniversitede eğitim görüyor. Bunların yanında personel, asistanlar ve öğretim görevlileri de var. Her gün binlerce vatandaş bu kavşaktan geçmek zorunda kalıyor. Buradaki sorunun bir an önce çözülmesini istiyoruz” dedi. 
Öğrenciler yapılan basın açıklamasının ardından sessizce dağıldı. 

 

Basın Açıklamasının Tam Metni

Bugün;  taleplerimizi, sorunlarımızı basına ve kamuya dikkat çekmek için burada toplanmış buluyoruz. Biz, gelecek kurma yolunda üniversiteyi kazanmak için çeşitli engelleri, gençliğimizin bir kısmını harcayarak geçip, bu üniversiteye geldik.  Ayın yedisine kadar elindeki para ile geçinmeye çalışan, sınavlar ve derslerle kafasını yoğunlaştıran, hoca kaprislerinden hırpalanan, 20 metrekare eve asgari ücretin yarısı kira veren ve kira parasını yetiştirmek için özel ders verme, anketörlük gibi işler arayan, tavuk döner ve bakliyat dürümlerine talim, yurtlarda yer sıkıntısından dolayı iç içe kalan, öğle arasında karnını doyurduktan sonra çay içecebilecek zamanı yaratmaya çalışan, her ay kontör yoklugundan iletişim yoksulluğu çeken, sınavlara son gece çalışan üniversite öğrencileriyiz. Bu saydığımız iletişim, barınma, sağlık ve eğitim haklarımızı kullanabilmemiz önündeki türlü engellere rağmen yaşamaya çalışıyoruz. Yaşamaya çalışıyoruz sözüne dikkat çekmek istiyoruz çünkü her gün derslerimize girmek için günde en az iki kez bu insan hayatı için tehlikeli kavşaktan geçiyoruz. Eğitim, sağlık ve barınma gibi saydığımız temel insan haklarının yanında en temel ve birinci olan yaşama hakkımızın korunmasını ve güven altına alınmasını istiyoruz. 13 kasımda arkadaşımız Serkan insan hayatı için tehlikeli olan bu kavşakta geçirdiği kaza nedeniyle şu anda üniversite hastanesinde hayati tehlikeyi atlatmaya çalışıyor. Serkan arkadaşımız kadar şanslı olmayan Esra ve Ayşe arkadaşlarımız hayatlarını kaybettiler gerçirdikleri kaza nedeniyle. Bu kazalar ilk değildi ve son olmayacakta. Yirmibeş bin öğrenci bu üniversitede eğitim görüyor. Bunların yanında personel, asistanlar ve öğretim görevlileride var. Her gün binlerce vatandaş bu kavşaktan geçmek zorunda kalıyor. Her geçişinde toplamda altı kez araç trafiğini atlatmak zorunda kalıyor. Dönüşle birlikte bu sayı günde en az oniki oluyor. 365 günün 320 günü okula gidip gelmek zorunda olan biri için bu sayı 3840 ediyor. Yani yılda en az 3840 kez bu kavşağı oluşturan yollardan geçmek zorunda kalıyoruz. Dersler, sınavlar, maddi ve manevi durumlar gibi çeşitli sorunlardan dolayı çok düşünceli, dalgın olduğumuz zamanlar olabiliyor. Bu 3840 kez geçişten birinde bile ufak dikkatsiz davransak bedeli ağır olabiliyor. Bizim can ve mal güvenliğimizden sorumlu merciler ve kişilerin, hayatımızın böyle ince bir çizgi ile ölümden ayrılmasına neden olan projelere imza atmış olması ve çözüm aramaması bizi çok rahatsız ediyor. Belediyelerin şehir planlama, projelendirme ve uygulamadaki hataları sadece üniversite kavşağıyla kalmıyor. Karataş tramvay yolu inşaatı da keza aynı tehlikeleri taşıyor. Üniversite kavşağı sorunun çözümü arayışında eksik kaldıkları noktalar varsa ya da çözüm üretemiyorsalar, –ki sanmıyoruz öyle olduğunu, onlara birkaç önerimiz var.

1)      Yayalar için üst geçit veya alt geçit yapılması.

2)      Gaziantep – Kilis şehirlerarası yolun çevreyoluna aktarılması.

3)      Kavşağa köprülü alt geçit yapılarak trans geçişlerin alt geçiten yapılması

Bu saydığımız üç öneriden birinin uygulamaya konulması kavşağı kullanan araç sahipleride dahil hepimizi rahatlatacaktır. Büyükşehir belediyemiz Türkiye’nin en hızlı proje gerçekleştiren belediyesi ama halkının can güvenliği ve talepleri noktasında ne kadar hızlı orası malum. Yaptığımız son eylemden itibaren hala hiçbir somut adım atılmış değil. Ailelerimiz bizleri gelecek kuralım diye buralara gönderdiler, kimileri ise binbir imkansızlık ve fedakarlıklarla okutmaya çalışıyorlar bizi. Binlerce kilometre uzaklarda gelecek kurmaya çalışıyoruz ama ne yazık ki daha yolun başında iken yaşamak için emek harcadığımız hayatımızı kaybediyoruz. Bugün Serkan’ın anne  babası evlatları için acı çekiyorlar. Dün Esra ve Ayşe arkadaşlarımızın aileleri ağıtlar yaktı genç cansız bedenleri karşısında. Sorumlulara sesleniyoruz sizlerde anne babasınız, sizlerinde çocukları var. Okumak gelecek kurmak için nerelere göndermişsinizdir kimbilir. İstemez misiniz çocuklarınız güvenli bir şekilde eğitim görsünler? Eğer belediye başkanı ya da vali olarak dinlemiyorsanız bizi ve taleplerimizi, bir anne baba olarak vicdanınızı dinleyin, o zaman bir dakika bile durmazsınız, tabi insan hayatına gerekli önemi veriyorsanız.

Teşekkürler