Gaziantep Gönüllü Kuruluşlar Darbeyi Lanetledi

0
222

Aralarında Bülbülzade Vakfı’nın da bulunduğu Gaziantep Gönüllü Kuruluşlar Platformu tarafından Demokrasi Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıldı.

Bildiriyi, Gaziantep Gönüllü Kuruluşlar adına Memur-Sen Gaziantep İl Başkanı Ahmet Gök okudu.

Açıklamada ülkemizin son yıllarda sağlıktan eğitime, sanayiden kültüre, dış politikadan ulaşıma büyük gelişmeler gösterdiği ve emperyalist güçlerin bundan dolayı ülkemizi hedef aldığı vurgulanarak;  "bu alçakça darbe girişimi karşısında Gaziantep Gönüllü Kuruluşlar Platformu olarak, istiklalimiz, namusumuz, şerefimiz adına darbeye karşı nöbetteyiz" denildi.

İşte Gaziantep Gönüllü Kuruluşlar Platformu tarafından yayınlanan bildirinin tam metni;

Gaziantep Gönüllü Kuruluşlar Platformu olarak, istiklalimiz, namusumuz, şerefimiz adına darbeye karşı nöbetteyiz

Bizler ümmetin, Türkiye’mizin ve Gaziantep’imizin bekası yolunda emek harcayan Gaziantep Gönüllü Kuruluşları olarak bu basın açıklamasını gerçekleştiriyoruz.

Bu kalleş kalkışmanın, ordu içinde yapılanmış FETÖ/PDY mensubu teröristler tarafından sahneye konulduğu belirlenmiştir. Her darbe girişiminde olduğu gibi tarih tekerrür etmiştir. Kahraman ordumuza sızmış olan bu kalleş, sinsi ve terörist yapılanmanın sırtını bir üst akla dayadığı anlaşılmıştır.

Türkiye’miz, son yıllarda sağlıktan eğitime, sanayiden kültüre, dış politikadan ulaşıma büyük gelişmeler göstermiştir.

İçte ve dışta barışın ve adaletin sözcüsü, takipçisi bir yönetim geliştirmiştir. Bütün dünyanın mazlum milletini, ırk-dil-din-mezhep farkı gözetmeksizin sahiplenmiş, onların ümidi haline gelmiştir.

ABD, İsrail ve tüm emperyalist güçlerin Türkiye’mizi hedef alma sebepleri işte budur.

Bu kalleş darbe, dinimizin bütün prensiplerinden, ahlaki ilkelerinden, medeniyet değerlerinden uzak bir kalkışmadır, nefretle lanetliyoruz.

Çünkü bu darbeyi yapanlar milletine silah doğrultmuş, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden kurşun sıkmıştır. Masum halkın üzerine tankları sürmüş, insanları ezmiştir.

Milletin malı olan silahlar, düşmana karşı kullanılması gerekirken, devletimize ve milletimize karşı kullanılmış, katliamlar yapılmış, yönetime cebren el konulmaya çalışılmıştır.

Bu adi örgütün hedefleri, Türkiye’mizi, Suriye’ye, Irak’a, Mısır’a dönüştürmektir.

Bunların darbe ile gerçekleştirmek istediği şey; Ortadoğu ve dünyada “söz sahibi” değil, sömürgeci batının “emir kulu” bir Türkiye’dir.

Bütün bunların karşısında milli iradeyi sahiplenen toplumun bütün kesimlerinden insanımız: yaşlı-genç, kadın-çocuk demeden sokaklara dökülmüş, zorbalığa karşı kendini siper etmiş, ezilmiş, vurulmuş ve şehit olmuştur. Tankları durdurmuş, işgallere son vermiştir. Bütün dünyanın gözleri önünde menfur darbe girişiminin hiç silah kullanmadan nasıl durdurulacağının dersini vermiş ve tarihe geçmiştir. Gerektiğinde bütün farklılıkları bir tarafa bırakarak, Türkiye’mizin bekası yolunda her türlü fedakârlığı göze aldığını göstermiştir.

Artık bütün dünya görmüştür ki Allah’ın izniyle milletimizi iradesi dışında dizayn etmeye imkân yoktur. Bu yolda yapılacak bütün komplolar boşa çıkmıştır ve çıkacaktır. İşbirlikçiler deşifre olmuş/olacak ve etkisiz kalacaktır. Ve anlaşılmıştır ki bu asil milletimizi hesaba almadan yapılan planlar bizzat milletin kendisi tarafından akamete uğratılacaktır.

Darbenin başladığı ilk andan itibaren kendi inisiyatifi ile sokaklara dökülen, yolları tutan, tankları durduran, ölümü göze alan aziz milletimize kendisine yapılan dayatmaları elinin tersi ile iterek darbeye karşı çıkan, çatışmaya giren ve mücadeleyi canla-başla yürüten polislerimize, şerefli ordu mensuplarına, valimizden en ast memurumuza kadar tüm mülki erkanımıza; hafriyat kamyonlarından, çöp arabalarına, itfaiye araçlarından grayderlere kadar kullanarak darbenin yolunu kesen belediyelerimize;

Cumhurbaşkanımızın işaretiyle bütün gücü ve mensuplarıyla meydanlara inen sivil toplum kuruluşlarımıza, okudukları selalarla tüm ülkeyi birlik saflarına davet eden başta sayın müftümüz olmak üzere tüm diyanet mensuplarımıza;

Bütün fikri yaşayış ve yaklaşım farklılıklarını bir tarafa bu istiklal mücadelesinde yerini alan ve başrol oynayan basınımızın güzide mensuplarına;

Bu darbeye karşı milletimiz ve sokakları işaret eden Cumhurbaşkanımıza, soğukkanlılığını hiç kaybetmeden süreci en olgun biçimde ve cesurca yürüten başbakanımıza, siyaset üstü bir tavır geliştiren, ülkemizi bir ve tek vücut haline getiren siyasi parti liderlerimize ve hepsinin üstünde kendi inisiyatifi ile sokaklara dökülen, yolları tutan, tankları durduran aziz milletimize, Mekke’den Kudüs’e, Balkanlardan Kafkasya’ya kadar dünyanın her yerinden Türkiye için ümmet bilinci ile dua eden kardeşlerimize teşekkürü borç biliriz. Allah onlardan razı olsun.

Şehitlerimiz var… Onlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Kahraman gazilerimize acil şifalar diliyoruz. Bu şehitlerimizin aileleri ve tüm dünya bilsin ki onları asla unutmayacağız.

Zaten şehitler ölmez, onlar bizim anlayamayacağımız bir şekilde diridirler.

Bu direniş Bedrin aslanlarına layık bir ümmet olduğumuzu gösterdi. Bedir, Çanakkale, Kut’ül Amare, Sakarya gibi ümmetin boğulması için yapılmış bu darbeye karşı kazanılan bu zafer, kutlu bir zaferdir. Mübarek olsun.

Gaziantep Gönüllü Kuruluşları olarak sürecin her anlamda takipçisi olacağımızı, dinimiz, istiklalimiz, namusumuz ve şerefimiz için meydanlarda nöbette kalacağımızı ilan ederiz.

Kamuoyuna saygılarımızla…